28 Kasım 2016 09:23

Mühürsüz Yazılar

Türkiye'de dört yüz üyesi olan Özgür Gazeteciler Cemiyeti kapatıldı

Paylaş

Hakkı BOLTAN
Özgür Gazeteciler Cemiyeti Eş Başkanı

Özgür Gazeteciler Cemiyeti (ÖGC) 19.3.2013 de Diyarbakır’da resmen basın çalışmalarına başladı. Her kuruluş gibi ÖGC’de temel bir ihtiyaca cevap için kuruldu. Kapatıldığı güne kadar da kuruluş amacından tek santim şaşmadan çalışmalarını yürüttü. 
Kuruluş ve çalışma amacı önemlidir. Çünkü kuruluş ve çalışma nedeni aynı zaman da kapatma nedenidir de. 

Bilindiği üzere 1990’lı yılarda Kürt mücadelesi büyüdü ve Türkiye’nin ana gündemi oldu. Tek taraflı devlet yayını Türkiye ve dünya kamuoyunu artık ikna etmiyordu. Bölgede devletten kaynaklı engel ve baskı alabildiğine vardı. 

Ancak baskılara rağmen bir şeyler yapılabilirdi. Halka dayanarak kaynağa yakın habercilik yapmak mümkündü. Havuz medyanın devlet endeksli duruşu bildik bir şey. Ya yabancı basın… Yapsa imkan var. Buda kapalı. Var olan da kendi devlet prizmalarına ve kendi kurum çıkarlarına göre yayın yaptılar. 

Alan her taraftan basın ablukası altına alınır oldu. Tek taraflı ambargo artıkça artıyor. Aşılma nedir bilmiyordu. Tamda basın ticaret alanı haline gelmişti. Yeni çıkan bir gazete, TV, Radyo vs. kısa sürede tek taraflı yanlı yayın yaparak tam bir medya holdingi olup ortaya çıktı. 

Kürt mücadelesi gibi yine iş omuzlara düşercesine bölgeden duruma el atıldı. Hiçbir hesap yapmadan, can ve mal derdi içine girmeden haber kaynağından alındı ve bir iki dergi ve gazete ile ulaşılabildiği kadar yayan yaptı. Ağır bedeller verildi. Anlat-anlat bitmez. Her gün birkaç kişi arkadan, önden, sokak ortasında öldürüldüler. Sayıları yüzleri aştı. İbreti alem kesme yöntemi bugüne has bir durum değil. İlk versiyonu bölgemizde gazetecilere yönelik geliştirildi. 

Yıldırmadı. Çığ oludu ve büyüdü. Gazeteler, dergiler, televizyonlar, radyolar, ajanslar ve dağıtım ağları peş peşe açıldı ve tam bir basın ağı oluştu. 

Her kuruluş kendi başına. Var olan cemiyet ve diğer basın örgütleri kendi aralarına almıyor ve alabildiğine terörize ediyorlardı. Yalnızlaştırma ve kuşatmada sınır yoktu. Devlet ve basın örgütleri omuz omuza var olan bölge basın kurumlarını kuşatıyor ve sıkboğaz edercesine soluksuz bırakılıyordu. 

Bunun da aşılmasının tek alternatifinin yerelde örgütlenmekten geçtiğini acı da olsa pratik mücadele bizlere öğretti. Özgür Gazeteciler Cemiyeti bu zemin üzerinde kendini örgütledi. 

Duruşu ve dayandığı meşru potansiyel her gün biraz daha onu etkin kıldı. Birileri görmek istemese de çalışmaları ile muhalif basın ortamını toplar oldu. Dışlanan, atılan, tutuklanan, gözaltına alınan, engellenen, ötekileştirilen kim varsa gelip kendisini bulduğu alternatif basın kurumu olduk.  Bu çok önemli. Türkiye de yapılması gerekip de yapılmayanı yaptık. Yani Türkiye’nin ekmek su kadar ihtiyaç duyduğu konuya ÖGC el atı ve yaptı. Başardı da.  Başarmasaydık veya demokrasiden dışarı sapsaydık bizler kapanmazdık. Başarı artıkça. Bizler yeni projelerler kamuoyu önüne çıktıkça saldırılar da artı. Türk ve Kürt gazetecileri bir potada yürütmek, onlara ortak hareket odağı olmak devletin bir yerlerini incittikçe incitti. Biz buna aldırmadık. Saldırdılar, gözaltına aldılar, tutukladılar yine de doğru olandan taviz verilmedi. Yapılacaklar yapıldı. Türkiye’den ve Kürdistan’dan buluşmalar gerçekleşti. Barışın sesi ve köprüsü oldukça moral artı. Sansüre Karşı Basın Platformu, Haber Nöbeti, Yayın Yönetmeni Nöbeti gibi girişimler ciddi çalışmalardır.

Devlet ve hükümet bu gelişmeleri kendine ve geleceğine yönelik ciddi tehlike olduğunu algıladı ve 370 dernek ile beraber Özgür Gazeteciler Cemiyeti de PKK-KCK Örgütüyle irtibat ya da iltisakı olabileceği yorumundan hareketle OHAL Kanununun 11. Maddesinin birinci fıkrası (0) bendi uyarınca 3 (üç) ay süreyle çalışmalardan men edildi.  
Görüleceği gibi PKK-KCK ile irtibat ya da iltisakımızın olabileceği yorumu üzerine ÖGC kapatılıyor.  Bu yoğun kapatma arasında görülmemek anlaşılıyor. Ancak Türkiye’de var olan basın örgütleri tarafından da görülmediğimizi de söylemek gerekiyor. Sözün en yalın hali ile Türkiye’de dört yüz üyesi olan bir basın örgütü kapatılıyor ve bir iki sosyalist basın dışın da hiçbir basın kurumu tarafından haber değeri olarak bile görülmüyor.

ÖNCEKİ HABER

AKP’li Şahin: HDP’li milletvekilleri tahliye edilebilir

SONRAKİ HABER

Yeni Akit, KOÜ’lü akademisyeni hedef göstermeye devam ediyor!

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa