Dönüşüm korkusu Güvercintepe’yi de sardı

Dönüşüm korkusu Güvercintepe’yi de sardı

İstanbul’da Başakşehir’in kıyısında köşesinde kalmış yoksul emekçi mahalleleri...Yanı başına konulan Olimpiyat stadı ve çevrelerine yapılan onlarca büyük konut ile hayatları değişen insanlar...Stad yapıldıktan birkaç yıl sonra, 2005 yılında çamur içindeki yolları, çarpık gecekondu manzarası &

Çağrı Sarı Kahveci

Yanı başına konulan Olimpiyat stadı ve çevrelerine yapılan onlarca büyük konut ile hayatları değişen insanlar...

Stad yapıldıktan birkaç yıl sonra, 2005 yılında çamur içindeki yolları, çarpık gecekondu manzarası ‘dünyaya rezil oluruz’ korkusunu sarınca apar topar, çevre evlere boyalar dağıtıldı. Sadece stada bakan cephelerin boyanması istendi. Stadyumun uzağındaki mahalleler ise boyalardan nasibini alamadı. Başakşehir’deki gecekondu mahalleleri pek çok kişinin hafızasında bu şekli ile hatırlanabilir belki de. Zira seçimlerde kapısı çalınan, ancak seçim geçtikten sonra yüzüne dahi bakılmayan bu mahalleler çoktan unutulmuş durumda. Yeniden hatırlanmasına neden olan ise Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi, yani Kentsel Dönüşüm Yasası.

TOKİ ARASINDA BİR EMEKÇİ MAHALLESİ

Hemen yanı başına yapılan olimpiyat stadı, çevresinde yükselen ve ‘yeni yaşam biçimi’ şeklinde pazarlığı yapılan binalar, bu mahallenin yolsul emekçilerinin başına bela olmuş durumda. O mahallerden sadece biri ve belki de en yoksulu Güvercintepe.

Ne yolu var ne altyapısı. En yakın okul yarım saatlik uzaklıkta. Çocuklar kanalizasyonun aktığı dereden geçerek, okullarının yolunu tutuyor. Ortalama 55 kişilik sınıflarda okuyor, sıralara 3 kişi oturuyorlar. Üstelik bu çocukların büyük bir çoğunluğu okuldan sonra aile bütçesine azıcık katkıda bulunabilmek için atölyelerde çıraklık yapıyor. Günde 7-8 saat çalışıyorlar, aldıkları para sadece 200 lira.

Gençlerin ise çoğu işsiz. Şanslı olanlarsa ‘cezaevi’ olarak tanımladıkları tekstil atölyelerinde, 13-14 saat sendikadan sigortadan mahrum çalışıyorlar. Günde 4 saatlik yol gitmekten şikayet ediyorlar. Eve geldiklerinde ise sosyal bir alanları olmamasından yakınıyorlar. Çünkü mahallede ne park var ne başka bir oyun alanı. Zira yolları dahi olmayan bu mahallede, çocuklar hastalık saçan boş arazilerde, çöp atıkları arasında oyun oynuyor. Gençler ise yine aynı bölgede, tozun toprağın içinde bir köşede oturup muhabbet ediyor.  Mahalleden 3 yüksek gerilim hattı geçiyor. Elektrik direklerinden sarkan kablolar ailelerin korkulu rüyası. Çünkü çocuklarının oyun alanları arasında olan bu direkler adeta ölüm saçıyor.

‘AKP’YE OY VERMEYİNCE HİZMET GELMİYOR’

İddialara göre bu mahalle hükümet partisine oy vermediği için hizmetten bu kadar mahrum. Muhtarın yapacağı ise bir yere kadar. Hükümet ile mahalleli arasında sıkışmış kalmış muhtar sadece ‘umut’ vaat ediyor. “Umut karın doyurmuyor” diyen mahallelinin bir kısmı muhtara tepkili bir kısmı da “onun da yapabilecekleri sınırlı” diyerek susuyor.

Mahalle halkının başındaki tek bela altyapı sıkıntısı değil elbette. Şimdi de yıkım tehlikesi ile karşı karşıyalar. Hükümetin kentsel dönüşüm projesinin yasalaşmasının ardından Türkiye’deki 7 milyon aynı korku ile karşı karşıya. İşte o korkuyu yaşayan mahallelerden biri Güvercintepe.

Hemen karşılarındaki semt, Ayazma’da yaşanan yıkım Güvercintepe halkının korkularını, kaygılarını bir kat daha arttırmış durumda.  Ayazma’yı anımsarsınız; Ali Ağaoğlu’nun ‘ben yaptım oldu’ şeklindeki reklamlarından. İşte o reklamlardan sonra, yılllardır yaşadıkları mahallelerde ‘işgalci’ konumuna geçen halk adeta sürgün edildi. Şimdi bambaşka yerlerde, zor şartlarda yaşamlarına devam etmeye çalışıyorlar. Ayazma’nın bir benzerini Güvercintepe’de yaşamaktan tedirgin olan halk, mücadeleye hazırlanıyor. Çünkü 25-30 yıl önce geldikleri ve ilmek ilmek ördükleri evlerini, yaşam alanlarını terk etmek istemiyorlar. (İstanbul/EVRENSEL)


Bütün yaşadıkları sıkıntıları aktaran Güvercintepeliler, bir taraftan da onlarla buluşan Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Milletvekili Levent Tüzel’i ve Avukat Ziya Çelik’i canla başla dinliyorlar. Kentsel  dönüşüm yasasının ne anlama geldiğini öğrenmeye çalışıyorlar. Güvercintepe Mahallesi halkı ile buluşan HDK Milletvekili Levent Tüzel yasanın ne getirdiğini anlatıyor halka. Mahallelinin yıllardır çeşitli vergi verdiğini ve, insanca yaşam hakkının Anayasada var olduğunu söyleyen Tüzel hükümetin bu yasaya uymak zorunda olduğunu belirtiyor. Yasa ile başa çıkabilmenin örgütlenerek mücadele etmek olduğunu söylüyor. Önce bir komite kurulması ve bir mücadele planı yapılması gerektiğine dikkat çekiyor. Yürütülen mücadelede de mahalle halkının yanında olacağına söz veriyor Tüzel. Avukat Ziya Çelik ise başka mahallelerde yapılan kentsel dönüşümden ve yapılan hukuksuzluktan bahsediyor. Çelik, toplanan deprem vergilerinin duble yol olduğunu ve depremin kentsel dönüşüm için sadece bahane olduğunu söylüyor.   Tüzel ve Çelik’in açıklamalarını dikkatle dinleyen Güvercintepeliler ‘seçimler dışında’  ilk kez mahallelerine bir milletvekilinin geldiğini ve kendileri ile sohbet ettiğini aktarıyorlar. Buluşmadan memnuniyetlerini dile getiren mahalleliler, hem altyapı sorunlarının giderilmesi hem de  yıkımlara karşı birlikte mücadele etmenin önemini vurguluyorlar.

www.evrensel.net