Lüleburgaz’da ‘OHAL’de emek mücadelesi’ konuşuldu

Lüleburgaz’da ‘OHAL’de emek mücadelesi’ konuşuldu

Lüleburgaz’da, 'OHAL’de Emek Mücadelesi' paneline Zeki Kılıçaslan, Erhan Kaplan, Cemal Bilgin, Hasan Toprak katıldı.

Lüleburgaz’da, “OHAL’de Emek Mücadelesi” konulu panel yapıldı. Paneli, Lüleburgaz Emek ve Demokrasi Platformu düzenledi. Eğitim Sen Baştemsilcisi Mehmet Sezgin’in moderatörlüğünde, Halk Eğitim Merkezi Salonu’nda yapılan panele, CHP Parti Meclisi Üyesi Zeki Kılıçaslan, Taşeron İşçi Cemal Bilgin, Petrol-İş Sendikası Eğitim Uzmanı Erhan Kaplan ve KESK Genel Sekreteri Hasan Toprak konuşmacı olarak katıldı.

KILIÇASLAN: HALKLA BİR ARAYA GELİNMELİ

Panelde ilk konuşmayı, Zeki Kılıçaslan yaptı. Kılıçaslan, sol ve sosyal demokrat partilerin kitlelerle ilişkilerinin sendikalar üzerinden yürütülmesi gerektiğini, ancak son yıllarda bu ilişkinin iyice zayıfladığını, Lüleburgaz’ın bu konuda Türkiye’nin en iyi kentlerinden biri olduğunu, dileğinin, bu başarının daha da güçlenerek sürmesi olduğunu belirtti. Nüfusun yüzde 1’inin, servetin yüzde 99’unu kontrol ettiği bir dünyada yaşadığımızı söyleyen Kılıçaslan, demokrasiye, hak ve özgürlüklere, hukuka, adalete inanan her inançtan, her milliyetten insanın bir araya gelmesi ve mücadele etmesi gerektiğini düşündüğünü, ancak bunun için de halkla ilişki kurulmasının şart olduğunu, bunun yolunun da, siyaset ve sendika ilişkisi üzerinden yürüyebileceğine vurgu yaptı.

CEMAL BİLGİN: OHAL İŞÇİYE VURDU

Kılıçaslan, sendikalı işçilerin az çok sesini duyurduklarını, ama taşeron işçilerin sesinin duyulmadığını belirterek, birlikte geldiği, Çapa Tıp Fakültesi’nde taşeron olarak çalışırken sendikalaşma mücadelesi yürüten, daha sonra işten atılan Cemal Bilgin’e söz verdi.

Cemal Bilgin konuşmasında, “OHAL’de tehdit var, OHAL’de taciz var, OHAL’de işsizlik var, işten atılma var, her şey var…” diyerek, taşeron işçilere her işi yaptırdıklarını, taşeron işçiler olarak sendikalaşma mücadelesi yürütmeye başladıklarında, bazı uygulamalara karşı direndiklerini, bu direnişlerden sonra “İyi Cemal’in, güzel Cemal’in” yerini “Solcu Cemal’in, Devrimci Cemal’in, Kötü Cemal’in aldığını”, amirlerin kendilerine karşı olan davranışlarının hemen değiştiğini anlattı. Mücadeleleri süresince, SES ve TTB’nin sürekli yanlarında olduğunu, ancak, Genel-İş’in yetki alıp toplusözleşmeye oturacağı sırada işten atıldığını, işten atılma sürecinde Genel-İş’in kendisine destek olmadığını belirtti. “Bizim partimiz yok, sendikamız yok, bize sahip çıkan yok” diyen Bilgin, OHAL’in patrona vurmadığını, işbirlikçi sendikacıya vurmadığını, OHAL’in işçilere, emekçilere vurduğunu söyleyerek, “birlik olmak, örgütlü olmak gerekiyor, mücadeleyi ve sesimizi yükseltmek gerekiyor” dedi.

KAPLAN: GREV ERTELEME GREV YASAĞINA DÖNÜŞTÜ

Daha sonra söz alan Petrol-İş Eğitim Uzmanı Erhan Kaplan, 15 Temmuz Darbe Girişimini ABD’nin planladığını, darbeye karşı halkla birlikte mücadele edilmesi gerektiğini ama siyasal iktidarın OHAL ve KHK’lerle halkın, işçi ve emekçilerin sokaklara çıkmasını yasakladığını anlattı. Grev ertelemelerin, grev yasaklamalara dönüştüğünü belirten Kaplan, “Hükümet, ekonomik istikrarı bozmayı, grev yasaklama nedeni sayıyor. Bu yasal değildir. OHAL de olsa, sendikaları kapatamazsın. Çalışmalarını durdurursun, sonra da yargıya başvurur, yargının kararına uyarsın. Ancak siyasal iktidar böyle yapmıyor.” dedi.

TOPRAK: LAİKLİK BİLE PARAYLA ALINIR OLDU

Son konuşmacı, KESK Genel Sekreteri Hasan Toprak oldu. Toprak konuşmasına, altı bin arkadaşlarının görevlerine geri döndüklerini belirterek başladı. Bu başarıyı mücadele ederek kazandıklarını belirten Toprak, mücadelelerinde yanlarında olanlara teşekkür etti. Toprak, darbe girişiminin bir iktidar mücadelesi olduğunu söyleyerek darbe girişiminin ardından tüm darbelerin eninde sonunda işçi ve emekçilere yöneleceğini bildiklerinden KESK olarak “Ne askeri darbe, ne sivil darbe” tavrı aldıklarını anlattı. 12 Eylül’de 4 bin kamu çalışanının işten uzaklaştırıldığını, bu sayının bugün için 110 bin olduğunu, bu nedenle yaşadığımız sürecin olağanüstü bir süreç olduğunun altını çizen Toprak, darbe girişimiyle ilgisi olmayan ancak darbe mağduru olan herkese, sağcı/solcu, şucu/bucu demeden sahip çıktıklarını, bu nedenle her gün yüzlerce mektup ve başvuru aldıklarını belirtti. “Bugün laikliği bile para ile alır hale geldik… Öğrenci velileri, parasını cebine koyup laik eğitim yapan, laik kişilerin yönettiği özel okul arıyorlar. Çevremizdeki birçok insan, laikliğe, bilime, özgür düşünceye inanan öğretmen arıyor, çocuğunu teslim etmek için. Kadrolaşma bütün hızıyla sürüyor. Gülencilerin yerini, Menzilciler aldı” diyen Toprak, işçi ve emekçilerin, sağcı/solcu demeden, dinsel ayrım ve etnik köken gözetmeden birleşmesi, işi, ekmeği, özgürlüğü için mücadele etmesi gerektiğine vurgu yaptı. Toprak, birçok birlik girişiminin olduğunu ifade ederek bu girişimlerin işyerlerinden, mahallelerden, yerellerden örgütlenemedikçe başarı şansı olmadığını söyledi.

Soru ve cevap şeklinde devam eden panel, konuşmacıların, demokrasi ve emek güçlerinin birlikte mücadele etmesi gerektiğine vurgu yaptığı konuşmalarla sona erdi. (Lüleburgaz/EVRENSEL)

www.evrensel.net
ETİKETLER LüleburgazOHAL