23 Kasım 2016 09:59

Ya madende çalışacaksın ya ekmeksiz kalacaksın

Siirt Şirvan’daki facia yaşanan madende Nasıroğlu taşeron şirketine bağlı çalışan işçileri yaşadıklarını Serpil Berk’e anlattı.

Paylaş

Serpil BERK
Siirt

Siirt’in Şirvan ilçesi Maden köyünde yaşanan maden faciasının ardından toprak altında kalan 16 işçiden bugüne kadar 7 işçinin cansız bedeni çıkarıldı. Ciner Grubuna bünyesindeki madende toprak altında kalan işçiler taşeron Antlar İnşaat şirketine bağlı çalışıyorlardı. Madende başka taşeron firmalarla birlikte 1000 işçi çalışıyor. Madende çalışan bir diğer taşeron firma olan Nasıroğlu şirketine bağlı işçiler çalışma koşullarını ve iş cinayetine gelene kadar yaşanan süreci gazetemize anlattı.

‘ÇALIŞIN EMRİNİ VEREN KİM?’

Taşeron İşçi Şehabettin Belet, “Burada ya ekmeksiz kalacaksın ya da çalışacaksın” diyor. Belet, toprak altında kalan işçilerden İbrahim Kılıç’ın palyenin şiştiğini yetkiliye aktardığını ve yetkilinin, şiştiyse çıkın, dediğini ama buna rağmen işçilerin çalışmaya devam ettiğini söyleyerek soruyor: “Onlara çalışın emrini veren kim?”

Olayın yaşandığı taşeron firma Antlar İnşaatın, mazot deposu delindi, diye işçi çıkardığını aktaran Belet, “Yalnızca bu da değil. Kamyon devrildi, diye işçi çıkardılar. Taş düşüyordu, yine de çalışıyorduk. Çatlak olduğunu bilmemize rağmen çalışmaya devam ettik çünkü burada başka iş imkanı yok” dedi.

‘KORUYUCU EKİPMANLAR VERİLMİYOR’

Günde 12 saat çalıştıklarını söyleyen Belet, “Verilmesi gereken hiçbir koruyucu donanım verilmiyor. İş güvenlik uzmanları gelip konuşuyor imzamızı alıp gidiyorlardı. Kazının yapıldığı alanı dolaşmıyorlardı. Haftalık iznimiz yok ayda 3 ya da 4 gün toplu olarak kullanıyoruz. Benim çalıştığım şirket 4 gün izin veriyor, diğerleri 3 gün kullanıyor” dedi.

‘YEMEK VE ÇAY MOLAMIZ YOK’

Nasıroğlu şirketine bağlı çalışan bir diğer Taşeron İşçi Cemil Dizek, çalışma şartlarını anlatarak “Koruyucu donanım isteyen işçinin işine son veriliyor” dedi. Kepçe operatörlüğü yaptığını ve 2 bin 200 TL maaş aldığını söyleyen Dizek, “Ama sigorta primlerimiz asgari ücret üzerinden yatırılıyor. 12 saat çalışıyorum yemek ya da çay molamız yok. Yemek saati ekmek arası bir şeyler geliyor. Dinlenebildiğimiz tek ara o ekmeği yediğimiz süre oluyor. Bir gün hastalanıp rapor alsak maaşımızdan kesiyorlar. Yıllık iznimiz yok, tazminat hakkımızı vermiyorlar” dedi.

İş cinayetinin yaşandığı gün yağmur yağmadığını söyleyen Dizek,  olayın bile bile yaşandığını, gerekli önlemlerin alınmadığını kaydetti. Dizek, “Madende 3 ay önce de göçük yaşandı. İş makinelerinin kullandığı yol kaydı, can kaybı yaşanmadı. Ama eğer o gün önlem alsalardı riski dikkate alsalardı arkadaşlarımız yaşıyor olurdu” dedi.

 

ÖNCEKİ HABER

Dış politikada topyekün dönüşüm için gerekli irade yok

SONRAKİ HABER

Aliağa Belediyesinde işçi kıyımı sürüyor: 15 işçi işten atıldı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa