'Renkler Kültür Sanat Evi' açılıyor

'Renkler Kültür Sanat Evi' açılıyor

Bağcılar'da yaşayan gençler, sokak sanatıyla çeşitli üretimlerde bulunmayı amaçladıkları Renkler Kültür Sanat Evi'nin açılışını yarın yapacak.

Bağcılar'da yaşayan gençler, sokak sanatıyla çeşitli üretimlerde bulunmayı amaçladıkları Renkler Kültür Sanat Evi'nin açılışını yarın yapacak.

Bir çocukluk hayali fikriyle ortaya çıkan ve giderek büyüyünce de "Renkler Kültür Sanat Evi" adını alarak sanatın amatör halini sokağa yansıtmayı amaçlayan proje, Bağcılar Fatih Mahallesi'nde yarın açılacak. Kültür sanat merkezlerinin işlek yerlerde açılmasına karşı yerelleri güçlendirme fikri ile yola çıkan Renkler Kültür Sanat Evi, Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile kapatılan ve sanatın sokak ayağının engellenmesine karşı da bir alternatif yer olma iddiası taşıyor. Sanatın sokak ve amatör yanının yansıtılmadığı eleştirisi ile açılan Sanat Evi, sanatın yedi dalı olan müzik, tiyatro, edebiyat, heykel, resim, fotoğraf ve sinema-TV alanında sınıfın sanatını yansıtmayı da hedefliyor.

Haftanın yedi günü 12.00-21.00 saatleri arasında açık olacak olan Sanat Evi ile pek çok projenin de hayata geçirilmesi amaçlanıyor. Çocuklar için çizim ve boya yapacakları bir alanın oluşturulacağı, her 15 günde bir filmin izlenip tartışılacağı, edebiyat günleri ile şiir dinletilerinin ve kadın haklarına ilişkin panel ve sohbetlerin yapılacağı Renkler Kültür Sanat Evi'nde ise işler gönüllülük esasına göre yapılıyor.

HER KESİMDEN İNSAN DESTEK SUNACAK

Hazırlıkları devam eden Sanat Evi'ne her kesimden insan destek sunarak katkıda bulunuyor. Sanat dallarından herhangi biri ile amatörce ilgilenen öğrencisinden tekstil işçisine, mühendisinden, gencine herkes Sanat Evi'nde buluşarak kendinden bir şeyler katacağına inanıyor. Bunlardan biri öğrenci Doğan Erdem. Erdem iyi olduğunu düşündüğü şiir konusunda Sanat Evi'ne gelecek olanlara şiir okumayı istiyor. Derya Muğultay ise geliştirmek istediği müzik yeteneğine katkıda bulunacağını düşünüyor. Sanatın fotoğrafçılık alanı ile amatörce ilgilenen Rojda Alpaydın da sanat evine gelerek kendisini bu alanda geliştireceği görüşünde.

SANAT EVİ EV SAHİPLİĞİ YAPMAYA HAZIR

November filminde Alfread Beaze'nin son sahne konuşmasında geçen "Bizler sanatın kalpleri değiştireceğine inanıyoruz" sözlerinden esinlenerek çalışmalarını yürütmeyi hedefleyen Renkler Kültür Sanat Evi, küçük ve bir o kadar da sıcak ortamı ile gelenleri karşılıyor. Sanat Evi aynı zamanda yakılan odun sobasının sıcaklığında geçen sohbetler, okunan şiirler ve söylenen türküler ile ev sahipliği yapmaya hazır halde.

Renkler Kültür Sanat Evi'nin nasıl ortaya çıktığını ve önümüzdeki süreçte ne gibi çalışmalar yapacaklarına ilişkin yönetimde yer alan Murat Altun, Rojda Alpaydın ve Sanat Evi'nin üyesi Derya Muğultay ile konuştuk.

Yıllardır sanat alanında amatörce faaliyet yürüten, bir senedir de projeyi hayata geçirmek için paylaşımlarda bulunan Murat Altun, çocukluk arkadaşlarının projeyi kendi hayallerine çevirmeye başladıktan sonra ortaya çıktığını söyledi. Sanatın insanların aklında soru işareti açan, bir şeyleri ifade etmeye iten yanını kullanmaya çalıştıklarını belirten Altun, sanatın herhangi bir kolunun hayatta insanlara bir şeyler ifade etmek için en güçlü mekanizma olduğu görüşünde. Sanat Evi'ni üç temel üzerine dizayn ettiklerini dile getiren Altun, bunları ise şöyle sıraladı: "Amatör olacak, sokak sanatını ve sınıfın sanatını yansıtacak."

'KOLEKTİF BİR YAŞAM SAĞLAMAYA ÇALIŞIYORUZ'

Yönetimi oluştururken hiyerarşik bir yapı gözetmediklerini söyleyen Altun, yönetimin yedi, üyelerin ise şuan için 38 kişiden oluştuğunu belirtti. Altun, Renkler Kültür Sanat Evi'ne neden gelinmesi gerektiğini ise şöyle özetledi: "Sistemin bizi o kadar hapsettiği bir biçimdeyiz ki bizim yönetimdeki arkadaşlar bile sabah işe gidip akşam burada olabiliyorlar. İnsanların kendilerine boş vakit ayırdığında internet kafe salonlarında oluyor. Kadınlar da evden çıkabildikleri sürede yaptıkları kısıtlı. Kendi oturdukları, yaşadıkları evin içinde kuramadıkları dünyayı buraya kursunlar istiyoruz. Çayını demleyebilir, sobasını yakabilir, meyvesini yiyebilir, kitabını okuyabilir, dersini çalışabilir, buraya fikir önerebilir, dekorunu değiştirebilir ve en önemlisi burada kendi müziğini yapabilir. Kolektif bir yaşam sağlamaya çalışıyoruz. O kadar aktifleşemediğimiz bir dünya içerisindeyiz ki 'kendi odanı dünyan gibi yap ve orada aktifleşmeye çalış' demişti doktor. Burası da öyle bir yer olsun istiyoruz"

'SANAT FİNALİ VERMEMELİ'

"Sanat finali vermemeli, soru işaretini açıp kaçmalı" diyen Altun, insanların o soru işaretlerini de Sanat Evi'ne geldiklerinde kendisinin tamamlayacağını söyledi. Altun devamında, Sanat Evi'ne gelecek kişilerde tek kriterin ise hümanist bir bakış açısı ya da doğayı benimseyen iyi tarafının olması olduğunu dile getirdi.

Belgeselini izledikleri süreçlerin bugün baş rolü olduklarını ve baskıcı rejimlerin en aktif olarak müdahalede bulundukları alanların başında sanatın geldiğini belirten Altun, kapatılan kültür sanat merkezlerine ise, "Birçok kültür sanat derneği bu sistemin tersine doğru aktığını ispatlamış durumda. Haliyle sistem bundan rahatsız oluyor. Sanatın müdahalesi böyle oluyor. Bizim kolundan tuttuğumuz sanatın müdahalesi nasıl oluyor? Esenyurt ve Avcılar'da bir iki çalışma daha yürütüyoruz. Geçimini de sokak müziğinden sağlıyoruz. Ama artık öyle bir süreçteyiz ki artık Taksim'de belli merkezi yerlerde yapamaz hale geldik. Kendi semtimizde enstrümanımızı bile ortaya çıkaramıyoruz. Bazı belediyelerin izin verdiği yerlerde yapıyorduk artık o da yok. Zabıtaların gözaltına aldığı bir süreçten geçiyoruz ve elimiz kolumuz bağlanmış durumda. Bu da sokak sanatına bir etki. Sanatın amatör ve sokak kısmı da kapanmış durumda. Dernekleri TV'ler kapatılıyor aslında bu iki şeye işaret ediyor. Birincisi baskıcı rejimlerin sanata müdahalesinin ilk olarak bulunduğu ikincisi de bizim ne kadar doğru yerde durduğumuz" sözleriyle tepki gösterdi.

Sanatın muhalif duruşunu sergilediklerini ve politik olarak da kimsenin gözüne bir şeyler sokmaya gerek duymadıklarını ifade eden Altun, "Çünkü yaptığımız iş ister istemez bizim politik iş yaptığımızı gösterecek. Sistemin istediği tek pencereden bakan gençlik tipini yaratmıyoruz. Biz ortaya bir akış, üretim sergiliyoruz. Gençlik de bunun kolundan tutup geliyor. Sistemin istediği gibi bir yapı sağlamıyoruz. Burada insanların üretebileceğini göstermeye çalışıyoruz. Bu yönden de muhalif duruş ister istemez ortaya çıkıyor" dedi.

Zifiri karanlık bir süreçten geçildiğini ve o karanlık tablodan çıkmanın yolunun da sanattan geçeceğini söyleyen Altun son olarak, "Karanlığın tersine yürüdüğümüz zaman el feneri ile yürüyoruz. Burada sanat, sanat evleri ve amatör sanat bizim el fenerimiz. Bu el fenerini elimizden bırakmamız lazım. Çünkü bize ışık tutan tek şey bu. Bunu yitirdiğimiz zaman zaten her şeyi kabul edeceğiz" diye ifade etti.

'AMACIMIZ BÜTÜN RENKLERİ YANSITMAK'

Sanat Evi'nin üyelerinden biri olan Derya Muğultay da isim bulma sürecinde fikir yürütenlerden. Muğultay, o süreci ise "Zaten herkeste bir renk aşkı var. Kadınlar mesela mor tarafından tutuyor, bir diğeri mavi, sarı, kırmızı… Bir arkadaşımız renkler olmasını önerdi. Biz de renkler olsun istedik, çünkü amacımız toplumun bütün renklerini temsil etmek" sözleri ile dile getirdi. Sanat Evi'nin ekonomik kısmı ile ilgilenen ve yönetimde yer alan bir diğer isim olan Rojda Alpaydın ise, çalışmadığı süre zarfında gönüllü olarak Sanat Evi'nde bulunanlar arasında. Fotoğrafçılık ile amatörce ilgilenen Alpaydın, "Kendimi geliştirebileceğimi düşünüyorum. Hevesliyim ve bu yolda arkadaşlarım ile birlikte yürüme noktasında gayret içindeyim. Bizim yaptığımız bu işte hiçbir ticari amaç yok. Projelerimizle, insanların bize geldiği samimiyetle daha iyi olacağımızı düşünüyorum" dedi.

"Bizler sanatın kalpleri değiştireceğine inanıyoruz" diyerek yarın (11 Aralık) saat 13.00-17.00 arasında açılışı yapılacak olan Renkler Kültür Sanat Evi'ne müzikleri, deneyimleri ve sohbetleri ile sivil toplum kuruluşları, çeşitli sanat evlerinin yanı sıra Fungİstanbul ve Serhat Ayebe gibi müzisyenler katılacak. (DİHABER)

Son Düzenlenme Tarihi: 10 Aralık 2016 14:34
www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.