Tecavüzün evlilikle aklanması  Lübnanlı kadınların da belası

Tecavüzün evlilikle aklanması Lübnanlı kadınların da belası

Kırkyama'da bu hafta, Lübnanlı ve Faslı kadınların tecavüzün meşrulaştırılma çabasına karşı mücadelesi ele alındı.

Berivan BALKAY

Geçtiğimiz günlerde AKP’nin ısrarla yasallaştırmak istediği ancak kadınların direnişi ve halkın tepkisi ile geri çekilen “tecavüz yasası”nın bir benzeri Lübnan’da uygulanıyor. Kadın örgütleri ve sivil toplum kuruluşları ise bu yasanın iptal edilmesi için uzun süredir eylemde. Kadınların mücadelesi sonuç verdi ve geçtiğimiz hafta Lübnan Parlamentosu yasayı revize etmek için gündeme aldı. Kadınlar yasaya ilişkin görüşmeler boyunca meclis önünde eylemdeydi. Önümüzdeki hafta yasanın akıbeti belli olacak.

Konuya ilişkin röportaj yaptığımız Lübnan sivil toplum kuruluşlarından biri olan ABAAD’dan Soulayman Mardam, Lübnan’daki bu yasanın içeriğini, toplum tarafından nasıl karşılandığını ve bunun yanında çocuk istismarı ile erken yaşta evlendirilen kız çocuklarına ilişkin bilgiler aktardı. Tablo ne yazık ki çok tanıdık. Neyse ki kadınların mücadelesi de çok tanıdık!

TECAVÜZ HER KOŞULDA SUÇ OLARAK KABUL EDİLMELİ

Lübnan Ceza Yasası’nın 522. maddesi tam olarak ne diyor?

Lübnan’da uygulanan yasanın 522. maddesinde “Herhangi bir suçu (tecavüz, kaçırma ve çocuk istismarı suçu) işleyen bir kişi ile mağdur kişi arasında yasal olarak bir evlilik gerçekleştirilebilir. Kovuşturma durdurulabilir ve karar geri çekilebilir” ifadesi yer alıyor. Biz ve diğer sivil toplum kuruluşlarının iptal edilmesini istediği 522. madde özetle, tecavüzcü ile mağdurun arasında bir evlilik gerçekleşebileceği yönünde. Bu madde kadınları hiçbir şekilde korumuyor, aksine bu yasanın kadınlara çok ciddi zararlar verdiğini görüyoruz. Lübnan’da bu maddeye ilişkin yaptığımız araştırmalara göre nüfusun yüzde 60’ı bu maddenin kaldırılmasını talep ediyor. Hatta bu maddenin tecavüze maruz kalan kadınların maddi ve manevi tazminat ve mahkeme haklarını gözardı ettiği düşünülüyor. Nüfusun yüzde 73’ü kadınların tecavüzcü ile evlenme baskısı altında olduğunu ve bu evliliklerin eşler için hem sosyal hem de evlilik içi travmalara yol açacağını düşünüyor. Bizler tecavüzün her koşulda suç olduğunun kabul edilmesini, tecavüzcünün her koşulda cezalandırılmasını istiyor ve mağdurun yasalar tarafından korunması gerektiğini düşünüyoruz.

AİLELERİ DE İKNA ETME DERDİMİZ VAR

522. maddenin iptaline ilişkin Lübnan’da nasıl bir mücadele yürütülüyor? Kadın örgütleri bu konu üzerinde nasıl çalışıyor?

Bu madde kadınlara, çocuklara ve onların insan haklarına karşı düpedüz ayrımcılık barındırıyor. ABAAD olarak “Beyaz elbise tecavüzü örtmez” şiarıyla bir kampanya başlattık. Bu kampanya ile 522. Maddenin iptalinin yanısıra tecavüz mağduru kadınların haklarını savunmak ve toplum tarafından damgalanmalarına son vermeyi de amaçlıyoruz. Çünkü bu maddenin yasalarda yer alması tecavüzü meşrulaştırıyor. Özellikle ebeveynleri, mağdurun tecavüzcüsü ile evlenmesinin bir çözüm olmadığını ikna etmek istiyoruz.

SURİYELİ ÇOCUKLAR BÜYÜK RİSK ALTINDA

Çocuk istismarı vakaları ne kadar yaygın?

Lübnan’daki sivil toplum kuruluşlarının birçoğu istismara karşı çalışmalar yürütüyor. Himaya isimli bir sivil toplum kuruluşunun 2016 yılının Ocak ve Haziran ayları arasında yaptığı araştırmalara göre 437 erkek, 346 kız çocuğu istismara maruz kaldı. Üstelik bu çocukların 497’si Suriye’den gelen mülteci çocuklar. Yasal düzenlemelerin eksikliğinden kaynaklı mülteci çocukların istismarının da önü açılıyor. Lübnan’da dini faktörler ve ailelerin istismar vakaları üzerinde etkisi çok fazla. İstismara uğrayan çocuklardan çok ailelerin onuru önemseniyor. Bu yüzden de istismarlar göz ardı ediliyor. Bunun yanısıra devlet okuluna giden mülteci çocuklar ayrımcılığa maruz kalıyor ve çocuk işçiliğinde de kullanılıyorlar.

Peki Lübnan’da erken yaşta ve zorla evlilik istatistikleri nasıl?

Erken yaşta yapılan evlilikler için açık ve doğru istatistikler yok, ancak toplumsal hizmetin az olduğu kırsal bölgelerde daha yaygın olduğunu söyleyebiliriz. Lübnan hükümetinin kabul ettiği ve adeta kökleri tamamen topluma yerleşmiş 18 ayrı dini topluluk var. Evlilik ile ilgili kararlar bu toplulukların kendi kanunlarına göre alınmak zorunda. Mesela, Şii topluluğuna göre 9 yaşındaki bir kız çocuğu evlendirilebilir. Sünni topluluklarda ise ergenliğe giren çocuklar evlendirilebilir olarak kabul ediliyor. Dürzülerde evlilik yaşı 17 iken Ermeni Ortodokslara göre ise 14 yaş evlilik için uygun görülüyor. Mültecilikten, ekonomik problemlerden ve ”koruma” adı altında Suriyeli mülteci kız çocukları da erken yaşta evlilik riski altında. Yaş ve cinsiyet eşitsizliği yüzünden kız çocukları şiddete en çok maruz kalan topluluğu oluşturuyor. Aileler çocuklarını şiddet ve tecavüzden korumak için erken yaşta evlendiriyor.”

KADINLARIN MÜCADELESİ TECAVÜZ YASASINI ÇÖPE ATIYOR

Kadınların yürüttüğü kampanya Lübnan’da ciddi bir etki yarattı. Lübnan meclis üyeleri,  tecavüze evlilikle cezasızlık sağlayan yasanın iptali için ilk adımı attılar.

Lübnan Başbakanı  Saad Hariri, Lübnan Ceza Yasası’nın 522. Maddesine dair planlı bir incelemeden sonra meclis komitesinin yasanın iptalini kabul ettiğini bir twitle duyurdu. Hariri, devlet haber ajansı NNA’ya verdiği demeçte  “En yakın yasama döneminde bu medeni adımın tamamlanmasını bekliyoruz” dedi.

Milletvekili Élie Keyrouz parlamentoda yürütülen tartışmalarda maddenin tamamen iptalini teklif etti, ancak tartışmaya ilişkin öneriler önümüzdeki Çarşamba gününe ertelendi. 522. Maddenin “kadınlara hakaret” olduğunu, kadınların onurunu, ailenin güvenliğini ve istikrarını ihlal ettiği konusunda ısrarcı olan çeşitli kadın vekiller, parlamentonun yalnızca maddeyi kaldırmakla yetinmeyip aynı zamanda tecavüzcüler hakkında kovuşturma başlatılması için gerekli yasal adımları da yapması çağrısında bulundu.  

Yasaya tepki gösteren kadınlar, salı günü parlamentoda yasaya ilişkin görüşmeler yapılırken meclis önünde üzeri kanlı beyaz kıyafetler giyerek eylem yaptılar.

ABAAD, Parlamentodan gelen haberlere ilişkin facebookta yayınladığı bir mesajla “Lübnan topraklarında yaşayan kadınları ve kız çocuklarını tebrik ediyoruz”  diyerek bu yasa değişikliğinin kadınların mücadelesi sonucu elde edildiğini ifade etti. “İdare ve Adalet Komitesi, Lübnan Ceza Kanunu’nun 522. Maddesinin yürürlükten kaldırılmasına karar verdi ve önümüzdeki çarşamba günü kalan maddelerle ilgili daha fazla ayrıntı görüşülecek” diye bilgi veren örgüt, kadın ve kız çocukları için yapılacak daha çok şey olduğunu ifade etti. 522. Maddenin iptalinin büyük bir başlangıç olduğunu söyleyen ABAAD üyesi kadınlar, “Bu, hızla çözülmesi gereken toplumsal bir sorundu. Ailelerin tecavüzün evlilikle çözülemeyecek bir sorun olduğunu anlaması için çalışmaya devam edeceğiz.” dedi.

BEYAZ ELBİSE TECAVÜZÜ ÖRTMEZ!

ABAAD #Undress522 hastagi ile uzun süredir sosyal medyada bu yasa ile ilgili bir farkındalık kampanyası yürütüyordu. Kadınların, meclis görüşmeleri sırasında yaptıkları eylemlerde giydikleri üzeri kanlı beyaz bandajlarla yapılan elbise, tecavüz sonucu evlendirilen kadınların yaşadıklarını anlatıyor, “Beyaz Elbise Tecavüzü Örtmez” sloganıyla yürütülen kampanyada bu kıyafet çok konuşuldu. Bu “protesto kıyafeti”nin fikir annesi Danielle Rizkallah. Rizkallah, ABAAD’ın farkındalık kampanyası için çok çarpıcı bir video hazırlamış, tecavüze uğrayan bir kadının evlendirilmesinin korkunçluğunu ortaya koymuştu. Videoda rol alan ünlü model Galina Yordanova, yasa görüşmeleri boyunca da meclis önünde bu kıyafetle ayakta durdu.

ORTADOĞULU KADINLARIN 'EVLİLİK' BELASI

Ortadoğu ülkelerinde kadınlar çok büyük yasal sorunlarla karşı karşıya. Mısır’da kadınların yüzde 99.3’ü cinsel tacize maruz kalıyor. Suriye’de savaş öncesi evlilik yaşı 17 iken, mülteciliğin getirdiği zorluklar nedeniyle bu yaşın 12’ye düştüğü belirtiliyor. Kuveyt’te de evlilik yaşı ise 15. Lübnan’da kürtaj yaptıran kadınlar 7 yıl hapis cezasına çarptırılırken Cezayir ve Kuveyt’te evlilik içi tecavüz suç olarak kabul edilmiyor.

 

FASLI KADINLAR 'TECAVÜZ YASASI'NI NASIL GERİ ÇEKTİRDİ?

Lili CAN

Diğer birçok Afrika ve Ortadoğu ülkesinde olduğu gibi, Fas’ta da bir kadının ya da kız çocuğunun evlenmeden ilişkiye girmesinin aile ‘namusuna’ leke getirdiği düşünülüyor. Bu zorla kaçırılıp tecavüze uğramak şeklinde bile olsa!

Tecavüze uğrayanın tecavüzcüsüyle evlendirilmesi bu “namus sorununa” bir çözüm olarak görülüyor.

Fas’taki Ceza Yasası’nın 475. Maddesinde 2014 yılına kadar, küçük yaştaki bir kişiyi zorla alıkoymanın 1 yıldan 5 yıla kadar cezası olduğunu, ancak mağdurun suçluyla evlenmesi durumunda tecavüzcünün ceza almayacağını yazıyordu. Tecavüzcünün ailesi, mahkemeler ve hatta kendi ailesi, tecavüze uğramış bir kız çocuğuna evlenmesi için baskı uyguluyordu. Bununla beraber evlilik dışı ilişkiye girmek Ceza Yasasi’nin 490. Maddesi’ne göre yasadışı olduğu için, tecavüz mağduru ‘evlilik dışı ilişki suçuyla ceza almamak’ için evlenmeyi kabul etmek zorunda bırakılıyordu! Fas’ta bu konuyla ilgili çalışmalar yürüten kurumların raporlarına göre, ailenin ve mağdurun ‘korunması’ için olduğu ileri sürülen bu madde yüzünden, zorla evlendirilen kız çocukları defalarca evlilik içi tecavüz ve şiddete maruz kalıyor.

AMİNA’NIN YAŞADIKLARI BARDAĞI TAŞIRDI

2012 Mart ayında 16 yaşındaki Amina Filali, ailesinin ve mahkemenin isteği üzerine kendisine tecavüz eden adamla zorla evlendirildi. Yedi ay sonra ise intihar ederek yaşamına son verdi. Amina’nin ölümü ulusal birçok kurum ve kadın örgütlerini ayağa kaldırdı ve Fas’taki birçok sehirde eylemler yapıldı. Verilen mücadele sonucu 2014’te yasada değişikliğe gidildi. Ancak yasada yapılan değişiklik ile, sadece ‘tecavüzcülerin mağdurlarla evlenmesi koşuluyla cezasız kalmaları’ cümlesi çıkarıldı. Kadınların mücadelesiyle kazanılan bir adım olarak görülen bu yasa değişikliği, kadınlara yönelik şiddeti ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğini tamamen ortadan kaldıracak bir yaptırım uygulamadığı için hala yeterli bulunmuyor. Şiddet gören kadınların yarısının bu şiddete evlerinde maruz kaldığı düşünülüyor, ve evlilik içi tecavüz hala suç olarak görülmüyor.

www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.