Suruç davası yine sanıksız görüldü

Suruç davası yine sanıksız görüldü

Suruç Katliamı davasının ikinci duruşması görüldü. Duruşmaya Emniyet Müdürü Mehmet Yapalıal yine katılmadı.

33 kişinin hayatını kaybettiği Suruç Katliamı’yla ilgili dönemin Suruç Emniyet Müdürü Mehmet Yapalıal’ın yargılandığı davanın ikinci duruşması görüldü.

“Görevi kötüye kullanma ve ihmal” ile suçlanan Yapalıal, Suruç Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmaya yine katılmadı.

Duruşmaya Suruç’ta yaşamını yitiren Murat Yurtgül, Emrullah Akhamur, Cemil Yıldız, Uğur Özkan ve İsmet Şeker’in aileleri, Suruç Aileleri İnisiyatifinden Hacer Elçin ve Suruç İçin Adalet Platformundan avukatlar katıldı.

Cemil Yıldız’ın eşi Sultan Yıldız, “Katliamı tüm dünya duydu, sadece ben değil tüm dünya halkları bu davaya müdahil olmalıdır” dedi. Katliamın üzerinden on altı ay geçmesine rağmen adaletin sağlanmadığını belirten Yıldız, soruşturma dosyasındaki gizlilik kararının kaldırılmasını istedi.

Murat Yurtgül’ün babası Nimet Yurtgül, “Oğlum psikoloji öğrencisiydi. Soma’da çocuklara psikolojik destek sundu. Çocuklara oyuncak götürmek ve savaşı gören çocuklara destek olmak için Suruç’taydı. Katliamı yapan, iş birliği olan herkesten şikayetçiyim” diye konuştu.

‘MOTOSİKLETLİ ŞAHIS ARAŞTIRILSIN’

Emrullah Akhamur’un babası Şerif Akhamur da “Oyuncaklarla uğurladığımız oğlumun, katledildiğini telefondan öğrendik” dedi. Olayı öğrenir öğrenmez Kızıltepe’den Suruç’a geçtiğini anlatan Baba Akhamur, şunları söyledi: “İnsanlar Amara Kültür Merkezinden yakınlarının cenazelerini alıyordu. Bu sırada bir gürültü patırtı çıktı. Bir şahıs sırtında çanta ile motosiklet üzerinde bulunuyormuş. Çevredeki şahıslar bu şahsa saldırmışlar. Polis ellerinden almış ancak şahsın sırtındaki çantayı almışlar. Amara Kültür Merkezinin yanına çantayı getirdiler. Çantanın içerisinde bir bayrak vardı, bir buçuk metre kadardı. Bayrak IŞİD bayrağıymış. Ardından bir şahıs çanta ile bayrağı aldı. Ben ne olduğunu sorduğumda motosikleti kullanan şahsın sırt çantası olduğunu söylediler. Bu şahsın provokatör olup olmadığını bilmiyorum. Bu şahsın araştırılmasını istiyorum.”

İsmet Şeker’in kızı Dilek Şeker, “19 Temmuz günü babamı, çocuklara umut olması için uğurladım. Babam gönlü geniş ve merhametli bir insandı. Polisler katliamdan sonra gaz bombası atmak yerine yaralıları kurtarmaya çalışsalardı belki babam yaşıyor olacaktı. Tüm devlet yetkililerinden şikayetçiyim” dedi.

Uğur Özkan’ın babası Mehmet Özkan da, karakol ile patlamanın meydana geldiği yer arasında sadece bir yol bulunduğunu, emniyetin haberi olmadan patlamanın meydana gelmesinin mümkün olmadığını söyledi.  Avukat Sezin Uçar da, soruşturma dosyasındaki gizlilik kararı nedeniyle, mahkemenin istediği bilgi ve belgelerin gönderilmemesine tepki gösterdi. Sanık polisin duruşmaya getirilmesi talebini reddeden mahkeme, bir sonraki duruşma sırasında güvenlik önlemi alınması için polise yazı yazılmasına karar verdi.Dosyayı incelemeye alan mahkeme, duruşmayı 9 Ocak’a erteledi.(HABER MERKEZİ)

www.evrensel.net