İHD tutuklu siyasetçilerin cezaevi koşullarını açıkladı

İHD tutuklu siyasetçilerin cezaevi koşullarını açıkladı

İHD, tutuklu bulunan HDP milletvekilleri ve DBP Belediye Eş Başkanlarını ziyaret ederek, cezaevi koşullarına ilişkin hazırladığı raporu açıkladı.

İnsan Hakları Derneği, HDP Milletvekilleri ve DBP Belediye Eş Başkanlarının cezaevi koşulları ve tutukluluk durumlarına ilişkin yaptıkları çalışmaların değerlendirmesini rapor haline getirerek kamuoyu ile paylaştı. 

Çalışmalar kapsamında İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan ve Genel Sekreter Hasan Anlar tutuklu bulunan milletvekilleri ve belediye eş başkanlarını cezaevlerinde ziyaret etti. İHD Genel Merkezinde gerçekleşen basın toplantısında raporu açıklayan İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, ziyaretlerde öne çıkan ortak hak ihlallerinin tecritte tutulma ve savunma hakkının ihlaline ilişkin olduğunu kaydetti. 

'24 SAAT TEK BAŞLARINA TUTULUYORLAR'

Türkdoğan, ilk olarak aralarında HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, Diyarbakır Belediye Başkanı Gülten Kışanak'ın da bulunduğu 7 milletvekilinin kaldığı Kandıra 1 No'lu Kadın F Tipi Hapishanesi'ne gerçekleştirdikleri ziyaretlere ilişkin önemli gördükleri husuları paylaştı. Türkdoğan, Figen Yüksekdağ ve Gülser Yıldırım ile yaptıkları görüşmelerin görüntülü ve sesli kayıt altına alındığı ve görüşme esnasında bir infaz koruma memurunun hazır bulunduğunu söyleyerek, bunun avukat-müvekkil görüşmesinin gizli olmasının ihlali olduğunu söyledi. Türkdoğan, savunma hakkının ağır bir şekilde ihlal edildiğini söyleyerek cezaevi koşullarını şu şekilde aktardı “Siyasetçiler 3 kişilik hücrelerde tek başlarına tutulduklarını, havalandırmada tek başına kaldıklarına, havalandırmaya başka kimsenin kimsenin çıkarılmadığına ve böylece 24 saat tek tutulduklarını, beraber kalma taleplerinin cezaevi idaresi tarafından kabul görmediğini özellikle belirtmişlerdir. Hücre odasında yetersiz petek nedeniyle üşüdükleri ve sürekli kaban ve mont gibi kalın kıyafetlerle günü geçirdiklerini ifade etmişlerdir”

'İLK BİR AY MUTLAK TECRİT YAŞANDI'

Türkdoğan, Adalet Bakanlığı'nın 45/1 nolu genelgesi uyarınca “hapishane ortak alanlarının haftada 10 saate kadar kullanılması” ile ilgili kurala uyulmadığı, haftada sadece 3-4 saat yana gelebildiklerini ancak 6 siyasetçi kadının tümünün bir araya getirilmediğini belirtti. Türkdoğan, ilk bir ay boyunca kesin ve mutlak bir tecritin milletvekilleri ve belediye başkanlarına uygulandığını söyledi. Türkdoğan, tutuklu siyasilerin göderilen mektupların kendilerine verilmediği, verilen fakslardaki metinlerin bazı cümlelerinin çizildiği ve haberleşme haklarının da ihlal edildiğini kendilerine ilettiklerini söyledi.  

Türkdoğan, tutuklu siyasilerin haklarında çok sayıda dava olduğuna dikkat çekerek “Dava dosyalarını inceleyemediklerini, avukatları ile rahat bir şekilde evraklar üzerinde çalışamadıklarını, kendilerine tebliğ edilen iddianameler üzerinden sözlü  olarak savunma yapma durumunda kaldıklarını SEGBİS sistemi ile duruşmalara katılmak zorunda bırakıldıklarını belirtmişlerdir” dedi.  Tutuklu vekil ve bellediye başkanlarının avukatları ile bütün konuşmaların kayıt altına alındığını Türkdoğan, bu şekilde bir savunmanın mümkün olamayacağını söyledi. 

'ENCÜ'YE KADIN BÖLÜMÜNDE TEK BAŞINA TECRİT'

Kadın siyasetçilerin tutulduğu hapishanenin bir bölümünde erkek olarak  tek başına tutulan Ferhat Encü'nün durumuna dikkat çeken Türkdoğan, “Kendisi 3 kişilik bir odada tek başına tutulmakta, havalandırmaya tek başına çıkmakta ve ortak sosyal alandan hiçbir şekilde faydalanamamaktadır” dedi.  

'KAYYIM ATANAN BELEDİYE MECLİSLERİ ÇALIŞTIRILMIYOR'

Görüşmede Gülten Kışank'ın belediyelere kayyım ataması konusundaki beyanlarına dikkat çeken Türkdoğan, Kışanak'ın kayyım atanan belediyelerde belediye meclislerinin de çalıştırılmadığı, seçilmiş tüm organların devre dışı bırakıldığı ve Diyarbakır halkının iradesinin yok sayıldığını kendilerini ilettiğini söyledi. Bunun  ağır bir anayasa ihlali olduğunu belirten Türkdoğan, “Diyarbakır halkının bu milletin içinde yeri var mı?” diye sordu.

'DEMİRTAŞ'IN CPT'YE YAZDIĞI MEKTUBA EL KONULMUŞ'

Edirne F Tipi Hapishanede tutuklu bulunan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve HDP Hakkari Milletvekili Abdullah Zeydan ile görüşmelerine ilişkin değerlendirmeleri de paylaşan Türkdoğan, Demirtaş ile yaptıkları görüşmelerin de sesli kayıt altına alındığını ve görüşme esnasında bir infaz koruma memurunun hazır bulunduğunu kaydetti. Demirtaş'ın avukat ziyaretlerinde ilk 3 gün Hakim kararı olmamasına rağmen kayıt altına alındığını kendilerine söylediğini aktaran Türkdoğan, savunma hakkının ağır bir şekilde ihlalinin yaşandığını vurguladı. Türkdoğan, Demirtaş'ın tek kişilik bir hücrede tutulduğunu, havalandırma bölümüne yalnız çıktığını, tutuklandığı günden beri tek başına kaldığını kaydetti. Türkdoğan, “Görüşmede geçen hafta kalp spazmı geçirdiğini, revirde kendisine müdahale edildiğini, yalnız kalmasının sağlığı açısından sakıncalı olduğunu özellikle ifade etmiştir. Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi'ne (CPT) yazdığı mektuba cezaevi idaresi el koymuş ve koşullarının CPT'ye bildirilmesi gerektiğini ifade etmiştir. Biz de bu raporu CPT'ye göndereceğiz” dedi. 

'YASAMA DOKUNULMAZLIĞI İHLAL EDİLİYOR'

Demirtaş'ın hakkında yargılanması devam eden 77 dava nedeniyle neredeyse hergün SEGBİS ile ifade vermek zorunda bırakıldığını da beyan ettiğini söyleyen Türkdoğan, Demirtaş'ın yasama dokunulmazlığının ihlali ve kendilerine açık bir ayrımcılık yapıldığını dile getirdiğini söyledi. Türkdoğan, başvurular sonucunda Zeydan ve Demirtaş'ın 12 Aralık itibariyle günde 1 saat ortak sosyal alanı kullanmalarına izin verildiğini söyledi. 

'KADINLAR KAMERALARDAN RAHATSIZ'

İstanbul Silivri 9 No'lu F Tipi Kapalı Cezaevinde  aralarında Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk ve DBP Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel'in de aralarında bulunduğu 7 vekil ve belediye başkanına ziyaretlerine ilişkin görüşmeyi de aktaran Türkdoğan, Ahmet Türk ve Bekir Kaya'nın 3 kişilik bir hücrede birlikte tutulduğunu, diğerlerinin ise tek kişilik hücrelerde tek başlarına kaldığını söyledi.  Türkdoğan, tutuklu siyasilerin tutuklandıkları günden bu yana sosyal alanı kullanamadıkları, dışarıdan kitap verilmediği, postalarının teslim edilmediği, halen aileleri ile açık görüşe çıkamadıkları, idareye yazdıkları dilekçelere cevap verilmediğini kendilerine ilettiklerini söyledi. 

Sebahat Tuncel'in kadınların havalandırmasında yüksek bir yerde kamera olduğunu, bu kameralardan rahatsız olduklarını ve taciz olarak değerlendirdiklerini özellikle belirttiğini söyledi. 

Ahmet Tük'ün 74 yaşında ve kalp pili taşıdığına dikkat çeken Türkdoğan, Türk'ün sağlık kontrolüne kelepçeli götürülmek istenmesine tepki olarak sağlık kontrolüne gitmemeyi tercih ettiği kaydetti. 

'ANAYASAYA AYKIRI'
Dokunulmazlığı devam edenlerin yasama dokunulmazlığı bulunduğu için tutuklu yargılamalarının anayasaya aykırı olduğunu kaydeden Türkdoğan, bunun yasama organının faaliyetlerine müdahale olarak değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Anayasa Mahkemesi'nin Balbay hakkındaki kararının hatırlatan Türkdoğan, tutuklamaların hem Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine hem de Anayasaya aykırı olduğunu söyledi. 

'SEÇİLMİŞLERE AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET CEZASI İNFAZ BİÇİMİ UYGULANIYOR'

Türkdoğan, ağırlaştırılmış Müebbet cezası ile cezalandırılmış hükümlülere uygulanan infaz biçiminin en katı şekilde seçilmişlere uygulandığını söyleyerek, yargılamaları yapılmadan fiili bir şekilde cezalandırıldıklarını kaydetti. İktidar partisinin onlarca belediye başkanının yargılamalarına izin verilmezken, DBP'li belediye başkanlarının tutuklu yargılanmasının hukukun üstünlüğüne aykırı olduğunu kaydeden Türkdoğan, iktidarın yargıyı baskı aracı olarak kullandığını söyledi. Tutuklu bulunan vekil ve belediye başkanlarının hiçbir şiddet eylemi ile suçlanmadığını, yasama faaliyetleri, parti çalışmaları, katıldıkları toplantılar ve gösteriler nedeni ile suçlandıklarını belirterek açılan davaların ifade örgütlenme özgürlüğü çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.  (Ankara/EVRENSEL)

Son Düzenlenme Tarihi: 15 Aralık 2016 15:10
www.evrensel.net