Gazetecilerden 'haber alma hakkına sahip çıkma' çağrısı

Gazetecilerden 'haber alma hakkına sahip çıkma' çağrısı

Ankara'da düzenlenen panelde konuşan gazeteciler gerçekleri yazan gazete ve televizyonlarla dayanışma çağrısı yaptı.

Ankara’nın Mamak ilçesinde düzenlenen panelde konuşan gazeteciler, haber alma özgürlüğü ve muhalif basın yayın organlarına yönelik saldırıları anlattı. Gazeteciler, iktidarların halktan gerçekleri gizlemek için basına yönelik saldırılarının bugüne kadar hiç eksik olmadığını belirterek, halka gerçekleri yazan gazete ve televizyonlara daha fazla sahip çıkma çağrısı yaptı.

Ankara'nın Mamak ilçesinde aralarında Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, CHP, HDP, EMEP ile çok sayıda sendika ve dernek, haber alma özgürlüğüne ilişkin bir panel düzenledi. Gazetecilerin muhalif gazete ve televizyonlara yönelik baskılarının değerlendirildiği panele ilgi yoğundu. İlk olarak sözü alan Ankara Üniversitesi'nden Araştırma Görevlisi Yasin Durak, aydınların hegemonya planları önünde büyük engeller olarak görüldüğünü belirterek şöyle konuştu: “Ana akım medya tecavüz yasasının nasıl yanlış anlaşıldığını açıklamaya çalışıyor ve halka gerçekleri anlatacak olan aydınlar hedefte. Bugün sosyalistlere yönelik saldırılar artık sosyal demokratlara dönüştü. Kürtlerden sonra sıra seküler Türklere gelecek. Demokrasi denilerek faşizmin savunulduğu bir ortamdayız. Bu nedenle geniş bir kesimin kol kola mücadele etmesi gerekiyor” diye konuştu. 

'KRONİKLŞEMİŞ SORUN'

Evrensel Gazetesi ve Hayatın Sesi Televizyonu adına konuşan Fevzi Argun, basın ve düşünce özgürlüğünün Türkiye'de en kronikleşmiş bir sorun olduğunu ifade etti. Basının ve gazetecilerin bugüne kadar hep baskı ve zulüm gördüğünü belirten Argun, “İktidar halkın gerçekleri öğrenmesini istemiyor” dedi. Bu karanlık tablonun endişeye neden olmaması gerektiğini ifade eden Argun, halkın yayın organlarına, seçtiği temsilcilerine sahip çıkarak el ele demokrasi mücadelesi vermesi gerektiğini vurguladı.

'KAMERALARIMIZ YOKSA TELEFONLARIMIZ VAR'

KHK ile kapatılan tyelevizyon kanalları arasındaki İMC TV'nin parlamento muhabirliğini yapmış olan Nergis Demirkaya da, 15 Temmuz gecesi önce genelkurmayın önünde, bombalanan mecliste sabaha kadar yayın yaptığını belirterek “O gecenin sabahında görmek ve 4 ay sonra yaşamak istediğim bu değildi. Toplamda 160 yayın organı kapatıldı” dedi. Yurttaş habercilik gurupları ve televizyonları kapanan gazeteciler olarak “#HaberSizsiniz” adında bir grup kurduklarını ifade eden Demirkaya, “Belki kanallarımız, kameralarımız yok ama telefonlarımız var, dedik. Bugüne kadar çeşitli canlı yayınlar yaptık. Dünyanın Mars’a gittiği bir dönemde kapıya mumla mühür vurarak bu kanalları kapatamazsınız” dedi.

ŞİMDİ DE 'TEK BASIN' İSTİYOR

DİHA muhabiri Hayri Demir, çözüm süreci bitirildiğinde ilk olarak erişimi engellenen ajans olduklarını söyledi. Demir, “Erdoğan her seferinde tek devlet, tek bayrak diyor. Şimdi onun yanına tek basını da eklemek istiyor” dedi. DİHA Ankara bürosu mühürlendiğinde yine haber yapmayı sürdürdüklerini ifade eden Demir, ancak o gün ana akım medyanın ajansın kapanmasını değil, mühürlenince içeride mahsur kalan papağanları Tolaz'ı haber yaptığını söyledi. Demir, halka gerçekleri ulaştırmaya devam edeceklerini dile getirdi.

'EKONOMİK KRİZİ ÖRTME ÇABASI'

Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Erdem Gül, darbe girişimi sonrasında ülkenin OHAL ve KHK'larla yönetildiğini ifade etti. Ancak bunun AKP hükümetine özel bir yöntem olmadığını dile getiren Gül, iktidarların farklı sesler çıkmasını istemediklerinde bu tip yöntemlere başvurduklarını söyledi. Bu döneme özgü olarak  topluma yönelik saldırıların iktidarın yanı sıra toplumun içinden de geldiğini ifade eden Gül, “Halkın bir kesimini lümpenleştirme eğilimi var. İktidar 'Suriye'ye de, Irak'a da gireriz' diye militarist bir söylem içinde. Bu toplumu asıl sarsacak olan ekonomik krizi örtme çabasıdır. Ancak iktidara oy veren ve onların yüzde 50 dediği kesimin de mutsuz olduğunu düşünüyorum” diye konuştu.

HALK 'ÇIKIŞ YOLUNU' SORDU

Gazetecilere sorular yönelten yurttaşlar, muhalif gazete ve televizyonların kapatılmasının ardından neler yapılabileceğini sordu. Eğitim Sen 1 No'lu Şube Başkanı Sultan Saygılı, “İşyerlerimizde panolar, duvarlar var. Eylemler sırasında telefonlarımızla canlı yayın yapma, stant açıp sesli olarak anlatma gibi birçok yol var. Ancak önemli olan dediğiniz gibi var olan yayın organlarına sahip çıkmak” dedi. 65 yaşında olduğu belirten Zühre Şimşek ise “Sokaktayım, her zaman yanınızdayım. 12 yaşındaki çocuğa tecavüz eden evlensin deniyor. Ben bir anne olarak 'yazıklar olsun' diyorum” dedi. (Ankara/EVRENSEL)

www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.