Haberlerinizi ketçaplı mı servis edelim?

Haberlerinizi ketçaplı mı servis edelim?

Evrim Kepenek, Evrensel Pazar'a Türkiye'deki haberciliği yazdı: 'Bu da ortaya 'fastfood' tarzı haberciliği çıkarıyor.'

Evrim KEPENEK

KHK’ler ile kapatılan onlarca basın kurumunun ardından, Türkiye’de haberciliğin havuz medyası üzerinden şekillenmesi hali de bir üst boyuta taşındı. KHK’nin oklarından sıyrılmayı başarabilen birkaç muhalif basın da olmasa, Türkiyeliler, gelişmeleri sadece havuz medyasından takip edebilecek. Havuz medyasının haberleri de her zamankinden daha çok tartışılır durumda. Bu medyanın habercilik tarzı, “fastfood”a benziyor. Eskiye oranla, hızlı, bilgi akışının fazla, çeşitlerinin bolca olduğu bu tarz ile malzemeler, bilgiler, haberin öğeleri çeşitlilik gösterdikçe maalesef gerçeklik oranı da o derece azalıyor. Yani, bir gerçek ne kadar  gizlenmek isteniyorsa haberler de o ölçüde yan ürünlerle servis ediliyor. Aslında, okur, aynı “gizlenmiş gerçek” haberle gün içinde defalarca kez karşılaşıyor. O kadar çok bilgi akışı ve ortaya çıkan haber var ki, “yan maddeler”den arındırdığınızda ancak hakikati görebiliyorsunuz. 

Süreç aslında tam bir fastfood usulü ilerliyor. İktidar, topluma kabul ettirmek istediği düşünceyi yaymak istendiğinde sihirli bir el “fastfood” düğmesine basıyor ve benzer çeşitte onlarca haber hızlıca piyasaya servis ediliyor. Mesela başkanlığın ne kadar yararlı olduğu yayılmak istenildiğinde, yan komşumuz Yunanistan’daki gelişmeleri dahi araştırmayan medya, dünyadaki bütün başkanlık örneklerini araştırıp karşımıza çıkarıyor. Bununla yetinmeyip akademiden bilgi alıyor, akşamları bütün tartışma programları başkanlık güzellemeleri etrafında dönüyor. Eh gel de başkanlığın güzel olmadığını düşün. 

Bir gerçeklik var elbet

“Fastfood” tarzı haberciliğin bir örneği de 6 Aralık’ta Star gazetesinde “Dolar tepetaklak” başlıklı bir haberle okurun karşısındaydı. Başlığa baktığınızda “tepetaklak” kavramından doların bir hayli düşüş yaptığı izlenimine kapılırken haberin içeriğine bakınca “Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın açıklamalarının ardından güne 3,53 ile başlayan dolar 3,43’e kadar düştü” cümlesi yer alıyor. Elbette bir düşüş söz konusu ancak pek de tepetaklak gibi görünmüyor. 

Bazı haberler de özellikle Türkiye halklarının sorunlarını çözecek formül bulunmuş gibi servis ediliyor. Mesela 18 Kasım 2016’da İHA’da yer alan “Milyonları sevindiren haber müjde üstüne müjde geldi” başlığı ile servis edilen haberin içeriğine bakınca, İstanbul’da 16 tane yeni tünel yapılacağı bilgisini öğreniyorsunuz. Habere tüneller sayesinde uzun yolların kısalacağı bilgisi de eklenmiş hızlıca. Bu haber olsa olsa inşaat firmaları için müjdeli haber olur. Ne de olsa en azından şimdiye kadar, yapılan hiçbir yolun İstanbul trafiğini rahatlatmadığı ortada. “Müjde üstüne müjde” diye servis edilen başka bir haber de emekli ve asgari ücretlilere yönelik maaş zammı ile ilgili. Sabah gazetesinde 5 Aralık’ta servis edilen haberlerde asgari ücretin 1350 ile 1500 arasında olacağı bilgisi veriliyor. Bu haberin durumu diğer haber kanallarında da aynı. Müjde diye sulan rakam “100-150” TL. 

Kamuoyunu ilgilendiren bilgiler, gerçekler, süslü kelimeler ve kelime oyunları arasında yok olup gidiyor. Gerçek, bir kez daha ya arka planda kalıyor ya da görünür olması engelleniyor. Gerçeklerin üzeri, iktidarın siparişleri ile haber olarak servis edilen bilgilerle örtülürken, Türkiye halkları bir kez daha büyük bir algı yanılsaması ile karşı karşıya bırakılıyor. Belki ilerleyen dönemde,  “Haberlerinizi nasıl servis edelim? Ketçaplı mı mayonezli mi?” diye sorma ihtimali olan havuzun bugünkü hali, medyanın kara günleri olarak tarihe geçti bile.

www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.