Cumhuriyet avukatları görüş engeline itiraz dilekçesi verdi

Cumhuriyet avukatları görüş engeline itiraz dilekçesi verdi

Cumhuriyet Gazetesi yazar ve yöneticilerinin avukatları görüş engeline itiraz etti.

Silivri Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu bulunan Cumhuriyet gazetesi yazar ve yöneticilerinin avukatları, avukat-müvekkil görüşmelerinde uygulanan engelleme kararına karşı Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına itiraz dilekçesi verdi. 

İtiraz dilekçesini sunmak üzere Bakırköy Adliyesinde toplanan avukatlar, ardından savcılığa çıkarak itiraz dilekçelerini verdi. Dilekçede, “Silahlı terör  örgütüne üye olmamakla beraber örgüt adına faaliyette bulunmak” ve “Propaganda yapmak” iddialarıyla tutuklanan Cumhuriyet gazetesi yazar ve yöneticilerinin avukatlarıyla görüşmelerine getirilen engellemenin savunma hakkını ortadan kaldıracak kısıtlamalara maruz bıraktığı söylendi.

ENGELLEMENİN DAYANDIĞI BİLİNMİYOR

Dilekçede avukat-müvekkil görüşmeleri yönünden ceza ve tutukevinde uygulanan  kısıtlamalar şöyle sıralandı: “Görüşmeler; teknik cihazla, sesli ve görüntülü kayıt yapılarak izlenmektedir. Görüşmelerde personel bulundurulmaktadır. Görüşmelerde mesleki olarak paylaşılmak istenen tüm belgelere el konulmaktadır. Görüşmeler; haftada bir gün ve bir saat ile ayrıca en fazla 3 avukatla sınırlanmıştır.”

Silivri Kapalı Ceza İnfaz Kurumundaki bu uygulamaların dayanağının ne olduğunun taraflarına bildirilmediğini belirten avukatlar dilekçede, talep etmelerine rağmen cezaevindeki uygulamaların dayanağını oluşturabilecek hiçbir belgenin kendilerine gösterilmediğini söyledi. Avukatlar, bu engellemenin hangi uygulamaya dayandırıldığını bilmediklerini belirterek, avukat-müvekkil görüşmeleri yönünden maruz bırakılan uygulamalar, başta “savunma hakkı (sır dokunulmazlığı ilkesi ve özel yaşamın gizliliği)”,  “lekelenmeme hakkı” ve “kişi güvenliği”ne, “özgürlük ve güvenlik hakkı”na Anayasaya aykırı müdahale niteliğinde olduğunu söyledi.
Savcılığa sunulan dilekçede, “Tutuklu müvekkiller yönünden gözaltı sürecinde de 5 gün süreyle müdafi ile görüşme yasağı verildiği ve dosyanın “kısıtlılık kararı” ile müdafilerden gizlendiği; müdafilerin dosyaya erişimi ve dolayısıyla şüphelinin avukata erişim hakkının kısıtlandığı, müvekkillerin cezaevinde tabi tutulduğu yukarıda anılan “usule/hukuka aykırı” uygulamalar ile birlikte düşünüldüğünde, savunma hakkının katmerli biçimde kısıtlandığı, bu hakkın etkin kullanılabilmesinin neredeyse ortadan kaldırıldığı apaçık görülmektedir” denilerek uygulanan kısıtlamalara son verilmesi talep edildi. (İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net