İrlanda, sandığa gitmeyerek tepkisini gösterdi

İrlanda, sandığa gitmeyerek tepkisini gösterdi

Perşembe günü İrlanda’da Avrupa Mali Disiplin Paktı hakkında yapılan referanduma katılım beklenenin çok altında oldu, İrlanda ve Avrupa basınında bugün yer alan haberlere göre katılım oranı yüzde 50 civarında kaldı. Özellikle genç kuşakların AB’nin izlediği politikalara tepkisini sandık başına gitmeyerek gösterdi

Kesin olmayan sonuçlara göre, sandık başına çağrılan 3.1 milyon seçmenin ancak 1.5 milyonun sandık başına gittiği ifade edilirken, oy kullananların yüzde 55’inden fazlasının Disiplin Paktı’na “Evet”, yüzde 45’inin ise “Hayır” dediği ifade edildi. Hükümetin iki temsilcisi tarafından resmi açıklamadan önce basına verilen bilgiye göre, sandık başına gidenlerin çoğunluğunun Disiplin Paktı’na “Evet” dediği ifade edildi. Referandum öncesinde AB kurumları ve tek tek ülkelerin yöneticileri sandıktan “Evet” oyunun çıkması için yoğun girişimlerde bulundu. Hatta İrlanda basınında yer alan haberlere göre Almanya’nın İrlanda Büyükelçisi Eckhard Lübkemeier de “Evet” kampanyasına yoğun bir destek verdi. Katıldığı toplantılarda “Evet” sonucunun çıkmaması durumunda İrlanda’nın AB İstikrar Mekanizması’ndan yardım alamayacağı tehdidinde de bulundu.

İrlanda’da ise hükümet ve ana muhalefet partileri de “Hayır” denilmesi durumunda yabancı sermayenin ülkeden çekileceği ve krizin daha da derinleşeceği tehdidinde bulunarak, halkı “Evet” oyu kullanmaya çağırdı. Sendikalar ve ilerici sol partiler ise halkı Disiplin Paktı’na karşı oy kullanmaya çağırmışlardı. Bugün İrlanda basınında yer alan haberlere göre, ülke genelinde referanduma katılım oranı önceki referandumlara göre çok düşük oldu. Örneğin başkent Dublin’de katılım oranı yüzde 38’de kaldı.

SONUCUN ETKİSİ OLMAYACAK

İrlanda’da AB’nin dayatmalarına karşı çıkan geniş kitlelerin sandık başına gitmemesinde, sandıktan çıkacak sonucun bir etkisini olmayacağı da etkili oldu. 2001 ve 2008 yıllarında İrlanda’da AB tarafından hazırlanan AB Anayasası ve Lizbon Sözleşmesi için yapılan referandumlardan önce “Hayır” oyu çıkmıştı. Ancak bu sonucu beğenmeyen ulusal hükümetler ve AB kurumları, ikinci kez referanduma gidilmesini dayatmış ve ikinci referandumda istediği sonucu almıştı.

Geçmişte yaşanan bu durumun İrlanda halkının verdiği kararın geçersiz ilan edilmesi anlamına geldiğini düşünenlerin çoğu bu kez evde kalıp sandık başına gitmemeyi tercih etti.

İrlanda Başbakanı Enda Kenny, bu kez ikinci bir referandumun yapılmayacağını önceden ilan etmişti. Bugün, Alman basınında yer alan haberlerde de İrlanda’da sandıktan hayır oyunun çıkması durumunda da bunun pratik bir değerinin olmayacağı açık bir şekilde ifade edildi.

Keza Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande’nin Mali Disiplin Paktı’nda değişikliklere gidileceğini ilan etmesi ve bu konuda görüşmelerin yapılmasının da “Evet” sonucunun çıkmasında etkili olduğu dile getirildi. Referandumdan önce yapılan kamuoyu yoklamalarında da “Evet”ler önde gösteriliyordu. AB Zirvesi’nde 25 üye ülke tarafından kabul edilen AB Mali Disiplin Paktı, açık olarak ülkelerin bütçelerinin doğrudan Brüksel tarafından denetlenmesini, belirlenen borçlanma sınırlarını aşanların cezalandırılmasını öngörüyor.

İngiltere ve Çek Cumhuriyeti’nin AB Zirvesi’ne imzalamaya yanaşmadığı Mali Disiplin Paktı, halen Avro Bölgesi’ndeki 17 ülkenin 12’sinde imzalanmış durumda. İmzalamayan ülkeler arasında paktın kararlı savunucu Almanya da bulunuyor. Federal Parlamentoda üçte iki çoğunlukla kabul edilmesi gereken pakt için Başbakan Angela Merkel’in ana muhalefet partisi SPD’nin desteğini alması gerekiyor. Ancak, SPD yönetimi hakta bazı değişiklerin yapılmasını gerekçe göstererek bu haliyle onaylamayacaklarının mesajını verdi ve oylamanın yüz tatilinden sonra yapılması teklifinde bulundu.

AB’de bir tek İrlanda’da Anayasada yer alan bir madde dolayısıyla halk oyuna sunulması gerekiyor. Diğer ülkelerde parlamentolar veya hükümetler AB Zirvesi’nde alınan kararlara onay veriyor.

AB’de son iki yıldır etkisini açık bir şekilde hissettiren bütçe açığının en etkili olduğu ülkeler arasında İrlanda’da bulunuyor. Geçen yılın başında halkın protestoları sonucunda hükümet devrilmiş ve erken seçim yapılmıştı.

İrlanda, bütçe açığı nedeniyle AB’den 85 milyar avro kredi almıştı. (Köln/EVRENSEL)

www.evrensel.net