28 Kasım 2016 04:37

Kararlılığımız ve mücadelemizle bu sessizliği bozmalıyız!

Gebze General Elektrik İşçisi Evrensel gazetesine yazdığı mektupla toplusözleşme dönemindeki kararlılıklarını anlattı.

Paylaş

General Elektrik İşçisi
Gebze

Merhaba Evrense okurları; 

Bildiğiniz gibi toplusözleşme dönemimiz anlaşmazlıkla sonuçlandı. Ve fabrikada süreç ile ilgili birçok gelişme yaşıyoruz. Bizim eylemliklerimiz patron tarafından püskürtülmeye çalışıyor. Örnek vermek gerekirse; fabrikamızda test bölümü var. Bu bölümde de üretilen malın sağlam olup olmadığı kontrol ediliyor. Şu an fabrikada mesailer kapalı bir tek test bölümünde açık. İşveren orada çalışan arkadaşlarımızı 4 vardiyaya geçiririz diye tehdit etmiş oradaki arkadaşlar da bu yüzden mesaiye kalıyorlar, işverenin işine geliyor tabi. Yarın uyuşmazlık nedeniyle iş yavaşlatma eylemine gittiğimizde patron yine aynı tehditle gelse ne yapacağız? Böylesi bir durumda şu an gelecek cevap ‘Şalteri indiririz.’ Ama şu an fabrikamızda sözleşmeli işçiler çıkartılıyor ve biz biliyoruz ki bu iş oraya vardırılamayacak. 

Ayrıca geçtiğimiz günlerde EMİS bir açıklama yayınladı. Açıklamada ‘mesai ücretlerinin yüzde 100 zamlı olması çok’ denilerek yüzde 50’ye düşürülmesi isteniyormuş. Bizlerle dalga geçiyorlar resmen. Değil böyle bir madde, öneriyi bile hem işçiler hem sendika kabul etmiyor.

Ama dönem OHAL olunca iş değişiyor işte. Geçen 8-4 vardiyasında işe gittiğimde fabrikanın önünde TOMA’lar vardı. Yürüyüş yok, bir şey yok fabrikanın içinde açıklama yapacağız, OHAL dolayısıyla yürüyüş yapmamıza izin vermiyorlar. Cam çerçeve indirmiyoruz ki ekmeğimiz için uğraşıyoruz. Birleşik Metal-İş Gebze Şube Başkanı Necmettin Aydın bunun üzerine ‘OHAL’i terör için ilan etmiştiniz madem emekçilerden ne istiyorsunuz?’ dedi. Haklı da, yani OHAL’i başka bir şey için ilan etmişlerdi ama bize engel çıkartıyorlar. İşçiden çok polis vardı fabrikanın önünde, olay olsa polis gelir tamam da olay yokken niye geliyorsun? Demek ki yarın öbür gün biz eylem yapmaya kalkışsak bırak TOMA’yı helikopter bile gelir.

Biz greve çıksak, mesailer de dahil her türlü hakkımızı alırız. Ama test bölümü fabrikanın beyni şimdi orayı mesaiye açıyorlar, açmasalardı belki anlaşma olacaktı ama mesaiyle geri adım atılmış oldu. Sendikanın bu duruma da bir şey söylemesi bir şey yapması gerekirdi. Bizler, üretimden gelen gücümüzü kullanmalıyız. İş yavaşlatmalıyız. Yoksa sadece alkış tutmanın pek faydası olmayacak.

Yakından takip ediyoruz, Schnieder’deki birlik beraberlik bizde de olmalı, ama böyle belli bölümde mesaiyi açılırsa, sendikada bunu engelleyemezse biz de daha en baştan güven sorunu olur ve arkasında durmaya şüphe ile yaklaşırız. Biz yanlış yaptığımızda bunun telafisi olmuyor. Aynı şey temsilciler için de geçerli olmalı. Mesela onlar da bu bilinçle hareket etmeli. Örneğin vergi kesintilerini indirelim yüzde 10’a sabitleyelim diyor arkadaşlarımız, imza kampanyası var bununla ilgili. Ne kadar faydası olur bilmiyoruz ama imzaladık.

Bu dönem zammı aldık aldık, şimdi firma da değişti; Amerika firması geldi ama işin başındakiler Türk. İçerde tesis açtılar; madem iş yok nasıl işletme açıyorsun? Hep bilindik cevaplar. Yatırım yapıyorsun ama ardından 4-5 ay sonra iş yok diyorsun.

Madem iş yok yeni makineler, ekipmanlar niye getiriyorsun? Biz bunlara kanacak değiliz elbet. Sıkı tutmak istiyor hep tedirgin etmek istiyor işverenler, tedirgin edip ipi ellerine almaya çalışıyorlar. Nafile!

Mesela bir arkadaşım BEKEART’ta çalışıyor, sendikacılar orayı örnek gösteriyor ama oradaki birlik biz de yok. Alkış eylemi de bir eylemdir, ama onu bile yapamıyoruz yeri geldiğinde. Bizim zorumuza giden bu. Bu süreçte kararlı olmalıyız, birlik olmalıyız. Arabuluculuk masasının ardından Grev dersek eğer buna gerçekten hazır olmalıyız. Kararlılığımızı şimdiden birlik olarak göstermeliyiz. 2017 farklı olacak, olmazsa da her şeyi göze aldık; zaten herkesin borcu gırtlağa dayanmış durumda. Geri adım atamayız. Gerekirse sendikayı da zorlamalıyız ve asla geri adım atmamalıyız. Bizler diğer fabrikaların sözleşme süreçlerini de takip ediyoruz. Arkadaşlarımız yüzde 40-45 versin 3 yıllık yapsın diye değerlendiriyor bazı yerlerde. Üstüne bir de bireysel emeklilik diye bir şey getirdiler. Kesintiler başlayacak yılbaşından sonra. Bizleri daha zor günler bekliyor.

Mesela daha önceki yasaklanan grevimizde sendikanın B planı yoktu. Bir de üstüne üstlük o zaman OHAL’de yoktu ama yine de yasaklanmıştı grevimiz. Şimdi B planımız olmalı o zaman ve sendika da bunu bizimle paylaşmalı. Asli unsur biz işçileriz, bu nedenle de her şeyin, her kararın bizimle tartışılması lazım. 

Bu dönem sessiz geçiyor. Yaşadığımız sürece göre bu sessizlik bizleri tedirgin ediyor. Bir an önce tüm kararlılığımızı uyuşmazlık masasındaki herkese göstermeliyiz. Hep birlikte!

ÖNCEKİ HABER

‘Yasaklara yanıtı hep birlikte vermeliyiz’

SONRAKİ HABER

Hrant Dink Vakfı'nın "Kayseri" konferansı gerekçe gösterilmeden yasaklandı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa