İlaç tekelleri sağlıkçıları nasıl satın alıyor?

İlaç tekelleri sağlıkçıları nasıl satın alıyor?

Almanya’da 54 ilaç firması doktor, eczacı, sağlık elamanı ve stajyer doktora 'mesleki gelişim, hizmet ve yol parası' olarak 119 milyon avro ödemiş.

Semra ÇELİK
Köln

Hastasınız, doktora gidiyorsunuz. Kısa bir muayeneden sonra, doktor dolabı açıyor, bir ilaç alıyor ve “Bunu kullanın ama herhangi bir yan etki veya iyi gelip gelmediği konusunda bana günlük bilgi verin” diyor. İlaç, piyasaya yeni sürülmüş. Piyasaya sürüldüğüne göre gereken izinler alınmış ama yine de hastaların üzerinde denenmesi gerekiyor. Firma Novartis, ilaç tüm doktorlara ücretsiz olarak dağıtılmış. 

Başınız ağrıyor, doktora gitmeye gerek duymuyor, en yakın eczaneye uğruyorsunuz. Parasetomol içerikli bir ağrı kesici istiyorsunuz. Değişik firmaların bu türden ilaçları var ama sürekli olarak Stada firmasının ilacı veriliyor. Eczanenin Stada firmasıyla ilişkisi olabileceğinden şüphe duymanız kaçınılmaz. 

Sağlıkçılarla ilaç şirketleri arasındaki bu ilişki, tüm dünyada olduğu gibi Almanya’da da tartışılıyor. Konunun sürekli gündeme gelmesi, tüketiciyi koruma kurumlarının baskısı ve firmalar arasındaki rekabet nedeniyle Almanya’da 54 ilaç firması gönüllü olarak doktorlara yaptıkları ödemeleri açıklayacaklarını bildirdi. Spiegel Online, Araştırma Merkezi Correctiv’le birlikte sunulan bu bilgileri değerlendirdi ve sonuçları yayınladı. 

İLAÇ SANAYİ İÇİN ŞEFFAFLIK KURALLARI

Şeffaflık kuralları, tıbbi araştırmalar yapan ilaç işverenleri (VfA) ile İlaç Sanayinde Gönüllü Kontrol Derneği (FSA) tarafından oluşturulan bir inisiyatif tarafından belirlendi. Verilen bilgiye göre şeffaflık kurallarına bağlı olarak bilgi veren işletmeler, Almanya’da reçete ile yazılan ilaçların yüzde 75’inin sahibi. Projenin amacı da VfA’nın ağzından doktorlarla ilaç tekelleri arasında güvene dayanan bir işbirliğinin sağlanması. 

Şeffaflık Kuralları, tam anlamıyla güven verici değil. Böyle olmasının nedeni, kurallara bağlı olarak tüm ilaç firmaları (54) doktorlara ne kadar para ödediklerini bildirmiş olsalar da hangi doktorlara para ödendiğinin ancak doktorun izin vermesi halinde açıklanabilecek olması. İşverenler, Almanya‘da bilgilerin korunma yasasına bağlı olarak doktorun izni olmadan isim yayınlamalarının suç teşkil ettiğini ifade ediyor. Bu nedenle bilgiler kamuoyuna anonim şekilde sunuldu. 

71 BİN DOKTORA PARA VERİLMİŞ

Almanya‘da 71 bin doktor ilaç tekellerinden para almış. Bunların yüzde 29’u isimlerinin açıklanmasını kabul etti. Bu 20 bin doktor, hangi tekelden, hangi amaçla ve ne kadar para aldıklarını olabildiğince şeffaf bir şekilde gözler önüne serdi. 

İlaç tekelleri sadece doktorlara değil, eczacılara, sağlık elemanlarına, sağlıkla ilgili alanlarda çalışan kişilere de para ödedi. 

54 ilaç firması 2015 yılında sağlık alanında çalışan doktor, eczacı, sağlık elamanı ve stajyer doktora mesleki gelişim, danışma, hizmet ve yol parası olarak 119 milyon avro ödedi. Ortalama olarak doktor başına 1600 avro verildi. Çok tanınmış bir nöroloji uzmanı 200 bin avro ile en yüksek parayı alırken, en düşük parayı 2.10 avro yol parası ile bir kliniğin şef doktoru aldı.

Ancak açıklanan miktar yeni ilaçlarla ilgili araştırmalar ve kullanım gözlemleri için verilen parayı içermiyor. Bu konuda ayrıntılara girilmeksizin 366 milyon avronun araştırma ve ilaçların iyileştirilmesi çabaları nedeniyle doktor ve sağlık kurumlarına ödendiği belirtiliyor. Bunun ne kadarının doktorlara ödendiği gizli bırakılıyor. 

HANGİ GEREKÇELERLE PARA ÖDENDİ?

Şeffaflık Kuralları, ilaç tekellerinin doktorlara beş kategori kapsamında para ödediğini ortaya koyuyor: 

1-Mesleki gelişim seminerlerindeki yol ve konaklama parası: Bu kategoride 2015 yılında en fazla parayı ürolog ve baş hekim Peter-Jürgen Goebell aldı. Kendisine verilen yol ve konaklama gideri 25.357 avro idi.

2-Konferans ve mesleki gelişim seminerlerine katılma parası. Bu konuda Münihli jinekolog Celia Oldenbüttel, 2015 yılında 3 bin 600 avro alarak ilk sıraya yerleşti.

3-Sponsorluk sözleşmeleri: Firmalar mesleki gelişim seminerlerinin hazırlığı, donanımı veya yapılmasını üstlenerek doktorlara katkı sundular. 2015’te bu kategorinin en fazla para alan doktoru 15 bin avro ile Münihli dermatolog Matthias Volkenandt’tı. 

4-Danışma ve diğer hizmetler için ödenen paralar: Essenli nöroloji uzmanı Dr. Hans Christoph Diener’e bu amaçla en yüksek para, 134.078 avro, ödendi. 

5-Son kategori ise danışma ve diğer hizmetlerde çıkan yan masraflar olarak belirlendi. Bu kategoride de Essenli doktor Diener 50.820 avro ile en yüksek parayı aldı.

HANGİ İLAÇ FİRMALARI NE KADAR ÖDEDİ?

En fazla para ödeyen ilaç tekelleri de belirlendi. Başı Novartis çekiyor. Ardından sırayla Bayer, Berlin Chemie, MSD-Sharp-Dohme, Boehringer-Ingelheim, Pfizer, Astraseneca, Roche, Biogen ve Bristol-Myers-Squibb ilaç firmaları geliyor. 2015 yılında kendi verdikleri bilgilere göre doktorlara Novartis 12 milyon, Bayer 9.5 milyon avro öderken en alt sıradaki  Bristol-Myers-Squibb 5 milyon avro ödeme yaptı. 

PARA İLİŞKİSİ NE ANLAMA GELİYOR?

Doktorlara ilaç tekelleri arasındaki her para ilişkisi doktorun tıbbi kararını verirken veya ilaç yazarken tarafsızlığının tehlikeye düşmesi anlamına geliyor. Yapılan araştırmalar da böyle söylüyor. 

Örneğin diabet hastalarına yazılan Rosiglitazon ilacına bakalım: Bir araştırma bu ilacın kalp krizi riskini arttırdığını belgeliyor. Buna rağmen çok sayıda doktor, yan tesirlerini bilmesine rağmen bu ilacı yazmaya devam etmiş. 2010 yılında yapılan bir araştırma doktorların Rosiglitazon ilacını üreten firmadan değişik nedenlerle para aldığını gösterdi. Bu ilaç şimdilerde Almanya’da yasaklandı. Doktorların para aldıkları firmaya bağımlı hale geldikleri, kararlarını firmanın etkilediği bilinmesine rağmen bunun kanıtlanması mümkün değil. 

NEDEN DEVAM EDİYOR?

Araştırmaya göre birinci neden maddi ek gelir ve mesleki gelişim olanağı. 

İkinci olarak yine doktorların ilaç firmaları ile ilişki içinde toplumsal statülerinin yükseleceğine inanmaları. Özellikle yeni ilaçların denenmesi ve iyileştirilmesi konusunda ilaç tekellerinin doktorlara ihtiyaçları var, bunu parayla satın alıyorlar, bu işten zarar görenler ise üzerlerinde yeni ilaçların denenen hastalar. 

İlaçların piyasaya sunulması sonrası da doktorlar tekellerden aldıkları paraya bağlı olarak hastalarına bu ilaçları yazıyorlar ve hastayla sıkı ilişki içinde firmanın kendilerine yönelttiği soruları yazılı olarak cevaplandırıyorlar. Bu da ilacın hem piyasada yaygınlaştırılmasını hem de eksikliklerinin telafi edilmesini sağlıyor. Ayrıca ilaç tekelleri tarafından düzenlenen mesleki gelişim seminerleri, tek yanlı olarak firmanın reklamını yapmak, doktorları etkilemek için kullanılıyor. 

Son Düzenlenme Tarihi: 16 Aralık 2016 04:28
www.evrensel.net