Taleplerimiz için birlik olalım

Taleplerimiz için birlik olalım

Kocaeli'den metal işçisi bir kadın fabrikada yaşananları Evrensel'e yazdı.

Kadın Metal İşçisi
Kocaeli

Merhaba Evrensel okurları sizlere bir sanayi kenti olan Kocaeli’den yazıyorum. 
Burası memleket olarak her siyasi görüşten işçilerin emekçilerin yaşadığı bir yer olmakla birlikte sanayinin de kalbinin attığı bir yer. Gündem bu kadar hızlı işlerken bizler fabrikalarda vardiyalarımız bitene kadar dahi birçok yeni haberle artık neyi düşüneceğimizi şaşırır olduk. Metal fabrikalarındaki toplu iş sözleşmesi süreçleri bizlerin kendi hakları için yeniden mücadele etme zorunluluğunu bir kez daha ortaya çıkarıyor. Bizler yaşam koşullarımızın iyileşmesi için elimizden geldiği kadar aza kanaat etsek de emeğimizin karşılığını bir türlü alamadığımız gerçeğiyle yaşıyoruz. 
Geçtiğimiz günlerde Türk-İş’in asgari ücretin 1600 lira olmasına dair açıklamasına Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci bir açıklama yaparak “İstemenin bir sonu yok ama ekonominin realitelerini de unutmamak gerekli” dedi. Tabii insan düşünüyor  ülkemizde milyonlarca insan açlık sınırının altında olan 1300 lira ile aile geçindirmeye çalışırken bizim vergilerimizle kendilerine saraylar yapanlar nasıl anlayabilir ki halimizden? Onlara göre bizler çok şey istiyoruz. 4 kişilik bir ailenin 1300 liranın kaç lirasını kiraya, kaç lirasını faturalara, kaç lirasını gıda masraflarına, kaç lirasını çocukların okul giderlerine vereceğine dair bir fikri yok ki bizlere istemenin sonu yok diyor. Bizler açlık sınırının altında yaşamaya mahkum edilirken kendi çocuklarına yeğenlerine dünyayı alanlar bizlere istemenin sonu yok diyor. İstediğimiz oysa ki sadece insanca yaşabilecek bir ücrettir. 
Cumhurbaşkanı geçtiğimiz günler de Türkiye daha önce hiç yaşamadığı kadar özgürlükler ortamını yaşıyor dedi. Bunun üzerine Evrensel gazetesinde EMİS’e bağlı işyerlerinde toplusözleşme süreçleri tıkanan işçi kardeşlerimizin OHAL sebebiyle yürüyüş yapması yasaklandığı haberini okuduk. Taleplerini dile getirmelerini engelleyen polis fabrikaların önüne çevik kuvvetleri TOMA’ları koyarak işçilerin sözlerini dahi dile getirmesine izin vermedi. Şimdi insan ister istemez düşünüyor bu nasıl bir özgürlük ortamı ki bizler ne zaman emeğimizin karşılığını istesek bir gerekçeyle engelleniyoruz. Bu sefer de OHAL gerekçesi ile yasaklanıyoruz. 
Peki ben de sorarım yetkililere bu OHAL bir tek hakkını aramak isteyen işçi emekçilere mi var, kadınları katledenlere, hırsızlık yapanlara, emeğimizi çalarak gerekçe bile göstermeden işçileri işten atan patronlara yok mu? Hükümet de onun güvenlik güçleri de ne zaman bizler yaşamımıza dair emeğimizin hakkını almaya dair bir şey yapsak karşımıza dikiliyor. Bizler de metal işçileri olarak toplusözleşme sürecindeyiz ve yıllardır emek verdiğimiz fabrikalarımızdan vardiya bitiminde eve gittiğimizde neyi nasıl yettirir de ay sonunu getiririz diye düşünmek istemiyoruz . O yüzden de bizler işçiler emekçiler olarak önce tek bir vücut olmalı taleplerimizi birlikte dile getirirken fark etmeliyiz ki OHAL’de hak ve özgürlüklerin kısıtlanması bir tek bize var. Hükümet yetkilileri OHAL gerekçesiyle patronlar nasıl isterse öyle davranıyorsa bizler de işçiler emekçiler olarak birlik olup haklarımızı talep etmekten geri durmayalım.

www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.