Gençliğin üzerindeki abluka ancak mücadeleyle yarılır

Gençliğin üzerindeki abluka ancak mücadeleyle yarılır

Adana Emek Gençliği, Erdal Eren’i anmak için 'Darbeler ve Gençlik' söyleşisi düzenledi. Söyleşiye Mustafa Yalçıner ve Adnan Gümüş katıldı.

Adana Emek Gençliği, 12 Eylül faşist cuntası tarafından idam edilmesinin 36’ıncı yıl dönümü öncesi Erdal Eren’i anmak için “Darbeler ve Gençlik” konulu bir etkinlik düzenledi. EMEP MYK Üyesi, Evrensel Yazarı Mustafa Yalçıner, Çukurova Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Evrensel Yazarı Prof. Dr. Adnan Gümüş ve Emek Gençliği İl Yöneticisi Mesut Baylav’ın katıldığı söyleşide, Türkiye’de geçmişten günümüze gençlik mücadelesi ve darbeler karşısında “Ne yapmalı?” meselesi konuşuldu.

EN BÜYÜK DARBE ELEŞTİREL DÜŞÜNCEDEN UZAKLAŞTIRILMAKTIR

Darbelerden en büyük darbeyi gençlerin ve kadınların yediğini ifade eden Prof. Dr. Adnan Gümüş, bunun gençler için en önemli sonucunun bilimsel, eleştirel düşünceden uzaklaştırılmak ve yaratıcılıklarının yok edilmesi olduğunu dile getirdi. PİSA’da öğrencilerin yaşının gerektirdiği yüksek fen, edebiyat dil becerisi, analitik düşünce ve matematik becerisi yönünden Türkiye’nin binde 3’e düştüğünü ifade eden Gümüş, “15 yaşına gelmiş çocuklarımızın binde 997’si geri kalıyor. PİSA’nın gösterdiği gençliğe en büyük darbe, nitelikli bilimsel eleştirel düşünceye karşı darbedir” diye konuştu. Haklar, eşitlik, adalet için mücadelenin pratikteki karşılığını örmek gerektiğini ifade eden Gümüş,  “Bunlar olursa darbeleri aşacağız. Yaratıcılığı korursak, darbeleri aşacağız. Bunlar yoksa darbeden daha kötü bir durum” dedi.

15 TEMMUZ DARBECİLERİ DE HALKA YÖNELECEKTİ

Gümüş’ün ardından konuşan Mustafa Yalçıner, idam cezası gündeme geldiğinde yeniden Erdal Eren’lere yönelineceğinin tahmin edilebildiğini belirterek darbelerin basın ve ifade özgürlüğünden, temel haklardan yararlanacak olan sömürülen yığınlara karşı yapıldığını söyledi. 15 Temmuz başarılı olsaydı da, darbecilerin sömürülenleri hedef alacağını dile getiren Yalçıner, darbelerin, halkın ezilmesi, sömürülmesinde devlet kademeleri içinde kimin egemen olacağı,  kimin söz sahibi olacağının belirlenmesi için yaşanan mücadele sonucu ortaya çıktığını söyledi. Yalçıner, tek çıkış yolunun halkın mücadelesi ve örgütlülüğü ile bu gidişatın durdurulması olduğunu ifade etti.  

ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ İLE YARGI VE YASAMA YÜRÜTMENİN VESAYETİNE GİRECEK

Anayasa değişikliğine değinen Yalçıner, Cumhurbaşkanı’nın KHK’lerle ülkeyi yönetebileceğini belirterek padişahın mutlak iradesini sınırlandıran meclisin ortaya atıldığı 1876’nın dahi gerisine düşüleceğini ifade etti. Meclisin, bakanların seçilmesinde ve onaylanmasındaki yetkisinin kaldırılacağını dile getiren Yalçıner,  bakanlar kurulunu Cumhurbaşkanı’nın atayacağını dile getirdi. HSYK’nin yarısının Cumhurbaşkanı, diğer yarısının Cumhurbaşkanı’nın partisinin çoğunluğunu oluşturduğu meclisin atayacağını söyleyen Yalçıner, yargının da bütünüyle yürütmenin vesayeti altına gireceğini söyledi.

ABLUKAYI DEMOKRATİK VE BİLİMSEL EĞİTİM MÜCADELESİ İLE YARABİLİRİZ

Son olarak konuşan Mesut Baylav, 12 Eylül öncesi ve sonrası gençlik mücadelesinin seyrinden bahsederek gençliğin her dönemde antifaşist antiemperyalist bir geleneği olduğunu söyledi. 15 Temmuz sonrası okullarda ve akademide baskıların yoğunlaştığını, AKP’nin kendine biat eden öğrenciler yetiştirmek için müdahalelerde bulunduğunu ifade eden Baylav, “Aladağ’daki yurt yangını parasız eğitim ve barınmanın önemini bir kez daha koydu. Gençliğin bulunduğu her alanda parasız, demokratik, laik, bilimsel eğitim talebini daha ileriden savunmamız gerekiyor. Bu ablukayı yarmanın başka yolu yok” diye konuştu. (Adana/EVRENSEL)

Son Düzenlenme Tarihi: 11 Aralık 2016 22:22
www.evrensel.net
ETİKETLER Erdal Eren