Genç Pehlivanlar: Rakipler ama yarışmak istemiyorlar

Genç Pehlivanlar: Rakipler ama yarışmak istemiyorlar

Genç Pehlivanlar'ın Yönetmeni Mete Gümürhan, belgeseli Evrensel'e anlattı.

Alicem AYDIN
İstanbul

Geleceğin güreş şampiyonları olabilmek için mücadele eden Amasya Güreş Merkezi Yatılı Okulundaki 26 çocuğun hayatına ışık tutan “Genç Pehlivanlar” belgeseli, tutkuları uğruna yaşayan çocukların gündelik hayatından hikayeleri bir araya getiriyor. Bu belgeselin yönetmenliğini üstlenen Mete Gümürhan ile söyleştik. Gümürhan belgeselin oyuncuları olan 26 çocuğun rekabet halinde olmadığını her zaman dayanışma içersinde olduklarını söylüyor.

Ulusal ve uluslararası pek çok festivalden ödülle dönen belgeseliniz son olarak 53. Uluslararası Antalya Film Festivali’nde de En İyi Kurgu ve Behlül Dal Jüri Özel Ödülü’nün sahibi oldu. ilk önce bu ödülleri kazanmış bir yönetmen olarak neler hissettiğinizi sormak istiyorum?
Ne hissedebilirim ki sadece sevinçliyim. Antalya’dan aldığımız ödül bizim için sürpriz oldu fakat Türkiye’den bir ödül almam bu belgeselin Türkiye’de sahiplendiğinin göstergesidir.

Amasya Güreş Merkezi Yatılı Okulundaki geleceğin güreş şampiyonları olabilmek için uğraşan 26 çocuğun hikayeleriyle buluşturuyor belgesel bizi. Peki siz bu hikayelerle nasıl buluştunuz?
Uçak ile seyahat ettiğim sırada Edirne’yi anlatan bir yazı okudum. O yazıda Edirne yağlı güreşini anlatmıştı. Ailem Edirneli yaz tatillerinde Keşan’a gittiğim zaman dedem bizi yağlı güreş turnuvalarına götürürdü buradan da olaya biraz aşinayım. O sıralar internette de iki kardeşin birinci ve ikinci olması haberi okuyunca Samsun’a gittim ve çocukların babasıyla konuştum belgesel çekimi hakkında bilgi verdikten sonra, bir sorun olmayacağını söyledi. Ayrıldıktan sonra belediyeye gittik o görüşmeden çıktıktan sonra yapımcım beni aradı ve babanın istemediğini söyledi. Görüşme sırasında çocukların Amasya Yatılı Güreş Okulunu kazandıklarını söylemişti ve yatılı okula gittik. Okul kabul edince İstanbul’a dönerek ekipmanları toparlayarak Amasya’ya gittik. Kısacası iki çocuk arıyorduk 26 çocuk bulduk.

‘SPOR BİTTİKTEN SONRA REKABET DE BİTİYOR’

Çocukluk ve büyümek kavramları oldukça derin bir mevzu. Üstelik ortada bir de spor ve rekabet olunca. Peki bu mücadeleden kimlik nasıl etkileniyor?
Çocuklar her zaman bir dayanışma içersinde. Çocuklar her zaman spora odaklı. Spor bittikten sonra çocuklar arasında rekabet de bitiyor. Her zaman birbirlerini savunma halindeler. Tabii ki bütün çocuklar birinci olmak istiyorlar fakat birbirleriyle de yarışmak istemiyorlar.

Gazetelerin,TV’lerin spor sayfaları futbol ile dolup taşıyor. Taşra kulüpleri bile zor yer alıyor bu sayfalarda. Amasya’daki bir güreş okulunun müsabakaları, ekipleri ya da sorunları topluma yansıyamadan yaşanıp geçiyor. Buna dair neler söyleyeceksiniz?
Bütün dünyada bu sorun var. Amasya güreş yatılı spor salonunda kısıtlı bütçe ile ayakta kalmaya çalışıyor. Kısıtlı bir bütçe ile dünya şampiyonluğu çıkartıyorlar. Spor firmaları bu yatılı spor okuluna destek çıkabilir.

GÖSTERİM ALANLARI BULUNURSA SANSÜR AŞILMIŞ OLUR

İlk soruda festivalde aldığınız ödülün hislerini sordum fakat şunu da son soru olarak buraya eklemek istiyorum. Yıllarca belgesel yarışması düzenlemiş festivaller son yıllarda yaşanan sansürlerin ardından bu yarışma kategorilerini çıkarıp ilginç seçkilerle festivalde yer veriyor. Türkiye’de belgesel yapmaya çalışan bir yönetmen olarak festivallerin bu durumuna dair neler düşünüyorsunuz?
Benim için belgesel ve kurmaca arasında hiç bir fark yok. Film filmdir. Belgesel ve filmler için olan sansürler içinde yayımlanacak başka alanlar bulunursa sansür aşılmış olur.

www.evrensel.net