Somut planı yapan Kazım Karabekir’dir!

Somut planı yapan Kazım Karabekir’dir!

Plan gereği Erzurum Valisi Hamit’in aldığı tedbirlerin uygun görülmesinden dört gün sonra yani 22 Ocak 1921’de Suphi ve yoldaşlarının Erzurum’a vardığı gün BMM Reisi Mustafa Kemal, gizli celsede planın gereğinin yapılacağı yönündeki kararlılığını ifade etti. Yine bu oturumda Mustafa Kemal, Hüseyin Avni’nin Kazı

Nevzat Onaran

22 Ocak 1921’de BMM’nin birinci celsesi aleni yapılır ve devamındaki ikinci, üçüncü ve dördüncü celseler hafidir. Üçüncü celsede Bursa Mebusu ve Diyarbekir İstiklal Mahkemesi Azası Şeyh Servet’in Diyarbekir’e giderken Sivas’ta komünizm propagandası yaptığı iddiasıyla iki şifreli telgraf, Erkanı Harbiyei Umumiye Reis Vekili Fevzi imzasıyla BMM Riyasetine gönderilir1.

MECLİSTE ANTİKOMÜNİZM YARIŞI

Müzakere maddesi Şeyh Servet’in komünizm propagandası yapmasının tartışılmasıdır, ama esas gündem konusu ise Suphi ve yoldaşları ve onlara karşı alınacak tavırdır. Nitekim söz alan mebuslardan Hüseyin Avni, tartışılan konunun esasında Şeyh Servet meselesi olmadığına dikkat çeker2.
Mustafa Suphi’ye en azından tam yetkili bir delege gönderilmesi talebinde bulunan BMM Reisi Mustafa Kemal, kürsüye çıktığında Mustafa Suphi’nin ahlakını bilenlerin bulunduğu gibi seviye ölçümü yaptıktan sonra, “Erzurum ahali muhteremesi bunu en yakından tanıyanlardır… Erzurumlular böyle bir adamın memleket dahiline girmesinden son derece müteheyyiç olmuşlar (coşmuşlar) ve memlekete sokulmaması için teşebbüsatta bulundular” diye konuşur3.
Suphi ve yoldaşları Erzurum’a vardığı gün 22 Ocakta BMM’de konuşan Mustafa Kemal, bugünkü gibi televizyon canlı yayın sistemi de olmadığına göre, peki Erzurumlular’ın coştuğunu nasıl öğrendi?
Karesi Mebusu Vehbi, bolşevikler aleyhindeki konuşmasında hız kesmez ve Şeyh Bedrettin’in İslamiyet’e uygun olmadığı analiziyle devam eder. Diğer Karesi Mebusu Basri, Vehbi’den geri kalmaz4.
Şeyh Servet’in komünizm propagandasını nasıl yaptığıyla ilgili tek satır etmeden ve Şeyh Servet dahi söz alıp tek kelime söylemeden komünizmin imhasında BMM’de ağız birliği vardır.  
Erzurum Mebusu Hüseyin Avni de antikomünist içerikteki konuşmasında, Mustafa Suphi ve yoldaşları hakkında ‘serseri’ gibi ifadeler kullandıktan sonra, Muhittin Baha’nın kendisine hükümet izniyle Komünist Partisi kurduklarını söylediğine ve bu partiye hükümetin para vermesinin de usulsüz olduğuna dikkat çeker5.
Meclis kürsüsüne çıkan hatiplerin konuşmasında, komünizm düşmanlığı arşı alaya çıkar; bu tavır öylesine yapılır ki, söylenenlerin duyulması halinde Sovyet Rusya’nın olabilecek tavrı da dikkate alınarak, Sovyet Rusya’ya kıyak çekmekten de geri kalınmayan atmos.erde komünizme nefret ve kin kusulur.
Böylesi antikomünizm rüzgarının estiği Ankara, o kadar maharetlidir ki, bir yandan Mustafa Suphi ve partisinin imha planını devreye sokarken, diğer yandan resmi Türkiye Komünist Fırkası’nı da kurar.

HÜSEYİN AVNİ’DEN KARABEKİR ÇALIMI

Hüseyin Avni, büyük olasılıkla Mustafa Suphi ve Mustafa Kemal arasındaki yazışmadan ve delegeler vasıtasıyla yapılan görüşmeden, Kazım Karabekir’le TKF temsilcisinin buluşmasıyla bunun Mustafa Kemal’e bildirilmesinden doğrudan bilgisi olmadan, bazı duyumları olduğunu ifade eder tarzda konuşur. Bu durumda şarka bir heyet gönderilmesini isteyen Hüseyin Avni, konuşmasına şöyle devam eder:
“Kazım Paşa’dan mektup aldığını söylemişlerdir. Mustafa Suphi kendi başına hareket eder değildir. Şark Cephesinde bu adam yalnız değildir. Fakat o adam da bir çok zevatı aliye ile muhabere ettiğine [göre] Şark Cephesi’ni benden dinlemeyin, Şark Cephesi’ne bir heyet göndeririz. Şark Cephesi tetkike muhtaçtır. Bu yüzden ileri geri sözleşmişizdir, ben bir hakikati söylüyorum. Belki bitaraf değilim, aksi çıkarsa namussuzum. Bir heyet gönderin Şark Cephesi’ne. Bu millet bu hükümet namına mektup yazan, söz söyleyen her kimlerse onların da cezasını verdiriniz. En büyük vazifeniz budur efendiler.”6
Hüseyin Avni, özellikle Suphi ve fırkasıyla resmi ilişki kurulduğu konusundaki iddiaları, BMM’deki atmos.eri etkilemiş olmalı ki Mustafa Kemal panikler. Nitekim Mustafa Kemal’in mektuplaşması ve TKF delegesiyle görüşmesi dışında, Kazım Karabekir’in konumuna işaret etmesi de boşuna değildir.
Nitekim Suphi, Mustafa Kemal dışında Kazım Karabekir’le de ilişki kurmuştur ve bunun belgesini yıllar sonra ifşa eden de yine Karabekir’dir.
Şark Cephesi Ordu Kumandanı Kazım Karabekir, 2 Ağustos 1920’de karargahında TKF’den eski Zor Mutasarrıfı Salih Zeki ile yaptığı görüşmeyi BMM Riyaseti Mustafa Kemal’e yolladığı 3 Ağustos 1336 (1920) tarihli telgrafta yazdı. Karabekir, Salih Zeki’nin Ankara’ya hareket edeceğini ve Bolşevik idare tarzıyla, TKF teşkilatları hakkında verdiği malumatı aktarır ve telgrafına şöyle devam eder:
“Bendeniz bunların Meclisi Millinin haberi olmadan iş görmelerini zararlı gördüğümden evvel emirde Ankara’ya gidip anlaşmalarını daha evvel teklif etmiştim. Onlar da bu hüsnü kabul ettiler. Teferruatlı olarak görüşülür… Esasen selametimizin bolşeviklerle ittifakta ve münasip zamanda aynı tarzı idareyi memleketimizin hazim (zafer) ve tahammülüne (dayanmasına) göre tesiste bulunduğumuzu binaenaleyh her bir hususu hükümeti milliyemiz ile birlikte yapmak lüzumunu ve bu suretle tarzı idaremizdeki köhne mülki ve adli teşkilatının bir taraftan hükümet vasitasile yeni nazariyeler tarzında tertibi yapılacak her ıslahatı kolaylaştırabileceğini anlattım.”
Telgrafın devamında Karabekir, İngilizler’in Kuvayı Milliye’yi dağıtmak için her türlü çabada bulunduğu bir dönemde, Rus Sovyetleri ile çalışan bu zatlarla anlaşmanın önemine değinerek, “Bize kabili tatbik bir bolşevik idaresini kabulü mecburiyetinde olduğumuzu” yazar7.
Bu telgraftan anlıyoruz ki, Hüseyin Avni’nin kürsüde öne sürdüğü iddialar, Karabekir tarafından yıllar sonra belgesiyle doğrulanmıştır.
Oysa o gün Meclis kürsüsünde bulunan Mustafa Kemal, Hüseyin Avni’yi bir nevi yalanlama tavrında olarak, Mustafa Suphi’nin ilk temasta bulunduğu zaman yalnız muhabere etmediğini (haberleşmediğini) belirterek, şöyle devam eder:
“Benim nezdimde ademi mahsus göndermişti. Hakikaten Eskişehir’de bulunduğum sırada Mustafa Suphi’nin ve daha bir adamın [Azadan Mehmet Emin] imzasiyle bir vesikayı ve bir [15 Haziran 1336 (1920) tarihli] mektubu hamilen bir zat [Süleyman Sami] bana mülaki oldu (ulaştı). Mustafa Suphi bana müracaat ediyor ve diyor ki, bizim hariçte maksadı teşekkülümüz dahildeki maksadı millimizi teshil (kolaylaştırmaktan) ve teminden (sağlamaktan) ibarettir…” Bu adam [Mustafa Suphi] Lenin’in yegane adamıdır ve Lenin Türkiye hakkında bir iş yapmadan evvel mutlaka Suphi ile … (zabıtta üç nokta, N.O.) bu adamın etrafını sarmaktır… Ben doğrudan doğruya Mustafa Suphi’nin mektubuna cevaben [13 Eylül 1920 tarihli mektubu] yazdım ve onu okuyabilirsiniz… Hiçbir vakitte merkezi hariçte bulunan teşkilatla teşriki mesai edemeyiz (iş birliği yapamayız). Biz kendi kendimizi sevk ve idareye çalışırız… Onun için Mustafa Suphi’ye ceza yapamazsınız efendim (ifade aynen böyle! NO). Bir de şarkın ahvalini tetkik etmek için bir heyeti mahsusa izamını (gönderilmesini) talep etmişler. Şarkın ahvalini hangi noktai nazardan anlamak istiyorsunuz?... (zabıtta üç nokta, NO) Asıl mektubu getirip de mahrem tebligatta bulunan, söylediğim şeylerin hepsi hakkında müspet, müeyyid delaili (doğrulayan deliller) kafiye (yeterince) mevcuttur. Tekrar delile hacet yoktur. Kanaatlerimizi tespit edebiliriz… heyeti mahsusanın izamı (gönderilmesi) meselesi, ki buna hiç lüzum yoktur, Kazım Paşanın ne ruhta ve bolşeviklere karşı olan hissiyatı malumunuzdur.”8
Mustafa Kemal, Hüseyin Avni’nin iddialarına karşı Mecliste olmayan Kazım Karabekir adına da konuşur durumdadır.

 

Erzurum Mebusu Hüseyin Avni, konuşmasında ayrıca Kazım Karabekir’in İslamiyetle Bolşevizm arasında pek az farkın olduğunu ve biri garp, diğeri şark olmak üzere iki tür siyasetin bulunduğunu, Türkiye’nin garpla, yani İngilizler’le anlaşmasının mümkün olmadığı için şark siyasetinin mecburen izleneceğini söylediğini9 aktarmasıyla ilgili olarak Mustafa Kemal, Karabekir’in gayet zeki, ahlaklı ve namuslu olduğunu ve bunu ilk temasta Hüseyin Avni’nin anlamadığını ileri sürerek, şöyle devam eder:
“Yalnız ufak bir tereddüdü olanlar Kazım Karabekir Paşa Hazretlerinin bir buçuk seneden beri şark ahvali hakkında her gün vermiş oldukları raporları ve onların kaffesini mütalaa ettikten sonra bir karara varması ve ona göre idarei kelam etmesi iktiza eder (gerekir)… Bir defa Mustafa Suphi’yi herkesten evvel şarkta Hüseyin Avni Bey’den evvel meydana çıkaran Kazım Karabekir Paşadır. Bu adamın memlekete girmesinin muzır olacağını takdir eden Kazım Karabekir Paşadır ve bunun memleket haricine, hudut haricine tardedilmesi lazım geleceğini bilen de Kazım Karabekir Paşadır. Bunun [Mustafa Suphi’yi tardedilmesinin] planını da yapan Kazım Karabekir Paşadır. Yoksa Erzurum’da valiliğiniz değildir. Biz değiliz efendiler. Fatinane bir surette (zekice) yapmış olduğu planı, herkesten evvel icabedenlere faaliyet [görev] veren Kazım Karabekir Paşadır… Herkesten evvel kuvvetli bir tedbir alan Kazım Karabekir Paşadır. Ben arzediyorum. Çünkü vesaik vardır. Şuradan buradan bu meseleyi tasvir eden telgraflarını birer birer getireyim okuyayım… Binaenaleyh Kazım Paşanın bolşeviklik ve komünistlik hakkındaki bütün mülahazatı ve bütün noktai nazarları şimdiki ifadatım ile anlaşılan manadadır. Fakat bu sözlerle sizi imtihan etmiştir… Ve Kazım Paşanın komünistlere temasta olanlara karşı komünist görünmesi vaki olabilir. Memleket ve millet için nafi bir maksadı siyasi temin etmek içindir. Hakikatte komünist ve bolşevik olduğu için değildir.”10
Mustafa Kemal, böylece Mustafa Suphi ve partisi hakkında herkesten evvel tedbiri Kazım Karabekir’in aldığına ve bunun gereğinin yapılacağına dikkat çeker.

DİPNOTLAR
1 TBMM, Gizli Celse Zabıtları, Cilt: 1, T. İş Bankası Kültür Yayınları, Ankara, 1985, s. 325.
2 TBMM GCZ, cilt: 1, s. 332.
3 TBMM GCZ, cilt: 1, s. 327.
4 TBMM GCZ, cilt: 1, s. 327-330.
5 TBMM GCZ, cilt: 1, s. 330-332.
6 TBMM GCZ, cilt: 1, s. 332-333.
7 Kazım Karabekir, İstiklal Harbimiz, Türkiye Yayınevi, 1960, s. 832.
8 TBMM GCZ, cilt: 1, s. 336.
9 TBMM GCZ, cilt: 1, s. 331-332.
10 TBMM GCZ, cilt: 1, s. 335-336.

YARIN: Anadolu'da komünist teşkilatlar

evrensel.net

Son Düzenlenme Tarihi: 13 Aralık 2014 09:38
www.evrensel.net