Cam işçisi işe iadesini istiyor

Cam işçisi işe iadesini istiyor

Mersin Paşabahçe'de geçtiğimiz yıl işten atılan 34 işçiden 28'i işe iade davasını kazandı. 6 işçi hakkındaki karar bekleniyor.

Vedat YALVAÇ
İstanbul

Mersin Paşabahçe’de geçtiğimiz yıl daralma gerekçesiyle işten atılan 34 işçiden 28’si işe iade davasını kazandı, 6 işçinin kararının ise önümüzdeki günlerde Yargıtaydan çıkması bekleniyor. Sendikaları Kristal-İş’in sahip çıkmadığını, davayı bile kendi imkanlarıyla açtıklarını anlatan işçiler, işe iade davalarını kazanan işçilere Şişecam’ın diğer fabrikalarına yatay geçiş hakkı tanınmasını istedi. İşçiler, “Haklı olduğumuz Yargıtay tarafından da kanıtlandı. Bari bundan sonra sendikacılar harekete geçerek elinden geleni yapsın” dedi.

İŞVEREN KÖTÜ NİYET TAZMİNATI ÖDEYECEK

Geçtiğimiz yıl daralma gerekçesiyle fırın kapatan Şişecam Topluluğu, Mersin Paşabahçe fabrikasında teşvik alarak çıkmak istemeyen 34 işçiyi işten atmıştı. Bunun üzerine fabrika önünde direnişlerini günlerce sürdüren işçiler, sendikaları Kristal-İş’in yöneticilerini kendilerine sahip çıkmamakla eleştirerek direnişlerini İstanbul Beykoz’da bulunan Kristal-İş Genel Merkezi önüne taşımıştı. 

“Geç de olsa davamız Yargıtay tarafından onandı” diyen işten atılan işçilerden Yaşar Akkul, şöyle devam etti: “Mersin’de 34 arkadaş fabrikanın bize dayattığı teşvikle işten çıkmayı kabul etmeyerek yargı yolunu seçtik. 28 arkadaş toplu hareket ederek tek bir avukata davamızı verdik. 6 arkadaşımız ise başka avukatlara verdi. Biz 28 arkadaş işe iade davalarını kazandık. İşveren tarafından temyiz için Yargıtaya taşınan dava da bizim lehimize sonuçlandı. 6 arkadaşın davasının da Yargıtayda onanmasını bekliyoruz.” Gerekçeli kararın birkaç gün içerisinde işverene ulaşacağını söyleyen İsmail Yılmaz ise, “Davayı kazanan tüm işçilere ilk 4 ay çalışıyormuş gibi tüm sosyal haklarıyla birlikte maaş ödeyecek. Bunların dışında 15 yıla kadar kıdemi olanlara 5 ay brüt maaşı, 15 ile 25 arasında kıdemi olanlara 6 ay, 25 yıl ve üzerinde kıdemi olan işçilere ise 7 ay brüt maaşı ödenecek” dedi.

İŞ KANUNU CAYDIRICI DEĞİL 

İş Kanunu’nun caydırıcı olmadığını da ifade eden Yılmaz şunları söyledi. “Türkiye’deki İş Kanunu’nun işçiler aleyhine işverenler lehine nasıl işlediğinin bir ispatı işe iade davaları. 

Kazanmamıza rağmen patron bize kötü niyet tazminatı ödeyerek işe geri almayacak. Kötü niyet tazminatı dediğimiz işe başlatmama tazminatı. Yasa da maksimum olan tazminat yükü daha yüksek olsa en azından caydırıcı olur ancak düşük olduğu için patron için hiçbir caydırıcılığı yok.” Bu konuda sendikacıları eleştiren Yılmaz, “Bizim sendika yöneticilerinin ihbar tazminatı 52 haftadır. Bunlar seçilemediğinde bu ihbar tazminatını her türlü alırlar. Ücretleri de zaten çok yüksek olduğu için dolayısıyla tazminatları da çok yüksek olur. Bunlar 52 hafta üzerinden tazminat alırken üyesine maksimum 10 haftayı reva görüyor. Bırakın 52 haftayı, 12 haftaya çıkarmak için bile bir çaba harcamıyor. Bu kadar sınıftan, işçisinden uzak bir sendikacılık yapılıyor. Eğer toplu iş sözleşmelerinde, ihbar süreleri işverenin altından kalkmasını zorlayacak sürelere çıkarılırsa işçilere kısmen de olsa iş güvencesi sağlar. Böylece işverenlerin işçilerin ücretlerini verip kapının önüne koyması zorlaşacak” dedi. 

SENDİKACILAR YOKTU

Sendikacıların bu süreçte kazanma şansları olmadığını ileri sürerek davaları açmamalarını telkin ettiğine dikkat çeken Yaşar Akkul, devam etti: “Hem genel başkan ve genel merkez yöneticileri hem de şube başkanı ile sendikanın avukatı teşvikten yararlanıp işten ayrılmamızı istediler.” 
Haklı olduklarını yargı yoluyla da kanıtladıklarını belirten Akkul, “Bundan sonra yapılması gereken sendika yöneticilerinin işe iade davasını kazanan bizler için ne gerekiyorsa yapması. Ancak biz halen Kristal-İş merkez yönetiminden böyle bir yaklaşım göremiyoruz maalesef” diyerek kendilerine yatay geçiş hakkı tanınmasını istedi.

CAM İŞÇİLERİ ARTIK UYANSIN 

Geçtiğimiz yıl işten atıldıktan sonra sendika yöneticilerinin kendi sorunlarına kayıtsız kalması nedeniyle eylemlerinin sertleştiğini ifade eden İsmail Yılmaz, “Bizim uğradığımız haksızlıklara diğer arkadaşlarımızın da uğramaması için hem sendikacıların bu tutumunu kamuoyuna ifşa etmeye çalıştık. Eylemlerimiz ve söylemlerimizle işçisinin haklarını savunmayan, işverenle birlik olan bu kişilerin sendikaların başında olmaması gerektiğini ifade ettik. Ve maalesef özellik Türk-İş’e bağlı sendikaların bir çoğu Kristal-iş ile benzer bir sendikal anlayışa sahip oldukları için bize destek olmadıkları gibi Kristal-İş yönetiminin yanında yer aldılar” diye konuştu.

Kristal-İş yöneticilerinin sorunlarına kayıtsız kalması nedeniyle Mersin Paşabahçe Fabrikası önünde başlattıkları direnişi genel merkez önüne taşıdıklarını söyleyen Yaşar Akkul ise şunları söyledi: “Hatalı olduklarını, onlara asli görevlerini hatırlatmak için gitmiştik. Ancak orada da bizi yanıltmadılar. Bizi polis zoruyla kendi evimizden dışarı attılar. Bu da yetmedi yine polis zoruyla çadırımızı yıktılar. Bu da yetmedi başkanlar kurulu üyeleri barakamızı yıktılar. Sendika genel merkezi önünde tam 100 gün kaldık. Burada bize destek olmak yerine köstek olundu.” Cam işçilerine seslenen Akkul, “Hem bütün cam işçilerine hem sendikalı, sendikasız işçilere çağrım şu; işçilerin kurtuluşu sendika ağalığının sona erdirilmesi, sendikaların özgürleştirilmesi ve işçilerin kurumunda gerçekten söz sahibi olmasından geçer. Onun için de kesinlikle bilinçli ve birlik olmaları gerekir.” İsmail Yılmaz da şu çağrıda bulundu: “Cam işçisi artık uyansın kendini yönetecekleri iyi seçsin.” 

Son Düzenlenme Tarihi: 24 Kasım 2016 10:44
www.evrensel.net