Wall Street’in arkasında bir işçi eylemi

Wall Street’in arkasında bir işçi eylemi

ABD'de başkanlık tartışmalarının ortasında, New York'ta ulaşım işçilerinin eylemini ziyaret ediyoruz.

Ekim KILIÇ
New York

ABD’de başkanlık seçimleri sonrası tartışmalar ve tepkiler sürüyor. Geçtiğimiz ve içinde bulunduğumuz hafta boyunca ABD’nin dört bir yanında eylemlere şahit olduk. Başkanlık yarışında Donald Trump’ın galip gelmesi, geçmiş ABD hükümetlerinin dış politikada yaptıkları müdahalelerin ve yurt içinde kitlesel işsizliğe, güvencesizliğe ve geleceksizleştirmeye yol açan politikalarının bir sonucu olduğu bir gerçek. Ancak Amerikan liberal solunda tartışmalar, seçimin kaybedilmesine bahaneler bulmaktan veya Trump seçmenlerini aşağı görmekten öteye, şimdilik, geçmiyor. Diğer yandan özellikle güney eyaletleri başta olmak üzere, ırkçı saldırı ve tehditlerde artış kaydedildi. 

GÖKDELENLERİN DİBİNDE HAK ARAYAN İŞÇİLER

Başkanlık üzerine sıcak tartışmalar sürerken, farklı kesimlerden ABD’li işçilerin ve emekçilerin ne düşündüğünü öğrenmek önemli. New York şehrinde ulaşımdan sorumlu MTA şirketinde çalışan ve aynı zamanda Ulaşım İşçileri Sendikası (TWU Local 100) üyesi olan işçilerin, MTA ana ofisi önündeki bir eylemlerini ziyaret ediyoruz. 

Demokrat Partililerin egemen olduğu birçok sendika gibi, TWU sendikasında da, sendika yönetimi ile Demokratlara muhalif kesimlerinden oluşan işçi tabanı arasında örtülü bir gerilim var. 
Geçtiğimiz salı günü Manhattan’ın aşağı kesimlerindeki MTA ofisi önüne siyah, beyaz ve Hispanik işçiler pankartlarını açarken varıyoruz. 

New York polisinin bariyerleri her zamanki gibi dört bir yanı sarmış. Sendika görevlileri konuşma yapılacak platformu kuruyor. İşçilerin eylemi, ünlü Amerikan sermaye kuruluşlarının konumlandığı Wall Street’e oldukça yakın bir yerde, finans merkezi Manhattan’ın gökdelenlerinin dibinde gerçekleşiyor.

ŞEHRİN ANAHTARI İŞÇİLERİN ELİNDE

Eylemde bini aşkın işçi var. İşçiler toplu sözleşmeleri için alandalar. Sendikanın Mali Sekreteri Earl Philips konuşmasına, “Yoldaşlar! Bu akşam buraya geldiğiniz için hepinize teşekkür ederim. Hadi bu kulelerde, yüksek ofislerde olan patronlara birliğimizi ve gücümüzü gösterelim!” diye başlıyor. Adil bir toplu sözleşmenin, somut ücret artışının enflasyon rakamlarının üzerinde olmasını, iş yerinde güvenlik önlemlerinin artırılmasını ve emeklilik paritelerinin güvence altına alınmasını içermesi gerektiğini belirtiyor. İş cinayetlerinde yaşamlarını yitiren işçilerin adlarını anarak bu şehrin anahtarlarının ellerinde olduğunu, onlar olmaksızın şehirde hayatın duracağını ekledi. 

Sendika Başkanı John Samuelsen’in yaptığı konuşmada da dikkat çekici en önemli noktalardan biri, MTA emekçilerinin her gün ‘müşteriler’ tarafından darbedildiği ve emekçilerin yetersiz iş güvenliği önlemleri nedeniyle sıklıkla yaralanmalara maruz kaldığı oluyor.  


İŞÇİLERLE ÇALIŞMA KOŞULLARI VE BAŞKANLIK ÜZERİNE

Alanda birçok kesimden işçiler var, özellikle beyaz işçilerle konuşmaya yöneliyorum. Çünkü orta yaş üstü beyaz işçilerin çoğu başkanlık seçimlerinde Donald Trump’ı desteklemişti. Yine de bir çoğu bu konu hakkında konuşmak istemiyor. “Burada politikaya yer yok” diyorlar. Telefon bakımcısı olarak çalışan 60 yaşındaki Roman, “Herkesin bir düşüncesi vardır elbette ama biz bu ülkede bazı soruları birbirimize sormayız” diyor. Çalışma koşulları ve toplusözleşmeden başlayınca bir süre sonra rahatlayarak biraz daha açık konuşmaya başlıyorlar. Trump karşıtları daha rahat, destekleyenler sınırlı cümleler kullanıyor. 

Vernon (57 yaşındaki Tren Operatörü): Buradayım çünkü aldığımız ücretler yaptığımız iş için yeterli değil. Tehlikeli bir ortamda çalışıyoruz. İş güvenliği var ama geliştirilmeli. Ve daha çok para kazanmalıyız. 
Ben Trump’a oy vermedim. Seçimler hakkındaki endişem ise Trump’ın kazanması değil. Görünen o ki, birçok nefret dolu insan tabandan doğru geliyor ve her istediklerini söylemeye, istediklerini yapmaya teşvik ediliyorlar. Şu an bu ülke için korkuyorum, Trump için değil. 

Roman (60 yaşında, Telefon Bakımcısı): (Gülerek) Biz bu konularda genellikle ne düşündüğümüzü sormayız. Ama biz protesto yapmıyoruz. Biz sadece yönetimimize gücümüzü ve birliğimizi gösteriyoruz. Çünkü beklediğimiz toplusözleşmenin herkes için eşit ve makul olmasını istiyoruz. Bu yüzden buradayız. (Seçimlerle ilgili) Sana seçilmiş bütün başkanları kabul ettiğimizi söyleyebilirim. Her ne yapıyorsa destekleyeceğim. Fakat işler ters gitmeye başladığında protesto etme becerisine de sahibiz. (Trump için) Gerçekten ne olacağını bilmiyorum. Fakat bir ulaşım işçisi olarak, bir TWU local 100 üyesi olarak herhangi bir olumsuz durumda iş bırakacağımızı söyleyebilirim.

Katherine (48 yaşında, Otobüs Şoförü): Daha önce yaptığımız sözleşmenin sonundayız. Adil bir toplusözleşme imzalamak için çabalıyoruz. Bu yüzden buradayız. 
 


'TRUMP’TAN ZARAR GÖREBİLİRİZ AMA DEĞİŞİME İHTİYACIMIZ VAR'

Joe (60 yaşında, Yapı Tesisi Bakımcısı): Dayanışma için buradayım; sendikama bağlılığımı göstermek, daha iyi bir ücret almak ve daha iyi çalışma koşulları için buradayım. Ben Trump’a oy verdim. Çünkü benim yaşadığım süre içerisinde geçmişte olanlardan daha başka şeyler istiyorum. Trump yönetimi altında işçilerin durumu daha kötü olabilir. Sendikalar kendilerini idare etmek anlamında daha zor dönemler geçirebilir. Evet, bu ifadem çelişkili. Fakat ben inanıyorum ki bazı zamanlar değişime ihtiyacımız var. Kısa dönemde zarar görebiliriz, ancak uzun dönemde o (Trump) işleri daha iyi yapabilir. Belki bizim sendikalara ihtiyacımız olmayacak. Belki de ücretlerle ilgili insani bir yasa çıkacak. Ve bu yaşanabilir ücreti güvence altına alacak. Senin bir araban, bir evin olabilir. Yani zenginlerin sahip olduğu her şey. 

Debra (İstasyon Memuru): Daha iyi ücretler, daha iyi sağlık hizmetleri için buradayım. İşleri bizim yürüttüğümüzü bilmelerini istiyorum... Müşterilerin saldırılarıyla karşılaşıyoruz. Durumdan memnun olmayan birçok müşteri suçu bizde arıyor. O (Trump) bu işi hakkaniyet ve dürüstlükle yapmak istiyor. Yani biz onunla Amerika’yı tekrar güçlü yapmak için beraber çalışmak zorundayız.

Lisa (48 yaşında, Temizlik Görevlisi): Buradayım çünkü insanların geleceklerinin iyiye gitmesini istiyorum. Yaşamlarımızı sürdürmek için daha fazlasına, daha fazla ücrete ihtiyacımız var. Bu yeterli değil. 
Seçimlerse tam bir şaka! Başkanımıza bak! Bu bir şaka! Gerçekten! Kim bu? Bir iş adamı mı? Küçük insanlar hakkında ne yapacak? Hiçbir şey! Onun tek kaygılandığı şey büyük insanlar! Parası olan insanlar! O bizi takmaz.

Ladin (49 yaşında, İstasyon Memuru): Buraya daha iyi bir toplu sözleşme için mücadele etmeye geldim. 17 yıldan fazla bir zamandır MTA için çalışıyorum. Çalışma koşulları 17 yıldır hiç değişmedi. Kadın emekçilerin tuvaleti kullanması konusunda olsun, mola odasının durumunda olsun, klimaların bakımında olsun, bu böyle... Birçok işçi işinden ayrılmak istiyor. Ayrılır ayrılmaz (yaşlılıktan) ölüyorlar. Veya çalıştıkları dönemde bile ölüyorlar. Ve ben daha iyi çalışma koşulları arıyorum. Bu talepler için işçiler 1930’larda mücadele ediyorlardı. Ve biz bu koşulların altında hâlâ acı çekiyoruz. Sözleşmede sunulan teklif yeterli değil. Yapılan zamlar New York şehrinde yaşamak için yeterli değil. New York’un kira ortalaması aylık 3 bin 500 dolar. Ücretlerimiz bunu karşılayamıyor. Birçoğumuz çift, yetmezse üç gelire sahip olmak zorundayız. Çocuklarını iyi okullarda göremiyorsun. Gerçek şu ki, biz iki katı çalışmak zorundayız. Hastalanıyoruz ancak şikayet etme hakkımız yok, edersek disipline veriliriz. Gelirimiz New York şehrinin herhangi bir bölümünde hayatını devam ettirmek için yeterli değil. 
 


 

www.evrensel.net