Patronların Hürriyet’i varsa, işçilerin Evrensel’i var

Patronların Hürriyet’i varsa, işçilerin Evrensel’i var

"Siz yoktunuz ama, yanımızda Evrensel gazetesi ve Hayat TV vardı. Neden olmadığınızı Renault reklamlarını gazetenizde, CNN Türk’te görünce anladık."

Oyak Renault İşçisi
Bursa

15 yıllık bir OYAK Renault işçisiyim. Çay molasındayken tesadüfen Hürriyet gazetesini incelerken Sedat Ergin’in metal patronları üzerine yazdığı yazıyı okudum. Yazıda 2015’teki büyümenin 2016’da da devam ettiğini, iç piyasaya 1 milyon araç satıldığını anlatıyor falan filan. Detaylar çok önemli değil ama 21 milyar dolarlık ihracatın yüzde 15’ini otomotiv sektörünün gerçekleştirdiğini söylüyor. Bu sektörde yan sanayiler ve fason parça üreten küçük işletmeler dahil aileleriyle birlikte ekmek ve iş kapısı olduğunu anlatıyor. Sanki ekmeği bedava veriyorlar da lütufmuş gibi anlatıyor.
 
Hadi onu da geçtim. Aileleriyle birlikte 2 milyon kişiye ekmek verdiği için çok hayır duası alan bir sektör olduğunu yazıyor Ergin. Kimse çok hayır duası almak (Renault, TOFAŞ, Ford, Bosch vs.) için bu işi yapmıyor. Kimse bizim kara kaşımıza kara gözümüze bakıp da para vermiyor. İşçilik ücretlerinin yerlerde süründüğü, 12 saate varan zorunlu mesailere dayanan insanlık dışı, hayvan gibi bir çalışma koşullarındayız. Sedat Ergin adlı yazarı 2 yıldır süren ve hâlâ devam eden fabrikamızdaki eylemlerde yanımızda görseydik keşke. Neden iş bıraktığımızı ve imalatı durduğumuzu da Hürriyet’te yayımlasaydınız. Ya da Bursa’nın yerel gazetelerindeki haberlere biraz duyarlı olsaydınız. İşte o zaman patronların o kârları nasıl yaptığını, Türk Metal Sendikasıyla beraber kanımızı nasıl emdiğini ve bizi köle gibi çalıştırdıklarını bilirdiniz.
 
Renault’nun AR-GE çalışmasından bahsetmişsiniz. O AR-GE’de şefler ve mühendisler nasıl daha az adamla daha fazla iş yapılır diye gece-gündüz çalışıyor. Bize zarardan başka hiçbir faydaları yok. Teknolojik bir yenilik geldiğinde kaizen, poke-yoke, inovasyon adı altında fazla iş iteleyip adam azaltıyorlar. Bizi adeta at gibi bantlarda koşturmaktan başka bir işe yaramıyorlar. Renault bu bahsettiğin rakamlara ulaşırken; işçiler bunun bedelini canıyla, sağlığıyla ödüyor. Fabrikamızda yaptığımız bütün eylemlerde, hakkımızı ararken, sendikamızı seçmek ve ekmeğimizi büyütmek isterken ne CNN Türk’ü, ne Kanal D’yi ne de Hürriyet gazetesini yanımızda gördük.
 
Siz yoktunuz ama, yanımızda hep Evrensel gazetesi ve Hayat TV vardı. Neden olmadığınızı arkadaşlarla tartıştığımızda, Renault reklamlarını gazetenizde ve CNN Türk’te görünce anlamış olduk. Biz aylarca fabrikanın içinde-dışında sabahladık. Ailelerimiz bize destek oldu. Türk Metal tarafından arkadaşımız hastanelik edildi. Ama tek satır bile bundan bahsetmediniz. Geçen sene temmuz ayında valilik emriyle polisler bize saldırıp fabrikaya sokmazken hiçbirini  yazmadınız.
 
Sonrasında bir sürü arkadaşımız ve sözcülerimiz işten atıldı. Tek satır bile bahsetmediniz. Bu işi Renault ve Türk Metal Sendikasıyla birlikte Başbakan Yardımcısı Süleyman Soylu’nun yönettiğini biz Evrensel’den öğrendik.

Lafın kısası patronların Hürriyet’i varsa, bizim de Evrenselimiz var...

www.evrensel.net
ETİKETLER HürriyetRenault

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.