Meslektaşlarından Zehra Doğan için dayanışma çağrısı

Meslektaşlarından Zehra Doğan için dayanışma çağrısı

Tutuklu bulunan gazeteci Zehra Doğan'ın duruşması yarın görülecek. Meslektaşları Zehra Doğan için dayanışma çağrısı yaptı. (Fotoğraf: Ezgi Görgü)

Beyar Özalp
Şırnak

Mardin E Tipi Kapalı Cezaevinde tutuklu bulunan, kapatılan Jin Haber Ajansı (JINHA) Editörü Zehra Doğan’ın duruşması yarın görülecek. “Örgüt üyeliği” ve “örgüt propagandası” ile suçlanan Zehra Doğan’ın ilk duruşması için meslektaşları ve avukatı çağrı yaptı.

Daha önce tutuklanıp serbest bırakılan Beritan Canözer ve Şermin Soydan; Doğan ve diğer tutuklu gazeteciler ile daha fazla dayanışma gösterilmesi vurgusu yaparken, Doğan’ın avukatı Şiraz Baran ise Zehra Doğan’ın sadece gazetecilik yaptığını söyledi. 
Mardin’de 21 Temmuz günü oturduğu bir kafede gözaltına alınan JINHA Editörü Zehra Doğan o tarihten bu yana tutuklu. 9 Aralık Cuma günü Mardin Adliyesinde ilk duruşması görülecek davada Doğan "Terör örgütü üyesi olmak" ve "Terör örgütü propagandası yapmak" ile suçlanıyor. 

‘DAYANIŞMA İLE ÖZGÜR KALDIM’

Kendisi de JİNHA muhabirliği yapmış olan ve bir süre tutuklu kalan Beritan Canözer, son süreçte kapatılan, yayımı durdurulan kanal ve ajansların çoğunun muhalif olduğunu ifade etti. 

“Ne yazık ki bir Cumhuriyet gazetesinin basılmasına gösterilen tepki 12 televizyon kanalının kapatılmasına gösterilmedi. Tutuklanan arkadaşlarımız için de tepki aynı şekilde işledi” diyen Canözer, Can Dündar, Erdem Gül ve kendi tutukluluğu döneminde müthiş bir dayanışma ağı oluşturulduğunu ve özgür olmalarının temel nedeninin de buna bağlı olduğu dile getirdi. 

Bu dönem gazetecilerin tutuklanmasının olağanlaştığını dikkat çeken Canözer, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Zehra aylarca Nusaybin’de yasakla bölgede kalmış ve kaldığı yer taranırken, bulunduğu sokak bombalanırken haber yapmaktan geri durmamıştır. Ana akım medya tiyatro sahneleri hazırlayarak haber yaparken Zehra o sahnelerini tümünü tüm gerçekliğiyle yaşadı.” Zehra ve tutuklu tüm gazetecilerle daha fazla dayanışma gösterilmesi gerektiğini vurgulayan Canözer, “Herkesin Zehra’nın duruşmasının takipçisi olmalarını istiyoruz. Zehra’yı o adliyeden alıp geleceğiz. Bunu yaparken hep beraber yapalım. Bir kişi değil, on kişi olalım ve dayanışmayı büyütelim” şeklinde konuştu. 

DAHA FAZLA DAYANIŞMAYA İHTİYACIMIZ VAR

11 gün önce tahliye olan DİHA Muhabiri Şermin Soydan da gazetecilerin haber yaparken, Saray’a değil, halka bağlı kalarak gerçekleri, zorlu koşullar altında yazmaları gerektiğini söyledi. “Basın özgürlüğü, o ülkenin demokrasi düzeyini belirler” diyen Soydan, “Dünyanın her yerinde basın özgürlüğü anayasal güvenceye bağlanıyor. Fakat iktidarlar işine geleni haber olarak sunulmasını arzu ederler. Ülkemizde arzu etmek veya dikte etmek iç içe geçmiştir” ifadelerini kullandı. Tutuklu gazetecilerle dayanışmanın yeterli olmadığı vurgusu yapan Soydan da “Tek sesliliğe boyun eğmeden kalemimize sımsıkı sarılarak bu karanlık tünelden geçeğiz. Dört duvar ardında rehin tutulan gazeteci yoldaşım Zehra Doğan yalnız değildir. Sadece yaptığı haberlerin suç unsuru sayıldığı ve sanatı da yok edilmeye çalışıyor. Sanatı ile halkın sesi olan Zehra bir an önce özgürlüğüne kavuşturulmalıdır. Gerçekleri yazanların değil, gerçekleri gizleyenlerin yeri dört duvardır” şeklinde konuştu.

‘ZEHRA SADECE GAZETECİLİK YAPTI’

Zehra Doğan’ın Avukatı Şiraz Baran da iddianame ile ilgili bilgi vererek polis fezlekesinin direkt iddianameye yapıştırıldığını söyledi. Hukuka aykırı biçimde tanık teşhisi yapıldığını anlatan Baran, dosyada tanıklar ve Facebook paylaşımları dışında başka bir şey olmadığını kaydederek şunları söyledi: “Son çıkan KHK ile iddianamenin okunma şartı kaldırıldı. Eğer iddianame okunursa delil olarak gösterilen tanık teşhislerinin okunmamasını, tartışılmasını isteyeceğiz. ‘İddianame başka delil var mı, Zehra için istenilen ceza  ne?’ bunların belirtilmesini isteyip, savunmamız yapacağız ve delilleri tartışacağız. Zehra’nın çizimlerinin bazıları soyut olduğu için suç delili sayılmış. Bunlar bir kişinin örgüt üyesi olduğu ve örgüt propagandası yaptığına dair delil olamaz. Zehra sadece gazetecililik mesleğinin gereklerini yerine getirmiştir. Biz de bu doğrultuda savunmamızı yapacağız” dedi. 

ÖZGÜR GÜNDEM DAVALARI DEVAM EDİYOR

Kapatılan Özgür Gündem gazetesinin davaları da bugün devam edecek. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi saat 10.10’da gazetenin Eski Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Aykol, gazetenin Sorumlu Yazı işleri Müdürü Reyhan Çapan ve Hasan Başak’ın duruşması görülecek. Reyhan Çapan ve Gazeteci Ersin Çaksu’nun saat 10.30’da İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinde görülecek duruşmasında Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da mağdur sıfatıyla yer alacak. Gazetecilerin adliyedeki mesaisi saat 11.40’da İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinde gazetenin Sorumlu Yazı işleri Müdürü İnan Kızılkaya ve Hüseyin Aykol’un duruşması ile sürecek. Yarın da gazete ile dayanışmak için başlatılan Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliği kampanyasına katılan Gazeteci Nadire Mater, Özgür Radyo Genel Yayın Yönetmeni  Derya Okatan, İnan Kızılkaya ile birlikte hakim karşısına çıkacak.
Dün de Özgür Gündem gazetesi ile dayanışmak amacıyla nöbetçi yayın yönetmenliği yapan Hüseyin Tahmaz ve Hayri Şanlı’ya da dava açılmıştı. 

Son Düzenlenme Tarihi: 08 Aralık 2016 10:12
www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.