İhraç edilen akademisyenler mücadelede kararlı

İhraç edilen akademisyenler mücadelede kararlı

Akdeniz Üniversitesi’nden ihraç edilen akademisyenler: Her zaman düşüncelerimizi ifade etmeye, bilim ne gerektiriyorsa onu yapmaya devam edeceğiz.

Antalya Akdeniz Üniversitesi’nde son çıkarılan kanun hükmünde kararname ile barış bildirisine imza attıkları için ihraç edilen akademisyenler, mücadele de kararlı. İhraç edilen akademisyenlerden Akdeniz Üniversitesi Tıp Tarihi ve Etik Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Hafize Öztürk, barışın da bir bedeli olduğunu belirterek, “Biz o bedeli işsiz kalarak ödüyoruz” dedi. Barış bildirisine imza attıktan sonra haklarında açılan soruşturmaların tamamen hukuksuz ve siyasi olduğunu ifade eden Öztürk, birçok üniversitede açılan soruşturmalarda farklı farklı sonuçların çıktığını ve özellikle bu bildiriye imza atan akademisyenlere intikam duyguları ile yaklaşıldığını söyledi.

DERBE FIRSATA ÇEVRİLDİ

İhraç kararlarının YÖK'ten KHK'ler aracılığıyla geldiğini söyleyen Öztürk, “Ne darbe, ne de savaş bizim onaylayacağımız ya da göz yumacağımız süreçler olamaz. Barışı istemek durumundayız, bizim öncelikli görevimiz bu. İyi hekimlik yapabilmek için, toplumun sağlığını istenilen düzeye getirebilmek için ve iyi bir eğitim verilebilmesi için de barış ortamına ihtiyacımız var” şeklinde konuştu.

Benzer bir çalışma yeniden olsa bir kez daha destek vereceklerini ifade eden Öztürk, barış istemenin suç olmadığını söyleyerek, “Bu süreç bizi ne hastalarımızdan ne de öğrencilerimizden koparamayacak ve en kısa sürede geri döneceğiz” şeklinde konuştu.

'ÜNİVERSİTELER EN KÖTÜ DÖNEMİMİ YAŞIYOR'

İhraç edilen akademisyenlerden Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Romotoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Erdal Gilgil “YÖK'ün baskıcı zihniyetinden şikayet ettiğimiz dönemleri bile arar hale geldik. Üniversiteler evrensellik adına, bilim üretme adına en kötü dönemini yaşıyor” diye konuştu.

‘HERKES BASKI ALTINDA’

Barış bildirisini imzaladıkları günden bu yana baskıların eksik olmadığını belirten Gilgil, YÖK tarafından hukuksuz bir şekilde açılan soruşturmalar ile ceza verilemediğini, bu nedenle OHAL süreci fırsat bilinerek çıkartılan KHK'ler ile binlerce akademisyenin işine son verildiğini dile getirdi. Üniversite ile ilişkilerinin kesildiğini ancak akdemi ile ilişkilerinin asla kesilemeyeceğini vurgulayan Gilgil, “Biz mekanlara bağlı insanlar değiliz, her zaman düşüncelerimizi ifade etmeye, bilim ne gerektiriyorsa onu yapmaya devam edeceğiz. Öğrencilerimize tekrar döneceğimize, bilim ortamının üniversitelerde tekrar yeşereceğine inanıyoruz. Bunun için de mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi. (DİHABER)

www.evrensel.net