İş güvenliği yasası başka bahara mı kalıyor?

İş güvenliği yasası başka bahara mı kalıyor?

TMMOB Maden Mühendisleri Odası, İş Sağlığı ve Güvenliği tasarısının Mecliste komisyonlara gönderilmesine rağmen yavaştan alındığı eleştirisini yönelterek, “Çalışmanın yavaşlığı ve gündemden düşürülmesi, yasanın ertelenebileceği ihtimalini güçlendirmektedir” açıklaması yaptı.Maden M&

Maden Mühendisleri Odası’ndan yapılan açıklamada, sağlıklı ve güvenlikli iş ortamlarının sağlanmasının artık uluslararası belgelerle istenen bir durum olduğu ifade edildi. Sağlıklı ve güvenli ortamda yaşama hakkının temel bir insan hakkı olduğuna dikkat çekilen açıklamada, çalışanın beden bütünlüğünü ve sağlığını bozacak etkilerden işyerinin arındırılmasının esasen Devletin sorumluluğunda olduğu hatırlatıldı.

‘ASIL NEDEN EMEK ALEYHTARI POLİTİKALAR’

Açıklamada iş kazalarının nedeninin, “ayrı bir yasanın olmaması” olarak açıklanamayacağı vurgulanarak, “Kazaların asıl nedenleri; sermayenin azami kâr hırsı ve çalışma yaşamına yönelik politikaların emek aleyhine oluşmasından kaynaklanmaktadır. Küreselleşme ve neoliberal politikaların uygulanması, özelleştirme, sendikasızlaştırma, taşeronlaştırma, esnek istihdam politikaları gibi uygulamalar birbiriyle bağlantılı olumsuz sonuçlar yaratmaktadır. İş güvenliği mevzuatının yetersizliği, işçi sağlığı ve iş güvenliği kültürünün eksikliği, işverenlerin işçi sağlığı ve iş güvenliğine yaklaşımı, denetimin sorunları ve eksiklikleri devam ettiği sürece işçi sağlığı ve iş güvenliği konusundaki çalışmalar sonucu fazla değiştirmeyecektir” denildi.
Tüm bu değerlendirmelere karşın çalışanların iş güvenliğinin sağlanması ve sağlığının korunup geliştirilmesi için uygulamayı biçimlendiren bir yasanın çıkarılmasının da bir zorunluluk olduğu vurgulanan açıklamada, çalışmanın yavaştan alınması ve gündemden düşürülerek yasanın ertelenmesi ihtimalini de işveren örgütlerinin, mevcut yetersiz haliyle bile yasaya karşı çıkmalarına bağladı.   

YASA NE GETİRİYOR?

Tasarının hazırlanması sürecinde meslek örgütlerinin tümüyle göz ardı edildiği ve hiçbir şekilde deneyim ve görüşlerine başvurulmadığı ifade edilen açıklamada, tasarının “Tüm çalışanların iş güvenliğinin sağlanması ve sağlığının korunup geliştirilmesi için uygulamayı biçimlendiren bir yasa metni olma niteliğine sahip olmadığı” da vurgulandı.
İşçi sağlığının korunup geliştirilebilmesi için iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ile işyeri sağlık ve güvenlik biriminde görevlendirilecek diğer personelin hak, yetki ve sorumluluğunun özellikle işverenden bağımsızlıklarının sağlanması gerektiği vurgulanan açıklamada, ancak bütün bunların tasarıda yer almadığı eleştirisi getirildi. Açıklamada, tasarı ile ilgili 5 yıl süren hazırlık çalışmalarında; işveren temsilcilerinin görüşleri her aşamada dikkate alınırken, uluslararası sözleşmelere rağmen, sendikaların ve ilgili meslek örgütlerinin politikaların belirlenmesi, uygulanması ve denetimi anlamında etkin katılımına olanak sağlanmadığının da altı çizildi.
(Ankara/EVRENSEL)

www.evrensel.net