23 Kasım 2016 16:12

Cumartesi Anneleri’nin bakışları resmedildi

Cumartesi Anneleri’nin bakışları Ressam Varol Öztorun Cumartesi Anneleri'ni konu alan ‘Dokun(mak)’ isimli sergisini açtı.

Paylaş

Ressam Varol Öztorun Cumartesi Anneleri'ni konu alan “Dokun(mak)” adlı ilk sergisini açtı. Öztorun, sergisini "Bu bakışları hissedebilen kişinin kendisi de Cumartesi Anneleri ile kaybedileni aramaya çıkmışsa, sanat amacına ulaştı demektir" şeklinde özetliyor.

Sergi önceki gün Beyoğlu Hazzopulo'da bulunan Kelepir Cafe'de sanat severlerle buluştu. Serginin ana konusu ise, gözaltında kaybedilen yakınlarını bulmak için yıllardır mücadele veren Cumartesi Anneleri. Öztorun, çizdiği resimlerde hayatın bütün renklerini barındıran ebru sanatını çizgilerle buluşturarak aşk ve özgürlük temalarını ele alıyor.

"Cumartesi Anneleri’nin gözleri, bakışları, kaybettiği çocukları, eşleri… Bunun için ne yapabilirim?" diyerek ile yola çıktığını belirten Öztorun'un tablolarında kaybedilenlerin yüzünün görünmemesi ise dikkat çekiyor. Öztorun, bunu ise şu sözlerle anlatıyor: "Kaybedilmeleri, resimde ifade etmeye çalıştım. Beyaz mozaikleme ise, kaybedilen yüzlerce kişiyi kurgulayarak yaptığım bir teknik. Oradan yola çıkarak bu sefer yüzleri oluşturarak yüzlerin bize anlattığı, ‘Kaybedilen insanları biz arıyoruz, sizlerin de aramasını istiyoruz’ mantığıyla yaklaştım."

Öztorun’un tablolarındaki her bakışa baktığınızda bakışlar sizi sorguluyor. Ressam Öztorun bunu "Bu bakışları hissedebilen kişinin kendisi de Cumartesi Anneleri ile kaybedileni aramaya çıkmışsa, sanat amacına ulaştı demektir" sözleriyle açıklıyor.

'EBRU SANATINI MODERN ÇİZGİLERLE BULUŞTURUYOR'

Eserlerinde geleneksel sanatın bir biçimi olan ebru sanatını modern tekniklerle yoğurarak renklerin inşasını ortaya koymaya çalıştığını dile getiren Öztorun, ebru sanatının renklerle buluştuğunda renklerin dans ettiğini belirtiyor. Öztorun, kumaş üzerine ebru basımı yaptıktan sonra akrilik boya ile figürler oluşturduğunu anlatıyor.

'AŞK VE ÖZGÜRLÜĞÜ YANSITMAYA ÇALIŞTIM'

Tablonun temasının aşk ve özgürlük olduğunu söyleyen Öztorun, aşk ve özgürlüğü ise şöyle tanımlıyor: “Aşk dediğimiz şey; bir kişiye duyulan aşk değildir sadece. Yaşamın her alanında aşk vardır. Özgürlük de böyledir. Özgürlüğü istemek de aşktır. Çizgiler, renkler bunların bir araya gelmesi de özgürlüktür. Renklerin çizgileriyle, özgürlüğü buluşturup, aşk ve özgürlüğü yansıtmaya çalıştım. Ve insanların bu tablolarda kendilerine ait özgürlük ve aşk bulabileceklerine inanıyorum."

'RESMİN HALKLA BULUŞMASINI İSTEDİM'

Resim sanatının burjuvazinin sanatı gibi göründüğüne dikkat çeken Öztorun, “Resim sanatına baktığımızda geçmişten beri zengin insanlar resimle uğraşmıştır. Paris’e gidip eğitim almışlardır. Ekonomik anlamda alt kesimlerin olduğu alanlarda galeriler yok. Ya da resim sanatı yok” sözleriyle kendisinin bu algıyı kırmak için sergisini Kelepir Cafe'de açtığını söylüyor. Mevcut algıyı eleştiren Öztorun, "Galerilere gittiğiniz de önce giyiminize bakarlar. Giyiminiz çok uygun değilse galeriye almazlar. Burada halkımız gelip istediği gibi giyinebilir ve resimlere bakabilir" diye konuştu. (DİHABER)

ÖNCEKİ HABER

Orçun Ünal, Odak Yazar Söyleşileri’nin konuğu

SONRAKİ HABER

TRT’nin ‘yandaş medya’ peşkeşi TBMM gündemine taşındı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa