25 Kasım 2016 04:59

Siyasi parti ve sendikalar: Suriye'de savaşa hayır

Suriye rejiminin hava saldırısı sonucu 3 askerin hayatını kaybettiği saldırıya ilişkin siyasi partilerden ve sendikacılardan tepki geldi.

Paylaş

Genelkurmay Başkanlığının Suriye rejiminin hava saldırısı sonucu 3 askerin hayatını kaybetmesi 10 askerin de yaralandığı saldırıya ilişkin siyasi partilerden ve sendikacılardan hükümete uyarılar geldi. Yapılan açıklamalarda Türkiye’nin tehlikeli bir yola girdiği ifade edilirken, barışçıl bir dış politika uygulanılması gerektiğini altı çizildi. 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, hükümete de sağduyulu olma konusunda uyarıda bulunurken, Emek Partisi Genel Başkanı Selma Gürkan “Türkiye sonu belirsiz tehlikelere atılıyor” dedi. HDP Sözcüsü Ayhan Bilgen ise, “Mezhepçi etnik fobiye dayalı siyasetin faturasını hem ülke içinde hem de ülke dışında yeni daha büyük kaosları beraberinde getirir” ifadesini kullandı.  ÖDP Başkanlar Kurulu Üyesi Önder İşleyen ise ÖDP “Türkiye’yi savaşa sürükleyecek adımlardan vazgeçilmeli” açıklamaları geldi. KESK ve DİSK ise bu savaşın içinde Türkiye’nin yer almasını istemediklerini ifade etti.

KILIÇDAROĞLU’DAN SAĞDUYU ÇAĞRISI

Türkiye Otelciler Federasyonu Genel Kurulunda konuşan Kılıçdaroğlu Adana’da gerçekleştirilen saldırıya ilişkin yaptığı değerlendirmede “Biz her terör olayından sonra şu çağrıyı ısrarla yaptık: ‘Terörü bitirmek için bizden ne istiyorsanız vermeye hazırız.’ Defalarca söyledim bunu. Çünkü bu ülkenin insanı terörü evlatlarını vermekten bıktı. Ülkemizde huzur istiyoruz” ifadelerini kullandı.  

Fırat Kalkanı operasyonunda 3 askerin ölümüne ilişkin de “Suriye hükümetine ait uçaklarla askerlerimizin vurulduğu şeklinde haber. Bu çok tehlikeli bir kapıya bizi getirebilir. Çok tehlikeli bir sürecin içine Türkiye’yi sürükleyebilir. Buradan hükümet yetkililerine sağ duyuyla davranmalarını tavsiye etmenin ötesinde bir şey söyleyemeyeceğim” dedi. 

EMEP: TÜRKİYE SONU BELİRSİZ TEHLİKELERE ATILIYOR

Emek Partisi Genel Başkanı Selma Gürkan tarafından yapılan açıklamada ise şu ifadelere yer verildi: ÖSO’yu destekleme adına başlatılan Kuzey Suriye harekatının Türkiye’yi sonu belirsiz tehlikelere attığı biliniyordu. Bile isteye “bataklık”a boylu boyunca girmeye istekli olunmuş; Rusya’yla ABD ve Batı’yı dengelemeye çalışarak manevra alanı bulunacağı umulmuştu. AKP-Erdoğan yönetimi “Osmanlı bakiyesi topraklar”dan olan Suriye ve Irak’ta hak iddia etmediğini söylüyor, ancak yine de köprübaşlarını tutmaya çalışarak, Halep’le Musul’da Türkiye’siz hesap yapılamayacağını ileri sürüyordu.

Ancak bu iki ülke, müttefikleriyle Amerika ve Rusya arasında büyük hesapların konusu olan barut fıçıları durumundaydı ve Türkiye gibi “üçüncü güçler”in aradan sıyrılması hemen tümüyle olanaksızdı.

Türkiye en başta bu ülkelerin rejimleri olmak üzere savaşan güçlerle karşı karşıya gelecek görünüyordu. Sonunda, kaçınılamayacak olan oldu. El Bab’a yönelik harekat yürüten TSK birliklerine Suriye rejiminin kontrolünde olduğu bildirilen topraklardan kalkan uçaklarla operasyon düzenlendi. Başkalarının topraklarında işleri olmaması gereken ölü ve yaralılarımız, yalnızca AKP-Erdoğan yönetiminin maceracı Suriye ve Irak politikalarının kurbanıdırlar. Yakınlarına baş sağlığı ve geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor ve hükümeti bir kez daha izlemekte olduğu savaş yanlısı dış politikadan vazgeçmeye çağırıyoruz.

HDP: BARIŞ EKSENLİ SİYASET DÖNÜLMELİ 

HDP Sözcüsü Ayhan Bilgen, Evrensel'e yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Tüm bu ölümler 5 yıldır ısrar edilen dış politikanın sonucudur. Suriye hükümetinin açık uyarısına rağmen orada işbirliğine girilen grupların desteklenmesi adına asker feda edilmiştir. Rus uçağının düşürülüşünün yıl dönümünde gerçekleşmiş olması da anlamlıdır. Nusracıların Halep’en uzaklaştırılması ricasının karşılanmaması bedelini cenazelerle ortayı çıkarmıştır. Bu tablonun sonucunda Şangay hesabını yapanların düşünmesi gerekir. Bölgede savaş planlarını boşa çıkartacak barış eksenli siyaseti dönülmeli. Mezhepçi etnik fobiye dayalı siyasettin faturasını hem iç hem ülke içinde hem de ülke dışında yeni daha büyük kaosları beraberinde getirir.”

DİSK: DAHA FAZLA GÖZYAŞINA BOĞULMADAN YANLIŞTAN DÖNÜLMELİ

DİSK Genel Başkanı Kani Beko: Hükümetin izlediği vahim Suriye politikasının ağır sonuçları olacağına dair gerek biz DİSK olarak, gerekse bütün emek, barış ve demokrasi güçleri olarak defalarca uyarılarımızı dile getirdik. Şam’da “bayram namazı” kılma hayallerinin, Ortadoğu’daki savaşa taraf olma politikasının ülkemize ve halkımıza hiçbir şey kazandırmayacağını söyleyenler, yurtta ve dünyada barış ilkesinde ısrar edenler birçok kere neredeyse “hain” bile ilan edildi. Bugün gelinen noktada maalesef söylediklerimizin anlamı daha net anlaşılıyor. Daha geç olmadan, bu topraklar daha fazla kana ve gözyaşına boğulmadan yanlıştan dönülmesini umut ediyoruz.  

ÖDP: TÜRKİYE’Yİ SAVAŞA SÜRÜKLEYECEK ADIMLARDAN VAZGEÇİLMELİ

ÖDP Başkanlar Kurulu Üyesi Önder İşleyen ise gazetemize şu açıklamalarda bulundu: “AKP, Suriye ve Ortadoğu’da en başından bu güne izlediği yanlış siyasetlerle Türkiye’yi böyle bir bataklığın içerisine sürükledi. AKP, Türkiye’nin güvenliğinin ‘sınır ötesinden’ başlayacağına yönelik bir yaklaşımla, Suriye savaşına daha çok dahil oluyor. Türkiye’yi savaşın içerisine daha çok sürükleyecek adımlardan vazgeçilmelidir. Türkiye’nin güvenliği, sınır güvenliğinin sağlanması, ülkemizin yabancı güç ve cihatçıların geçiş üssü olmasından çıkarılması gerekiyor. Sınır güvenliğinin sağlanması ve aynı zamanda Suriye iç savaşının yarattığı etnik ve mezhepsel dağılma alanından Türkiye’nin çıkartılması, içerde de buna uygun politikaların geliştirilmesine ihtiyaç var. AKP ise tam tersine ülkemizi Suriye ve Irak’ta emperyalizmin hegemonyasında şekillenen ve etnik ve mezhepsel bir dağılmaya dayanan savaşın içerisine doğru itmeye devam ediyor. Bunun ağır faturasını Türkiye bugün kaybettiği askerle ve aslında yıllardır patlayan bombalar ve giderek artan toplumsal çatışma dinamikleriyle ödemeye devam ediyor. Erdoğan, dışarıda savaş siyasetini aynı zamanda içerde Başkanlıka geçiş planlarında milliyetçi-fetihçi bir dalganın kaynağı haline getirmeye çalışılıyor. Sonuç olarak bu ağır faturanın ortadan kaldırılması ancak AKP-Saray rejiminin ileri dalgasının toplumsal muhalefetin kırmasıyla mümkün olabilecek.”

KESK: BİRARADA YAŞAMI SAVUNDUK

KESK Genel Sekreteri Hasan Toprak: Biz konfederasyon olarak bugüne kadar halkların bir arada, eşit, özgür ve kardeşçe yaşamını savunuyoruz. Bundan dolayı da Ortadoğu’da herhangi bir savaşın içerisinde Türkiye’nin de olmasına kabul edilemez buluyoruz. Dolayısıyla Türkiye’nin Suriye’de olmasının hiçbir izahı da mantığı da yoktur. Ülkemizi bataklığa sürükleyecek bir politika olduğunu görmemiz gerekiyor. Türkiye’yi büyük savaş bataklığına doğru çekmeye bugün ki iktidarların hakkı olmadığını  düşünüyoruz. Biz bu emperyalist paylaşım savaşının içerisinde Türkiye’nin yer almasını istemiyoruz. (İstanbul/EVRENSEL)

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

OHAL’de gazetecilik: Tutuklama, kapatma, işsizlik...

SONRAKİ HABER

Ali Tütmez mezarı başında anıldı: Yeri doldurulamaz bir boşluk

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa