TOGO işçileriyle ODTÜ’lü dayanışma

TOGO işçileriyle ODTÜ’lü dayanışma

Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) öğrencileri, öğretim görevlileri ve çalışanları, kampüsün hemen karşısındaki TOGO ayakkabı fabrikasında  direnişini sürdüren işçilerin en büyük destekçisi. Sendikalı oldukları için kapı önüne konan işçileri her gün çok sayıda

Bürokrat ve milletvekillerine ayakkabılar üreten TOGO ayakkabıda Deri-İş’e üye oldukları için işten atılan 35 işçinin direnişi birinci ayını doldurmak üzere. ODTÜ Kampüsünün A1 Girişi’nin hemen karşısında bulunan fabrika önünde direnişe geçen işçilerin, belki de en büyük güç kaynağı ODTÜ emekçileri ve öğrenciler oldu. Direnişin ilk gününden beri işçileri yalnız bırakmıyorlar, direnişin başarısı için neler yapabileceklerine kafa yoruyorlar.

Gazetemize konuşan öğrenciler ve öğretim görevlileri sendikalı çalışma talebiyle mücadele eden işçilerin kazanmasını kendi kazanımları gibi gördüklerini ifade ettiler. ODTÜ Yabancı Diller Yüksek Okulu Okutmanı Bengü Taşkesen, işçilerin direnişiyle ilgili, “İşçilerin talepleri elbette haklı talepler. Sendika hakkı bir işyerinde çalışan işçilerin en doğal hakkıdır, anayasada da belirtilmektedir. Bu mücadelenin daha fazla duyurulması ve insanlarda farkındalık yaratılması gerekiyor. Bunun için protesto gösterileri elbette düzenlenecektir, fakat onun ötesinde ülke çapında boykotlar, duyurular ve başka yöntemlerle direnişten bütün kesimlerin haberdar edilmesi gerekiyor” dedi.

‘BİRLİKTE HAREKET ETMELİYİZ’

İktisat Bölümü Öğrencisi Ulaş Özçelik de, “Milyonlarca işçinin yaşadığı bir ülke genelinde yaklaşık on bini aşkın işçinin direnişte olduğu söyleniyor. Bu direnişlerin hepsi parça parça gerçekleşiyor. TOGO’da var olan da bunun küçük bir bölümü yalnızca. Gözaltına alarak polis onları korkutmaya çalışsa da onlar vazgeçmeyecekler. Sol-sağ demeden bir arada olunması gerekiyor. Kendi çıkarlarını kimse halkın çıkarlarının önünde tutmamalı” diye konuştu.  

Uluslararası İlişkiler Bölümü Yüksek Lisans Öğrencisi Özge Özmen, yaratılan korku ortamına dikkat çekerek, “Öğrencilerin de başlarına bir şey geleceği korkusu var. Ancak öğrencinin karşısına çıkan sorunların kaynağıyla işçilerin sorunlarının kaynağı ortak” diye konuştu. Özmen, öğrencilerin düzenli ziyaretlerinin patronları korkuttuğunu ve işçilere güç verdiğini belirtti.

İŞÇİLER ÖĞRENCİLERE ANLATTI

ODTÜ Halkların Demokratik Kongresi (HDK); TOGO işçileri, Deri-İş Sendikası Örgütlenme ve Uluslararası İlişkiler Uzmanı Eren Korkmaz ve Hacettepe Üniversitesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Muammer Kaymak’ın katılımıyla bir panel düzenledi.

Direnişlerinin sebeplerini ve direnişte kazandıkları tecrübeleri paylaşan TOGO işçisi Sabri Aydın, öğrencilerin ve diğer emekçilerin  desteğiyle bu mücadelenin kazanılacağına olan inancını dile getirdi. İşçilerden Ercan Kurban da, süreçte kendilerine en çok destek olanların geçmişte kendilerinin “Baba parasıyla teröristlik yapan” gözüyle baktığı öğrenciler olduğunu söyledi. Patronların “Burası TOGO Cumhuriyeti, biz paramızla her şeyi yaparız” kibriyle hareket ettiğini belirten Kurban, en büyük hayalinin bu kibri sendikal mücadeleyle yıkmak olduğunu söyledi. Kurban, “Bizi direnişte ziyaret eden öğrencilerle ve akademisyenlerle konuştuğumuzda  ufkumuz daha fazla genişliyor. 22 gün önceki Ercan ile şimdiki Ercan’ın arasında dağlar kadar fark var” diye konuştu. Melih Teker de yalnızca iki senedir çalıştığı TOGO’da yazılı yasaların kendileri için değil, patronlar için olduğunu anladığını söyledi.

KÖLELİK DAYATILIYOR

Deri-İş Sendikası Uzmanı Eren Korkmaz, Türkiye’de birçok bölgede emekçilere asgari ücretin dahi verilmediğini ve bununla da yetinilmeyip bölgede “adam bitimi” olarak da adlandırılan aralıksız 36 saat çalışma periyotlarının işçilere dayatıldığını anlattı. Esasında işçilerin gündelik taleplerinin bu tarz mücadelelerde bir başlangıç temeli oluşturduğunu belirten Korkmaz, bu gündelik taleplerin hak arama mücadelesine dönüşmesinden korkan işverenler ve devletin en ufak bir sendikal harekete dahi tahammülü olmadığını ifade etti.

Dr. Muammer Kaymak da, sermayenin geçmişte sıkça propagandasını yaptığı “uzlaşı ve diyalog” söylemine artım lüzum dahi hissetmediğini ve hayatın her alanını metalaştırma gayretinin işçi ve emekçiler üzerinde korkunç bir yük oluşturduğunu söyledi. Kaymak, TOGO işçileri ve diğer işçi direnişlerinin başarıya ulaşmasının bu noktada kilit görevi göreceğini söyledi. (Ankara/EVRENSEL)


DERSİ DİRENİŞ YERİNDE İŞLEDİLER

Direniş sadece işçiler için değil, öğrenciler için de bir okul oldu. Geçtiğimiz günlerde ODTÜ Ekonomi Topluluğunun “Bu sefer dersimizi TOGO işçileri ile beraber işliyoruz” çağrısıyla bir araya gelen öğrenciler, İktisat Bölümü Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Yıldırım Koç’un verdiği dersi direniş alanında işlediler. Ziyarette, direnişin genel seyri, sendikanın durumu, hukuksal süreç konuşuldu. Sendikal mücadelenin aynı zamanda bir demokrasi mücadelesi olduğuna ve öğrenci işçi dayanışmasının önemine değinen Yıldırım Koç, mevzuat hakkında işçi ve öğrencileri bilgilendirdi. Yıldırım Koç, “Direnişiniz boşuna değildir ve bölgedeki diğer işçilere de örnek olacaktır” dedi. İktisat Bölümü 3. Sınıf Öğrencisi  Hürkan Urhan da, “İşçi direnişlerinin dönüştürücü özelliğinin hep önemli olduğunu düşünmüştüm. Bunun bir örneğini görmek, işçi mücadelesinin gerçek demokrasinin vazgeçilmez bir öğesi olduğuna dair inancımı pekiştirdi. Toplumsal muhalefetin en büyük dinamiklerinden olan öğrenciler ve işçilerin dayanışmasının  gelecek mücadelelere etkisinin önemli olacağını düşünüyorum” dedi.

www.evrensel.net