BDP

BDP'lilere 'kalleş' dedi

Son dönemde hakaretlerinin dozunu iyice arttıran Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, BDP'lilere "kalleş", "ceset avcısı" ve "kanla besleniyorlar" dedi. Erdoğan, "Türkiye bir hukuk devletidir. BDP'li, PKK'lı kalleşlerin "Benim askerimi arkadan vurarak şehit ettiği bir ülke değildir" dedi.Başbakan Recep Tayyip Er

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu.

Hula katliamında suçu Esad güçlerine atan Erdoğan, "Sabrın da bir sınırı vardır. İnşallah BM Güvenlik Konseyi'nin de sabrının sınırı vardı. Bu katliamlar açıkça dünyayla dalga geçmek, rest çekmektir" diyerek bir kez daha müdahale çağrısında bulundu.

AKP'nin Dersim, 27 Mayıs, 12 Eylül, 28 Şubat, 27 Nisan üzerindeki karanlığı kaldırdığını öne süren Erdoğan, hak ve özgürlükleri kendilerinin genişlettiğini öne sürdü.

Erdoğan, "Biz devletin diliyle değil, milletin diliyle konuşuruz. Devleti şamar oğlanına çevirenlere çanak tutmayız" dedi.

"Terörle mücadelede vahim hatalar yapıldı" diyen Başbakan "Çoban sandık, o yüzden teröristi vurmadık’ diyen generalle haftalarca alay ediliyor. Aktütün’de 25 yavrumuz şehit oldu" dedi.

"Uludere’de o kadar hassasiyetiniz olsaydı tabutların üzerine terör örgütünün renkleriyle sardırmazdınız" diyen Erdoğan, Kürt halkının renkleri olarak benimsediği sarı-kırmızı-yeşili "terör örgütünün renkleri" olarak niteledi.

"Terörle mücadelede CHP'nin tavrı BDP'ye terörde güç vermektedir" diyen Erdoğan, BDP'ye "ceset avcısı" dedi. "Uludere’yle istismar edenler 30 yılda kaybettiğimiz 40 bin canı hiç umursamazlar" diyen Başbakan "Dikkat ederseniz kaçakçıların hiçbiri bombalara basmıyor. Harita kimlerin elinde olabilir. Bu haritayla bombaların üzerine basmıyor, rahatça gidip geliyorlar. Bakın burası çok hassas. Bu iş, hassas ve gerilimli bir iş. Uludere için 'Hatadır’ dedik, kaç kere diyeceğiz. Otomota mı bağlayacağız. Bütün zorluk, tehdit, tehlikelere rağmen terörle mücadele demokrasi, hukuk ve insan haklarını çiğneyemez diyoruz. Biz hiçbir hatayı örtmeyiz. Ama yargısız infaz da yaptırmayız. Bu nedenle soruşturmanın bitmesini beklemek en doğrusudur" dedi. "Terör örgütünün ve BDP’nin istismarını anlarız" diyen Erdoğan, CHP’nin, medyanın ve uluslararası medyanın istismar etmesinin kabul edilemez olduğunu söyledi. Erdoğan Wall Street Journal'a da "Sen nereden gocundun? Olmayan bir şeyi olmuş gibi göstermek niye" dedi.

Uludere'de yapılması gerekenleri devletin misliyle yaptığını öne süren Erdoğan Uludere'yle ilgili olarak adli, idari sürecin devam ettiğini belirtti.

Erdoğan, "Türkiye bir hukuk devletidir. BDP’li PKK’lı kalleşlerin benim askerimi arkadan vurarak şehit ettiği bir ülke değildir. Hata yapan bedelini öder, ödüyor. Yargısız infaza müsaade etmeyiz. Uludere’nin 6 ay gündemde kalmasından kim rant elde ediyor" dedi. "Herkes yargı sürecine saygı duymak zorundadır" diyen Erdoğan, Uludere üzerinden sistemli bir operasyon yürütüldüğünü öne sürdü.

BDP'nin gençlerin kanıyla beslendiğini öne süren Erdoğan, CHP'nin de akıl tutulması yaşadığını belirtti. Erdoğan,  "Oyuncak olan medyaya inat, samimiyet ve cesaretimizle çözüm için mücadeleye devam edeceğiz." dedi. (ANKARA)


ERDOĞAN ALTIN VURUŞA DOĞRU

Gazetemizin Genel Yayın Yönetmeni İhsan Çaralan bugünkü başyazısında Erdoğan'ın artık hiçbir sınır tanımadan konuştuğunu dile getirerek "...Peki, Başbakan neden her geçen gün üslubunu daha da sertleştirmekte abartıya, yalana, hakarete, çarpıtmaya başvurmaktadır; bu bir günlük tercih midir? Elbette hayır! Halk dalkavukluğu ile beslenen bir zeminde yükselen AKP propagandası; her gün daha yüksek bir heyecan unsuruyla beslenmek zorundadır. Bu yıl 50 bin kişiyle yapılan İstanbul İl Kongresi’nin bir dahaki sefere daha kalabalık ve tantanalı yapılmazsa memnuniyetsizliğe yol açması gibi, Erdoğan ve Hükümeti kendisini, görüşlerini daha gürültülü ve heyecan uyandırıcı yollarla yapamazsa etkisinin olmayacağı bir labirente sokmuştur. Dolayısıyla artık; kürtaj ve sezaryen gibi bilim ve tıbbın konusu içinde tartışılacak konular bile skandal sayılacak tarzda, “cinayet, katliam” suçlaması biçiminde gündeme getirilmektedir. Ya da gazetecileri eleştirmek için onlara “tasmalı köpekler” demeye kadar varılmaktadır. Ancak bir dahaki sefere bunlar da kesmeyecektir! Çünkü AKP propagandası bağımlıya uyuşturucu vermeye benzemiş olup, etkili olması için her seferinde “doz”unun daha da artırılması gereken bir tarza bürünmüştür. Ve bu yol, “altın vuruşa” giden yoldur!" demişti.

www.evrensel.net