‘İnsan hakları ve hukuka mühür vurulamaz’

‘İnsan hakları ve hukuka mühür vurulamaz’

İnsan hakları örgütleri faaliyeti durdurulan deneklerle dayanışmak için ortak basın açıklaması düzenledi.

Birkan BULUT
Ankara

İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) yaptığı ortak açıklamayla, OHAL kapsamında faaliyetleri durdurulan derneklerin çoğunun insan hakları ihlallerini önlemeye çalışan kurumlar olduğuna dikkat çekildi. Açıklamada, hak savunuculuğuna en çok ihtiyaç duyulan bir dönemde dayanışmayı daha çok büyütecekleri belirtildi. Açıklamaya katılan dernek temsilcileri de binaları mühürlemenin çalışmalarına engel olmadığını vurguladılar. 
İHD ve TİHV, İçişleri Bakanlığı tarafından OHAL kapsamında “Milli güvenliğe tehdit oluşturdukları” gerekçesiyle 370 derneğin kapatılmasına tepki gösterdi. İki örgütün İHD Genel Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısına Gündem Çocuk, Özgürlükçü Hukukçular Derneği, Çağdaş Hukukçular Derneği, Tuhad-Fed gibi faaliyetleri durdurulan kurumların temsilcileri de katıldı. İHD ve TİHV'in hazırladığı ortak açıklamayı okuyan TİHV Başkanı Şebnem Korur Fincancı, yüzlerce derneğin faaliyetinin durdurulmasının tam bir militarist zihniyet olduğunu söyledi. Sivil toplumu tehdit olarak gören bu militarist anlayışın Türkiye'yi içeride ve dışarıda savaş halinde tamamen otoriter bir tarzda yönetmek istediğinin açık olduğunu ifade eden Fincancı, 370 dernek ile ilgili hiçbir somut gerekçenin gösterilmediğini dile getirdi. Ayrıca söz konusu OHAL Kanunu'nda “...her dernek hakkında ayrı ayrı karar almak”tan söz edildiğine dikkat çeken Fincancı, 370 derneğe topluca tasarrufta bulunulduğunu söyledi.  

‘Akıl, vicdan ve onurla’

Toplumun iktidarlar karşısında varoluşunu ve örgütlü duruşunu ancak bu tür kurumlar aracılığıyla sağlayabildiğini belirten Fincancı şöyle konuştu; “Gelişmiş demokratik rejimlerde dernek tipi örgütlenmelerin sayıları milyonlar ile ifade edilirken Türkiye'de bu sayı 100 bini bile bulamamaktadır. Üstelik haklarında 'faaliyetlerinin durdurulması' kararı alınan derneklere baktığımızda önemli bir kısmının insan hakları ihlallerini önlemeye ve insan eliyle oluşturulan travmaların sonuçlarını onarmaya çalışan kurumlar olduğunu görüyoruz. Hak, hukuk, kadın, çocuk, mülteci/sığınmacı/göçmenlerin ve yoksulların hakları için, insana yaraşır bir yaşam için hiçbir zorlama olmaksızın, gönüllü biçimde, akıl vicdan ve onurla yürütülen çalışmalara hiçbir şekilde mühür vurulamaz. İHD ve TİHV olarak bizler de hak savunuculuğuna en çok ihtiyaç duyduğumuz böylesi bir dönemde dayanışmayı büyüterek bu kararlılığın bir parçası olacağız.”

‘Binaların mühürlenmesi bizi engelleyemez’

Basın toplantısında faaliyetleri durdurulan kurumların temsilcileri de söz alarak şunları ifade etti.
Tanju Gündüzalp (Gündem Çocuk): İHD ve THİV'in bu tutum belgesi bizim ulaşacağımız kesimler için çok önemli. Çocuklar için daha yaşanılabilir bir dünyanın mümkün olduğunu savunuyoruz. Bugüne kadar MEB ile de çalışan bir örgütüz. Devlet kendisiyle çalışan bir örgütü terörist olarak ilan edip faaliyetlerini durduruyor. 
Şilan Aydın (ÖHD): Bugüne kadar insan hakları için mücadele verenlerin, ezilenlerin hukuk mücadelesini sürdürdük. Ancak biz binalara bağlı değiliz. Tüm günümüzü zaten adliyelerde, karakollarda geçiriyoruz. Bu kararı tanımıyor ve mücadelemize devam ediyoruz.
Evin Konuk Can (ÇHD): Biz 1974'den beri hak ve hukuk mücadelesi veren bir bir derneğiz. Faaliyetlerimiz devleti rahatsız ediyordu  ve bu kara sürpriz olmadı. Biz bu faaliyetleri yürüten diğer insanlarla birlikte zaten devletten izin almadık ki; onların talimatıyla çalışmalarımızı durduralım!
Mehmet Beyteke (Tuhad-Fed): Çalışmalarımızla yıllardır cezaevlerindeki insan hakları ihlallerini teşhir ediyoruz. Belki hükümet militarist bir zihniyetle bizi kapatabilir ama mücadelemize devam edeceğiz. 

www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.