Karanlık tablo: Çocuklar tekrar tekrar istismara uğruyor!

Karanlık tablo: Çocuklar tekrar tekrar istismara uğruyor!

Türkiye Psikiyatri Derneği’nin Çocuk Cinsel İstismarı Bilgilendirme Dosyası çocuk istismarındaki korkunç gerçekleri ortaya koydu.

Hilal TOK
İstanbul

Çocuğa yönelik cinsel istismar hem Türkiye’nin hem de dünyanın kanayan yaralarından biri. Türkiye Psikiyatri Derneği’nin hazırladığı Çocuk Cinsel İstismarı Bilgilendirme Dosyası dünyada ve Türkiye’de çocuk istismarındaki korkunç gerçekleri ortaya koyuyor. Rakamlar, istismarın bebeklik çağında başladığını, çocukların en yakınları tarafından gerçekleştirildiğini gösterirken, önlem alınmadıkça çocukların tekrar tekrar istismara maruz kaldığı da gözler önüne seriliyor.

BEBEKLER BİLE ...

- Dünya Sağlık Örgütü 2002 verileri dünyada en az 150 milyon kız ve 73 milyon erkek çocuğun 18 yaşın altında zorla cinsel ilişki ya da fiziksel temas içeren diğer cinsel şiddet türlerini yaşamış olduğunu gösteriyor.

- Cinsel istismara maruz kalan çocukların yüzde 71’i kız, yüzde 29’u erkek. Cinsel istismara uğrayan çocukların yaklaşık yarısı tekrar tekrar istismara uğruyor.

- Çocuk cinsel istismarlarının yüzde 51’i dokunmadan gerçekleşiyor, erkeklerin yüzde 42’si anal yoldan istismara uğrarken, kızlarda bu oran yüzde 72’dir.

- Yaşamları boyunca en az bir kez cinsel saldırıya maruz kalan ergenlerin oranı yüzde 21. Cinsel istismarın yaklaşık yüzde 20-25’ini ensest olguları.

- Erkek çocuk ve ergenlerin cinsel istismarı daha seyrek açıkladığı, kızların açıklama yapmaya erkeklerden daha meyilli olduğu bilinmektedir

- Cinsel istismar bebeklik dönemine kadar inebilirken, dünyada cinsel istismarın ortalama uğrama yaşı sadece 9!

- UNICEF’in farklı ülkelerden örneklerle bildirdiği çalışmalara göreyse, bazı ülkelerde genç kızların yaklaşık yarısında ilk cinsel deneyim zorla olmakta.

HASTALIK DEĞİL, SUÇ!

Türkiye Psikiyatri Derneği bilgilendirme dosyasında Psikiyatri Uzmanı Suzan Saner cinsel saldırının hastalık değil, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen bir suç olduğunun altını çiziyor. Saner, cinsel saldırı suçlarının, toplumun erkek egemen kavrayış ve uygulamalarından soyutlanarak sadece cinselliğe indirgenip tıbbileştirilmesinin, suçlunun masumlaştırılması riskini taşıdığını söylüyor: “Saldırganların ‘normal’ insanlardan farklı, ruh hastası, pedofil, alkolik, serseri oldukları düşüncesi halk arasında ve profesyonel çevrelerde halen oldukça yaygındır. Her çocuk istismarcısı, düşünüldüğü gibi pedofil değildir. Belki ruhsal sorunlar istismar potansiyelini artırabilir, fakat genellikle istismar dışındaki davranışları açısından diğer insanlardan farklı değillerdir. Cinsel saldırıda bulunan kişilerin çok büyük bir kısmı doğru ve yanlışı ayırt etme yeteneğine sahiptir. Bu nedenle eylemlerinin uygun olmadığını bilir, bunların başkaları tarafından öğrenilmemesi için önlemler alırlar; bu önlemleri alma becerisine sahip kişilerdir. Bir başka deyişle minareyi çalarken kılıfının hazırlama kapasitesine sahiptirler. Görüntüleri ve davranışları diğer insanlar gibidir; işleri, arkadaşları vardır ve topluma saygılıdırlar. Zengin ya da fakir, eğitimli ya da eğitimsiz, başarılı ya da başarısız, her çeşit meslek, ırk ve etnik gruptan olabilirler.”

KADINLARIN YARISI EN AZ 1 KEZ İSTİSMAR EDİLMİŞ

- Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2015 verileri suç mağduru çocuk sayısının yılda 122 bini geçtiği, bunların yüzde 10 oranında cinsel suçlar olduğunu gösteriyor.

- Adalet Bakanlığı’nın 2015 verilerine göre de yılda ortalama 17 bin istismar davası açılıyor, bu davalar yüzde 55 oranında mahkumiyetle sonuçlanıyor. Adalet verileri, yılda ortalama 8 bin çocuğun cinsel olarak istismar edildiğini ortaya koyuyor.

- Türkiye’de kadınların yüzde 45’i çocukluklarında en az bir kez cinsel istismara maruz kalmış.

- Yaklaşık 40 yıldır yayınlanan uluslararası çalışmalar gösteriyor ki kadınların en az yüzde 20’si, erkeklerin ise yüzde 5-10’u çocukluklarında cinsel istismara uğruyor.

- Çocuklukta cinsel istismara uğrama sıklığı kentsel bölgelerde kırsal bölgelere göre daha fazla. Saldırganların yüzde 60’ı ise çocukların tanıdıkları biri.

Bu rakamlar buzdağının yalnızca görünen yüzü; çünkü istismar olgularının çoğu gizli kalıyor ve araştırmalar net gerçekliği veremiyor.

HER 3 KADINDAN BİRİ ÇOCUK YAŞTA EVLENDİRİLİYOR

- Türkiye’de her üç kadından biri çocuk yaşta evlendirilmiş.

- 18 yaşından önce evlenen kadınların yüzde 19’u, 18 yaşından sonra evlenen kadınların yüzde 10’u cinsel şiddete maruz kalıyor. Erken evlenen kadınların yarısı fiziksel veya cinsel şiddete maruz kalırken, 18 yaşından sonra evlenen kadınların ise üçte birinin fiziksel ve cinsel şiddete maruz kaldığı görülüyor.

ENSESTTE SUÇLU ÇOCUK VE ANNE DEĞİLDİR!

Toplumda ensest yaşayan çocuğun ve annesinin suçlandığını, bu yaklaşımın hukuk alanına bile yansıdığını belirten Psikiyatri Uzmanı Suzan Saner bu tutumun sorunu daha da derinleştirdiğini vurguluyor. "Suçlamalara göre çocuk/genç ensesti davet eder, kışkırtır, hemen söylemediği için yalan söylüyordur ya da kendi istiyordur. Aynı zamanda anneler; olayı anlayamadığı, durduramadığı, eşinin cinsel isteklerine yeterince cevap vermediği, çalıştığı için çocukları evi ihmal ettiği gibi gerekçelerle suçlanmaktadır. Adeta sorumluluk enseste başvuran kişide değil, diğerlerindedir. Bu ataerkil, kolaycı, günah keçisi yaratan yaklaşımların hukuk, tıp, psikiyatri ve psikoloji bilimlerinin içine bile sızdığı gözden kaçırılmamalıdır."

Son Düzenlenme Tarihi: 26 Kasım 2016 11:20
www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.