ABD ve Rusya arasında Tayland

ABD ve Rusya arasında Tayland

'Ucuz emek' nedeniyle uluslararası sermayenin dikkatini çeken Tayland hem ABD‘nin hem Rusya’nın Asya planları açısından önem taşıyor.

Dmitry BOKAREV*
New Eastren Look

Trans Pasifik Ortaklık Anlaşması (TPP) 4 Şubat 2016’da imzalandı. Anlaşmanın tüm ülkeler tarafından onaylanmasının ardından -ki bu en az iki yıl sürecek- Asya-Pasifik bölgesinde Avustralya, Brunei, Kanada, Şili, Japonya, Malezya, Meksika, Yeni Zelanda, Peru, Singapur, ABD ve Vietnam’ı birleştiren büyük bir serbest ticaret bölgesi kurulmuş olacak.

TPP kurucuları tarafından yapılan tahminlere göre, bu bölge zamanla dünya ticaretinin yüzde 25’ini elinde toplayacak. Dahası, en önemli aktör Amerika Birleşik Devletleri olacak ve ticaret onun egemenliği altında yürütülecek.

TPP, Asya-Pasifik bölgesindeki ekonomik hakimiyetini korumak ve Çin’e karşı güçlü bir rekabet oluşturmak isteyen ABD tarafından ortaya konulan bir girişimdir. İdeal bir senaryoda Amerikalılar, Güneydoğu Asya’daki tüm ülkeleri ortaklıkta görmek istiyorlar, ancak şu ana kadar hiçbir şey bekledikleri gibi gitmiyor. ASEAN  üyelerinden TPP’ye katılanlar sadece Vietnam, Malezya ve Singapur oldu. ASEAN’dan bir aday daha var: Tayland.

(Tayland) TPP’ye girerse, katılma şartları Amerika Birleşik Devletlerinin olmasını istediği şartlardan farklı olacak.

ABD’NİN GÖZÜ TAYLAND’DAKİ UCUZ EMEKTE

Tayland, TPP’ye olan ilgisini ön görüşmelerin olduğu 2012 gibi erken bir tarihte açıklamıştı, fakat daha sonra herhangi bir adım atmadı. Tayland, Amerikalıların büyük ticaret ortaklarından biri olduğu için bu Amerikalıları memnun etmedi. ABD, Tayland’ın ihracatının yüzde 20’sinden ve ithalatının da yüzde 14’ünden fazlasından sorumlu. Bu çok büyük miktarda bir para: Tayland’ın yıllık ithalatı yaklaşık 150 milyar dolara yaklaşıyor. Ülke TPP’ye katılırsa, tüm bu göstergeler önemli ölçüde artabilir.

Kendi topraklarında çok sayıda yabancı yatırımcıyı cezbeden Tayland’daki nispeten ucuz emeği hatırlamakta fayda var. Bu nedenle ABD’nin Tayland’ın TPP’ye katılmasıyla yoğun bir şekilde ilgilenmesi şaşırtıcı değildir, Japonya da bununla oldukça ilgileniyor. Yükselen Güneş Ülkesi, TPP’nin ikinci ana aktörü ve Tayland’ın ana ürün ihracatçısı. Tayland’daki ithalatta Japon payı yüzde 22’nin üzerinde. Şu anda Tayland’da faaliyet gösteren binden fazla Japon ya da Tayland-Japon ortak girişiminin olduğu biliniyor. Belli ki, Japonya ile olan işbirliği Tayland ekonomisi için son derece önemli.

RUSYA İLE YAKINLAŞMA

TPP anlaşmasının imzalanmasından iki gün önce, 2 Şubat 2016’da, Tayland Başbakanı PrayutChan-o-cha, Akio Mimura başkanlığındaki Japon Ticaret Odasından bir heyetle bir araya geldi. Japon iş temsilcileri TPP’ye katılma talebi ile Tayland hükümetine seslendiler. Bunun Tayland-Japonya ekonomik iş birliğinin güçlendirilmesi ve geliştirilmesine önemli katkı sağlayacağını belirttiler. Bu arada delegeler, ülkedeki vergi politikasından memnun oldukları için Tayland’daki Japon şirketlerinin sayısını artırmaya devam etmek istediklerini de sözlerine eklediler. Toplantının ardından PrayutChan-o-cha, bu görüşmenin çok önemli olduğunu ve Tayland hükümeti ile Japon yatırımcılar arasındaki güvenin artmasına katkıda bulunduğunu belirtti.

Ancak, toplantıdan sonra Tayland yine de TPP’ye katılmadı. Dahası, o sırada Tayland Hükümeti, Avrasya Ekonomik Birliğine (EAEU), yani Rusya’nın başında bulunduğu eski Sovyetler Birliği’nin gelişmiş ülkelerinin birliğine ve TPP’nin potansiyel rakiplerinden birine katılma hakkında görüşmelere başlamıştı.

Bu arada, daha sonra TPP’ye katılan ASEAN’ın bir başka önemli üyesi Vietnam, halihazırda EAEU ile bir serbest ticaret bölgesi oluşturmaya karar vermişti.

Nisan 2016’da PrayuthChan-o-cha Rusya’yı ziyaret etti. Tayland’ın EAEU ile serbest ticaret bölgesi oluşturmak istediğini söyledi.

Mayıs 2016’da Dışişleri Bakanı Don Pramudvinai, ülkenin EAEU’ya katılmaya hazır olduğunu söyledi. Tayland hükümetinin, EAEU ile bir serbest ticaret bölgesinin oluşturmasının getireceği tüm olanaklarını değerlendirdiğini ve onları çekici bulduğunu açıkladı. Dahası, tüm EAEU üye ülkeleri de bundan yararlanacaktı. Ayrıca, Don Pramudvinai, Rusya’nın Tayland’ın EAEU’ya katılmasına yardım edeceğini ve Tayland’ın başvurusunun hazırlık aşamasında olduğunu söyledi.

Rusya’nın Tayland’ın önemli bir ticari ortağı olduğunu ve aralarındaki yıllık ticaret cirosunun yaklaşık 4.6 milyar dolar olduğunu hatırlamakta fayda var. Dahası, büyümeye dair büyük beklentiler var; bu nedenle Rusya ve EAEU’nun Tayland için büyük ortaklar olabileceği kesin. Sonuç olarak, Tayland Dışişleri Bakanlığı Başkanı, ülkesinin iç meselelerini hallettikten sonra EAEU’ya katılma konulu doğrudan müzakerelere başlayacağını söyledi.

ŞİRKETLER BİLE TPP’YE KARŞI

1 Haziran 2016’da medya, Tayland’ın Ekonomik İşlerden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Somkit Chatusriphithak’ın Tayland’ın yıl boyunca yapılacak bir dizi açık görüşmeden sonra TPP’ye katılmaya hazır olacağı açıklamasını yayımladı. Katılmanın hem destekçilerine hem de karşıtlarına söz verilecek. Ayrıca, Tayland ticaret bakanının başkanlığında, TPP üyeliğinin Tayland’a yararlı olup olmayacağına karar vermek üzere bir komite oluşturulacağı bildirildi. Sonrasında PrayutChan-o-cha, Tayland vatandaşlarının haklarını korumanın ilk gereklilik olduğunu söyledi.

Birçok Taylandlı şirketin TPP’ye katılmaya karşı olduğu biliniyor, çünkü ABD tarafından getirilen ticaret kuralları onlara ciddi şekilde zarar verecek. Taylandlı çiftçiler aktif olarak protestolar düzenliyorlar. Tarım sektörü ülke nüfusunun yaklaşık yüzde 60’ını istihdam ettiği için bunu göz önünde bulundurmak gerekiyor.

TPP ABD’NİN İSTEDİĞİ GİBİ GİTMİYOR

TAYLAND’ın TPP’ye katılma sorunu hâlâ masada duruyor. Başbakanın kamuoyu tartışmalarından sonra bir yıl alacağı vaadine dair açıklamasını hesaba katmak zor. Tayland halihazırda ABD ve Japonya’dan olabildiğince çok tercih topluyor olabilir. Tüm bunlar EAEU ile yakınlaşması devam ederken oluyor. Tayland EAEU’ya katılır ve onu asıl ortağı yaparsa, ABD ve Japonya büyük kayıplarla karşı karşıya kalacak. Tayland daha sonra TPP’ye katılsa dahi ABD artık onu tamamen kontrol edemeyecek. Amerikalılar Tayland’ın çıkarlarını göz önünde bulundurarak onunla iş birliği yapmak zorunda kalacaklar; aksi halde ondan tamamen uzaklaşır ve tamamen EAEU’ya konsantre olur. Durumu halihazırda TPP ve EAEU’ya katılan Vietnam’la benzer. Tayland ve Vietnam, ASEAN’ın en gelişmiş ülkeleri arasında ve eğer TPP ile koparlarsa, diğer ASEAN ülkeleri onları takip edebilir.

İSTENEN ‘BİRLİK’ OLMADI

Nitekim, TPP projesi ABD’nin istediği gibi gitmiyor. İpleri ele alacakları güçlü bir ekonomik birlik oluşturmayı umuyorlardı. Bu birliğin, ABD’nin Asya-Pasifik bölgesinde ekonomik ve siyasal nüfuzunu kullanması için bir araç olacağı düşünülüyordu. Böylece Çin ve EAEU zayıflayacaktı ve ABD bir kez daha dünya ekonomisinin lideri olacaktı. Bununla birlikte, Tayland ve Vietnam gibi ülkelerin ABD’ye bağlı bir grup devletten ziyade bağımsız ticari ortaklar olduğu ortaya çıktı. TPP ülkeleri büyük olasılıkla, birbirleriyle karşılıklı ticaret yoluyla iyi para kazanabilirler. Ancak, ABD TPP aracılığıyla küresel ekonomik egemenliğini kazanmada başarılı olamayacak gibi görünüyor.(Çeviren: Diyar Saraçoğlu)

 

Son Düzenlenme Tarihi: 13 Aralık 2016 09:17
www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.