İtibar kolyesine yeni inci:  Devrik diktatörün uçağı

İtibar kolyesine yeni inci: Devrik diktatörün uçağı

Türk Hava Yolları (THY) Tunus Havayolları’na ait A340-500 tipi VIP uçağı 77.8 milyon dolara satın aldı.

Bülent FALAKAOĞLU

Tunus’un devrik diktatörü Zeynel Abidin Bin Ali için yaptırılmıştı. Lakin, Bin Ali binememişti.
Binmek bizim devlet büyüklerine nasipmiş.
Devlet büyüklerimiz binsin diye THY uçağı satın aldı. 
Satın alan, “ekonomik daralma ve terör nedeniyle yolcu sayısı alzaldı” gerekçesi ile... 
198 uçağın 30’unu kış için hangara çeken...
17 dış, 5 iç toplamda 22 noktaya uçuşunu iptal eden... 
Türk Hava Yolları olunca ve de uçağa 78 milyon dolar verince... 
Başladı şeytani sorular!

Vay efendim, devletin hali hazırda çift koridorlu, geniş gövdeli bir uçağı varken şimdi yenisine ne gerek varmış?

Aman efendim, tahsis edilmiş helikopter ve uçak sayısı çok fazlaymış. Milli geliri bizim düzeylerimizde olan hangi ülkede devlet yöneticilerine tahsis edilmiş bu kadar çok hava aracı bulunmuyormuş? 

Milli geliri bizimkinin kat kat üstünde olan bir çok ülkede bile devlet yöneticilerine tahsis edilmiş bu kadar çok geniş gövdeli, uzun menzilli uçak yokken bu şatafat nedenmiş? 

Herkes dövizini bozdururken, THY, elindeki bu kadar doları bozdurup “milli seferberliğe” katılmak yerine ayda yılda bir kullanılacak bir uçağa harcıyormuş?

12’den 13’e çıkan lüks uçakların yakıtını dolarla aldığımızın farkında mıymışız? 

KAÇ DEFA ANLATILACAK ACABA?

Bu soruları sormak yerine uçağın özelliklerine bakar mısınız lütfen!

Uçağın toplam kabin alanı 140 metre kare. Kabin 6 bölümden oluşuyor. İlk bölüm, toplantı salonu veya çalışma ofisi olarak kullanılıyor. Hemen arkasında ikramın yapıldığı bir sosyal alan yer alıyor. Kabinde ayrıca bir yatak odası da var. İki ayrı salonun hemen arkasında biri 26, diğeri de 25 koltuklu iki ayrı kabin bulunuyor. 

Hem devasa hem muhteşem!

İyi de bu soruların cevabı değil ki... Diye düşünüyorsunuz. Oysa soruların cevabı çok önceden verilmişti.  

Sarayının lüks ve masrafının tartışıldığı sırada ne demişti Cumhurbaşkanı Erdoğan... “İstanbul dendiğinde akla Dolmabahçe gelir, Topkapı Sarayı gelir. Turistlere buraları gösterirler. Cumhuriyete yönelik yaptıklarımızdan acaba ne gösteriyoruz. Bu bir ufuk meselesi. İtibardan tasarruf olmaz. Gelenler gidenler oraya bakıyor.”

İtibardan tasarruf olmaz!

Nokta. 

YENİ TÜRKİYE BUDUR 

Ekmek peşinde koşarken ölenlerin sayısının yılda 1800’ü bulması... İş cinayetlerine kurban gidenler listesinde Türkiye’nin dünya üçüncüsü olması...

Gelir adaletsizliğinde dünya kürsüsünde olması...
Dünyada işsizliğin kol gezdiği ülkeler listesinde önlerde olması...
Teknolojik gelişmişlikte çok geri bir ülkesi olması...
Uluslararası ölçümlerde, öğrencilerinin matematik, fizik bilmediğinin açığa çıkması... 
Daha da kötüsü kendi anadilinde yani Türkçe okuduğunu anlama kapasitesinin düşük olduğunun anlaşılması... 
Ülkede 12.5 milyon kişinin mutlak yoksul olması...
Üniversitelerinin dünyada esamesinin okunmaması...
Cumhurbaşkanı Saray yerleşkesinde tenis kortu, basketbol, voleybol, halı saha gibi spor tesisleri kurulurken milyonlarca gencinin spor tesislerine sahip olmaması... 
Daha pek çok toplumsal eksikliğiyle dünya insani gelişmişlik göstergesinde üçüncü ligde yer alan bir ülke olması...
İtibarı sarsmadığı, gösterişin itibar ve ufuk sayıldığı ‘Yeni Türkiye’ burası. 
Alışacağız ya da alıştırılacağız!

BARİ BİN ALİ’DEN SADECE UÇAK ALSAK!

Sadece devlet büyükleri için değil! Birileri için de ülke lüks yaşam cenneti haline getirildi.

Son yıllarda milyar dolar dış borç alındı milli gelir artışı bunun dörtte biri olmadı. 

Büyüme olmadığına göre alınan borç, borçla yapılan ithalat lükse gitmiş demektir. Lük tüketime yani lüks otomobil ithalatına, lüks ev eşyası ithalatına, kamunun lüks Mercedes otomobillerine...

2023 hedefleri; kişi başı 25 bin dolar, 500 milyar dolarlık ihracat vs. 

Zaten çok uçuk hedeflerdi. Olmadı. Tersine kişi başı milli gelir 10 bin dolardan 8 bine düştü. 160 milyar dolarlık ihracat düştü 140 bine. 

İrtifa kaybederken çok uçuk olan 2023 hedeflerine ulaşmak mümkün değil. Fakat lüks hava araçları, 1000 odalı saraylar falan derken devletin itibarı uçuyor.

Bin Ali’nin ülkesinde genç işsizler vardı. Bizde de her dört gençten biri işsiz!

Bin Ali’nin ülkesinde muhalefete yaşam hakkı yoktu artık bizde de yok!  

Bin Ali’nin birçok sarayı vardı. Bizde de sarayın en kralı var artık! Bin Ali’nin binemediği uçak bile var. 

Geriye almadığımız ne kaldı Bin Ali’den, sağlam bir diktatörlük. 

Fazla uçmasak, onu almasak bari!
‘Çok iyimsersin’ mi dediniz?

www.evrensel.net