Afet Toplanma Alanı’na AVM, bozuk zemine gökdelen

Afet Toplanma Alanı’na AVM, bozuk zemine gökdelen

İzmir’de ekonomik rant elde etmek amacıyla başlanan iki proje ile insan yaşamı hiçe sayıldı.

İzmir’de ekonomik rant elde etmek amacıyla başlanan iki proje ile insan yaşamını adeta hiçe sayıldı. Bu projelerden biri, belediye kayıtlarında “Afet Toplanma Alanı” olarak geçen Üçkuyular Pazaryeri’ne Alışveriş Merkezi ve otel yapılması. Diğer ise, uzmanlara göre zemini "jöle" kıvamında olan Bayraklı Salhane bölgesine inşa edilen yükseklikleri 110 metre ile 200 metre arasında değişen gökdelenler.

İzmir’e dair gündeme getirdiğimiz ekolojik talan ve rant projeleri, 200'den fazla bitki türünün bulunduğu Kültürpark Fuar Alanı’na yapılmak istenen otopark ve kongre merkezi ile ciddi derecede deniz kirliğine yol açacak “Körfez Geçiş Projesi” ile sınırlı değil.

Ekonomik rant elde etmek amacıyla imza atılan iki ayrı proje ile kentte yaşayan insanların yaşamı hiçe sayılmış durumda. Bu projelerden biri, belediye kayıtlarında önemli bir afet ve deprem durumunda “Afet Toplanma Alanı” olarak geçen Üçkuyular Pazaryeri’ne yapılmak istenen alışveriş merkezi ve otel.

Yaklaşık 30 bin kişinin alışveriş yaptığı, 870 esnafın tezgah açtığı Üçkuyular Pazaryeri, bir süre önce Doğuş Holding'e satıldı. İzmir Valiliği’nin onay verdiği proje ile Üçkuyular’a 40 bin metrekare kayıtlı alan üzerinde 301 bin metrekare büyüklüğünde AVM ile 211 odalı otel yapılacak. Yatırım tutarı 460 milyon lira olarak belirlenen projenin çalışmalarına kısa süre başlandı. İnşaatın başlamasıyla birlikte ise, semt pazarı Balçova viyadüklerinin altına taşındı. 

ÇED DOSYASI BİLE RANT ODAKLI !

Binali Yıldırım'ın projelerinden biri olan İstinye Park AVM ve Otel Projesi’nin ÇED dosyasında rantın açık ve net olarak anlatıldığı görülüyor. ÇED raporuna göre, alışveriş merkezi ve otel projesinde zemin kotundan itibaren 5 kat yer altına inilecek. Projenin 4 katı otopark olarak planlanırken, 1. bodrum kat süpermarket olarak değerlendirilecek. Zemin kat ve birinci kat mağazalar, sinema, yeme-içme alanı ve oyun salonları olarak değerlendirilecek. İkinci kat otel lobisi, üçüncü kat spor merkezi olacak. 4’ncü ve 23. kat aralığında da otel odaları bulunacak. 24. kat olan çatı katı ise, suit oda olarak değerlendirilecek. Projede yine 2430 araçlık otopark da mevcut.

YATIRIM MİKTARININ ÇOK ÜZERİNDE RANT 

Projenin hayata geçirilmesi ile alışveriş merkezini günlük 45 bin kişinin ziyaret etmesi, yaklaşık 300 mağazada toplam 1500 kişinin çalışması öngörülüyor. Otelin işletmeye alınması ile birlikte 422 kişi ve 70 çalışan planlanıyor. Yatırım miktarının çok daha üstünde rant getirecek proje ile, dar gelirli yurttaşların ve emekçi ailelerin alışveriş alanı da yok edilirken, tahsis edilen semt pazarında da pazarcıların tezgahları küçültüldü.

RANTA DESTEK OLAN BELEDİYE OTOBÜS TERMİNALİNİ TAŞIDI

Öte yandan AVM'nin yapıldığı alanın bitişiğinde yer alan belediye otobüslerine ait aktarma istasyonu ve terminal içinde yeni düzenleme yapıldı. Üçkuyular Aktarma merkezi'ni kullanan bazı belediye otobüslerinin güzergahlarında değişime gidilirken, yeni düzenleme ile son durakların bir kısmı Üçkuyular Vapur İskelesi'ne taşındı. Böylelikle yurttaşların otobüse binmek için yürümesi gereken mesafe iki katına çıktı. 

BİN 20 TEZGAHTAN 708'E DÜŞTÜ

Taşınmanın ardından konuya ilişkin açıklamada bulunan İzmir Pazarcılar Esnaf Odası Başkanı Hamdin Erişen, pazarın taşındığı yeri zorluklarla bulabildiklerini belirterek, taşındıkları yerde pazarcıların büyük bölümünün otopark sorununu çözemediklerini ifade etti. Üçkuyular Pazaryeri bin 20 kişilik olduğu yeni yerde ise, 708 kişinin tezgah açtığını söyleyen Erişen, "5 yıldır Üçkuyular Pazarı'nı taşıyacak yer arıyordum ve bulamıyordum. Eğer burası olmasaydı esnaf, tezgah açacak yer bulamayacaktı. Kimse bu süreçte bu esnafa sahip çıkmadı. Evet, eleştirilerde haklılar ama ellerini vicdanlarına koysunlar" diye konuştu.

JÖLE KIVAMINDAKİ ZEMİNDE GÖKDELEN KUMARI!


'Afet Toplanma Alanı' olarak geçen Üçkuyular Pazaryeri’ne AVM ve otel yapılmasının yanı sıra kente rant elde etmek için insan yaşamının büyük riske atıldığı bir diğer proje ise, Bayraklı Salhane bölgesinde yapımı süren kat sayıları 26 ile 62 arasında, yükseklikleri ise 110 metre ile 200 metre arasında değişen 14 gökdelen inşaatı.

Folkart başta olmak üzere Megapol, Kavuklar ve benzeri inşaat şirketlere ait gökdelenlerin yükseldiği bölgenin zeminine ilişkin uzmanların yaptığı uyarılara ise kulak asan yok. 2014 yılından bu yana bölgede zemin etütleri ve çeşitli çalışmalar yapan TMMOB'a bağlı jeofizik mühendislerinin araştırmaları sonucunda, zeminin yer yer 300 metrelere ulaşan boyutta “jöle kıvamında” olduğu ortaya çıktı.

Yapılan zemin etüdlerine göre, yine bölgeden aktif bir fay hattının geçtiği ve yer altı su seviyesinin yüzeye son derece yakın olduğu biliniyor. 

Buna rağmen geçtiğimiz günlerde rant için Yamanlar Cemevi'ni yıkan Bayraklı Belediye Başkanı Hasan Karabağ ise, zemindeki tüm sıkıntıları görmezden gelerek ilçede inşaat ruhsatı alınmasını hızlı hale getirmek için yoğun çalışma başlattıklarını açıkladı. Düzenledikleri bir çalıştayda zemin etüdü yapılan bölgede hangi teknikleri kullanarak doğru gökdelen yapacakları konusunu tartıştıklarını iddia eden Karabağ, yeni kent merkezinde yüksek katlı bina yapacak firmalara, hazırlanan zemin etüdlerini vermeyi planladıklarını belirtti. Karabağ açıklamasında bu şekilde “üzerlerine düşen görevi yapmış olacaklarını” söyledi.

DEPREM UZMANI PROF. ERCAN: ŞEHRE KARŞI SUÇ İŞLENİYOR

Deprem Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Ercan’a göre ise, kıyılardaki yapılar bir ya da en fazla iki katlı olmalı.

Deprem gerçeği göz ardı edilerek inşa edilen yüksek yapıların büyük felakete yol açacağı uyarısında bulunan Bayraklı, Karşıyaka gibi yerlerde zeminin çok yumuşak olduğunu ve ne kadar yüksek teknoloji ürünü sağlam yapılar dikilirse dikilsin, deprem durumunda bu yapıların yıkılma tehlikesinin oldukça yüksek olduğunu kaydetti. Ercan, yaşanan durumum “şehre karşı işlenen bir suç” olarak gördüğünü ifade etti.

'KENTİN EN KÖTÜ ZEMİNİ ORADA'

Jeofizik Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Sinancan Öziçer de, bölgenin zemininin kentin en kötü zemini olmasına rağmen imara açıldığını ve yüksek katlı binaların yapılmasına izin verildiğini söyledi. Bu aşamada binaların yapım sürecinde gereken tüm testlerin aksatmadan yapılması gerektiğini söyleyen Öziçer, "Gerekli zemin etütleri yapıldığı ve gerekli önlemler alındığı sürece statik anlamda bir sıkıntı doğurmayabilir. Ancak deprem olduğu andaki yani dinamik hareketlilik geldiği anda o bina ne şekilde davranacak onun bilinmesi gerekiyor. Risk anlamında şunu söyleyebiliriz, oradaki yüksek yapıların en büyük sınavı deprem anıdır. Orası bir kere imara açıldı artık. Gerekli tüm zemin çalışmaları yapılmalı. Dinamik ve statik prametreler elde edilmelidir" dedi. (DİHA)

Son Düzenlenme Tarihi: 05 Aralık 2016 10:50
www.evrensel.net