Malatya İHD: Düşünceyi ifade özgürlüğü istiyoruz

Malatya İHD: Düşünceyi ifade özgürlüğü istiyoruz

10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü'nde İHD Malatya şubesi basın açıklaması düzenledi

10 Aralık günü İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilişinin 68. yıl dönümünde İHD Malatya şubesi açıklamalarda bulundu açıklamayı şube başkanı Gönül Öztürkoğlu okudu.

İnsanın sahip olduğu onur ve değerin haklara kaynaklık ettiği ve bu hakların evrensel olduğu fikrini temel alan Evrensel Bildirge’nin kabulü, insanlık için büyük bir kazanım olduğunu söyleyen Öztürkoğlu, “ 10 Aralık 1948 tarihinde kabul edilen Evrensel Bildirge’nin başlangıç bölümünde insanlık ailesinin bütün üyeleri için eşit, bölünemez ve devredilmez hakların tanınmasının, dünyada özgürlüğün, adaletin ve barışın temeli olduğu, eğer hakları korunamıyor ise herkesin zulüm ve baskıya karşı son çare olarak direnme hakkına başvurmak zorunda kalabileceği belirtilmiştir.Buna karşın günümüzde Evrensel Bildirgede yer alan hak ve özgürlüklere dayalı uluslararası bir düzen hala kurulamamıştır. İnsanların ırkından, renginden, cinsiyetinden, cinsel yöneliminden, dilinden, din ve mezhebinden, inancından, etnik kimliğinden, siyasi-vicdani ve felsefi kanaatinden bağımsız olarak, insan olmaktan gelen hakları ve dokunulmazlıkları olduğu temel fikri dünya çapında yeterli koruma bulamamaktadır. Maalesef Birleşmiş Milletler Örgütü de günümüzde başta yaşam hakkı olmak üzere hakların korunmasında, hak ihlallerinin başlıca sebebi olan savaşları ve iç savaşları önlemede, sonlandırmada, mülteci krizlerine müdahalede varoluş gerekçesini yeterince yerine getirememektedir” dedi.

ÖLÜM CEZASI YAŞAM HAKKINI ORTADAN KALDIRAN BİR ŞİDDETTİR

Siyasal iktidar tarafından sık sık dile getirilen ölüm cezasının geri getirilemeyeceğini ve konunun maalesef siyasal istismar konusunun ötesine geçtiğini belirtmek istediklerini söyleyen Öztürkoğlu,“Ölüm cezası yaşam hakkını ortadan kaldıran bir devlet şiddeti, bir başka deyimle devlet eliyle taammüden işlenmiş bir cinayettir. Yaşam hakkı, korunması gereken en öncelikli haktır. Bizzat devletler tarafından bir ceza olarak yaşam hakkının ortadan kaldırılması, geri dönüşü olmayan ve giderilmesi olanaksız zararlara yol açarak insanlık değerlerinin yok sayılmasına neden olur, dolayısıyla insan hakları savunucuları tarafından asla kabul edilemez. Kaldı ki, AİHS’e ek 6 ve 13 nolu protokoller ile BM Medeni ve siyasi Haklar Sözleşmesine ek 2 nolu Protokolü onaylayıp yürürlüğe koyan Türkiye’nin ölüm cezasını geri getirmesi halinde AB ve AK üyeliğinin askıya alınacağı kesindir. Bunun hukuki, siyasi ve ekonomik sonuçları ağır olacaktır” dedi.

DÜŞÜNCE VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ  ALANINDA CİDDİ İHLALLER OLDU

Kürt sorunu ile ilgili en fazla haber ve yorumlara yer verdiği bilinen Özgür Gündem ve tek Kürtçe gazete olan AzadiyeWelat gazeteleri kapatıldığını söyleyen Öztürkoğlu, “Cumhuriyet gazetesi üzerinde ise tutuklamalar ve dava baskısı ile büyük bir baskı oluşturulmuştur. Halen Cumhuriyet gazetesinden 10 gazetecinin tutukluluğu devam etmektedir. Yine Kürt sorununa duyarlı ve Kürtçe yayın yapan çok sayıda TV kapatılmıştır. Türkiye’de işçi ve emekçilerin sorunlarına yer veren ve doğrudan doğruya işyerlerinden haberler veren sol çizgide yayın yapan Hayat TV kapatılmıştır. Bu örnekler çoğaltılabilir. 2016 yılında düşünce ve ifade özgürlüğü alanında çok ciddi ihlaller olmuş, özellikle siyasal iktidarın basın üzerindeki baskı ve kontrolü kaygı verici boyuta ulaşmıştır. OHAL ilanı ve çıkarılan KHK’lar ile neredeyse ifade özgürlüğü iktidarın iki dudağı arasına alınmıştır. Bu yıl içinde de gazeteci, yazar, insan hakları savunucusu vb. çok sayıda kişiye davalar açılmış, tutuklamalar olmuş, dergi ve kitaplar toplatılmış, gazeteler kapatılmış, muhalif gazete binalarına ve gazetecilere fiili saldırılar gerçekleştirilmiştir” şeklinde konuştu. (Malatya/EVRENSEL)

www.evrensel.net
ETİKETLER İHDMalatya