Diyarbakır insan hakları kurumları: İnsan hakları askıda

Diyarbakır insan hakları kurumları: İnsan hakları askıda

10-17 Aralık İnsan Hakları Haftasına OHAL gölgesinde giriliyor. Diyarbakır'daki insan hakları kurumları insan haklarının askıya alındığını söyledi.

Serpil BERK
Diyarbakır

10-17 Aralık İnsan Hakları Haftası’nda Diyarbakır’da THİV, Diyarbakır Barosu, İHD ve Diyarbakır Tabip Odası birlikte çeşitli etkinlikler düzenleyecek. İnsan Hakları Haftası dolayısıyla gazetemize konuşan insan hakları kurumları ortaya çıkan tablonun kaygı verici olduğunu, yaşanan hak ihlallerinin artış gösterdiğini kaydettiler.

OHAL gölgesinde İnsan Hakları Haftasına girilirken, Diyarbakır’da  açık alanda etkinlik yapılmasının  Valilik kararıyla yasaklanmasından dolayı kapalı alanda etkinlik yapacaklarını söyleyen İHD Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici, “10-17 Aralık İnsan Hakları Haftası’na yoğun ihlallerle giriyoruz. Türkiye öteden beri insan hakları konusunda ciddi sıkıntıların yaşandığı bir ülke. Çatışmalı dönemlerde bu ihlaller kendini daha çok gösterdi. 25 Temmuz 2015’te başlayan çatışmalı süreçle beraber hak ihlallerinde de ciddi artışlar oldu.

Yaşam hakkı ihlalinden gözaltı ve tutuklamalara kadar bir çok ihlal yaşandı. Düşünce ve ifade özgürlüğü, kadına yönelik şiddet, çevre ve barınma hakları noktasında da ciddi sıkıntılar yaşandı bunların hepsi birbiriyle bağlantılı haklardır” dedi.

‘HAK İHLALLERİ ARTTI’

15 Temmuz darbe girişimi sonrasında insan hakkı ihlallerinin tavan yaptığını belirten Bilici, “Temel hak ve özgürlükler askıya alınmış, insanların yaşam güvencesi yok, düşüncelerini açıklama ve örgütlenme önünde ciddi engeller var. Yerel yönetimlere müdahaleden tutun milletvekillerinin tutuklanmasına, televizyon ve gazetelerin kapatılıp gazetecilerin tutuklanmasına, sivil toplum örgütlerinin kapatılması noktasında çok ciddi artışlar var. İnsan Hakları Haftası’nı ihlallerin arttığı bir ortamda karşılıyoruz. Önümüzü göremediğimiz bir dönem yaşıyoruz. Ciddi sıkıntılar bizi bekliyor” dedi.

Yaşanılabilir bir ülke olmanın koşulunun insan haklarını güçlendirmekten geçtiğini ifade eden Bilici, şöyle konuştu: “Demokrasiyi, insan haklarını, hukuku güçlendirerek yaşanabilir bir ülke oluruz. Tekçi, inkar ve imha zihniyetinden vazgeçilmelidir. Farklılıkları tanıyarak, demokratik bir anayasayla bu kaosun içinden çıkabiliriz. OHAL’in  bir an önce son bulması gerekiyor.” 

‘HUKUK KURALLARI İŞLEMİYOR’

“2016 yılı itibariyle İnsan Hakları Haftası’na felaketle giriyoruz” diyen THİV (Türkiye İnsan Hakları Vakfı) Diyarbakır Temsilcisi Barış Yavuz, “Türkiye hiç bir dönem yaşamadığı hak ihlallerini bu dönem boyunca yaşadı. İşkencede çok ciddi bir artış söz konusu. İşkence tablosu kameralara o kadar yansımasına rağmen umursamaz bir hal almış durumda” dedi.
Türkiye’de insan haklarının içselleştirilmediğini söyleyen Yavuz, “Çok vahim bir tabloyla İnsan Hakları Haftası’na giriyoruz. Daha da vahimi işkence ve insan hakları ihlallerine ilişkin konuların araştırılmasına ilişkin hukuksuzluğun olmasıdır. Hukuk kurallarının baypas edildiği, insan haklarının askıya alındığı bir dönemdeyiz” diye konuştu.

www.evrensel.net