‘Diktatörlük rejimini anayasallaştırma çabası’

‘Diktatörlük rejimini anayasallaştırma çabası’

Meclis Anayasa Komisyonu üyeleri HDP’li Mithat Sancar ve CHP’li Murat Emir, AKP’nin MHP’ye sunduğu ‘cumhurlu’ başkanlık sistemi teklifini yorumladı.

Cem GURBETOĞLU
Ankara

Meclis Anayasa Komisyonunun CHP ve HDP’li üyeleri, AKP’nin MHP’ye sunduğu ‘cumhurlu’ başkanlık sistemi teklifini gazetemize değerlendirdi. Halihazırda uygulanan sistemin zaten “güçlendirilmiş cumhurbaşkanlığı” sistemi olduğunu belirten HPD Mardin Milletvekili Mithat Sancar, yapılmak isteneni “Diktatörlük rejimini anayasallaştırma çabası” diye niteledi. Sancar, “Şu anki tartışma hükümet sistemi tartışması değildir. Demokrasi mi, diktatörlük mü? Çoğulcu bir yönetim mi, tek adam sultasına dayalı tekçi bir yönetim mi? Tartışma bu seçenekler arasındadır” dedi. CHP Ankara Milletvekili Murat Emir ise,  önerilenin Latin Amerika ve Sahraaltı Afrika cumhuriyetlerinde görülen “seçilmiş tek adamlık yönetimi” olduğunu söyledi.

‘AMAÇ DEMOKRASİ OLMAYINCA...’

HDP Mardin Milletvekili ve Meclis Anayasa Komisyonu Üyesi Mithat Sancar, anayasa değişikliğinin AKP ve MHP arasında görüşülenlerden sızan bilgilerle yürütüldüğüne dikkat çekerek, “Ne getireceklerini tam bilmiyoruz. Arada bazı bilgiler sızdırıyor hükümet. Bunlar manipülasyon amaçlı olabilir. Bilmiyoruz. Ama amaçlarının ne olduğunu biliyoruz. Adına ne derlerse desinler, getirmek istedikleri şey hükümet sistemi değişikliği adı altında tek adam yönetimidir” dedi.
İki partinin gizli pazarlığıyla bir anayasa değişikliği yapılmak istenmesinin usul açısından da demokrasiye aykırı olduğunu vurgulayan Sancar, “Anayasa değişikliklerinin, hele böyle önemli konularda yapılacak değişikliklerin demokratik bir nitelik taşıması isteniyorsa açık olması ve geniş bir kesimde özgürce tartışılabilmesi gerekiyor. Amaçları demokratik bir değişiklik değil bu çok açık zaten. Amaç demokrasi olmayınca yöntem de demokrasiye hiçbir şekilde uygun olmuyor zaten” diye değerlendirdi.

ADINA DEĞİL, NİYETİNE BAK

Sancar, bugüne kadar AKP ve Erdoğan’ın başkanlık sisteminden bahsederken MHP’ye kimilerinin “güçlendirilmiş cumhurbaşkanlığı” diye tanımladığı bir model önerilmesiyle ilgili şunları söyledi: “Açık söyleyelim. Şu an zaten yürürlükte olan sistem güçlendirilmiş cumhurbaşkanlığı öngörüyor. Mevcut sistem güçlendirilmiş cumhurbaşkanlığı üzerine inşa edilmiş. Anayasanın da ötesine geçerek Erdoğan yetkilerini keyfi bir biçimde arttırıyor. Dolayısıyla bu durumun da ötesinde bir değişiklik getirmek istediklerini söyleyebiliriz. Adına ne dedikleri önemli değil, ne istedikleri önemlidir. Nasıl bir yönetim istediklerini de zaten pratiklerinden çıkarabiliriz. Hele şu OHAL döneminde yaptıkları pratik ve uygulamalar, tamamen keyfi bir tek adam yönetimi arzuladıklarını yeterince açık bir biçimde ortaya koyuyor. Adına cumhurbaşkanlığı sistemi demeleri, niyetlerini bir parça gizleme gibi bir amaç içeriyor. Oysa biz biliyoruz ki, aslında bir diktatörlük rejimini anayasallaştırma çabasındadırlar.”

‘KARARLICA KARŞI ÇIKACAĞIZ’

Tartışmayı anayasa kavramlarıyla sürdürmenin suyu bulandırma çabalarına katkı sunacağını belirten Sancar, “Şu anki tartışma sıradan bir hükümet sistemi ya da anayasa değişikliği tartışması değildir. Tartışmanın esası bellidir. Demokrasi mi, diktatörlük mü? Çoğulcu bir yönetim mi, tek adam sultasına dayalı tekçi bir yönetim mi? Tartışma bu seçenekler arasındadır. Kelimelerle, kavramlarla oynayarak bu gerçeği örtmek mümkün değildir. Bizim tavrımız belli. Biz çoğulcu demokratik bir sistem istiyoruz. Bunun dışındaki her türlü değişikliğe kararlı bir biçimde karşı çıkacağız” diye konuştu.

EMİR: BUNUN ADI PATRONLU BAŞKANLIK SİSTEMİ

CHP Ankara Milletvekili ve Meclis Anayasa Komisyonu Üyesi Murat Emir, “Anayasaların mutlaka geniş bir tartışma ortamında tüm kesimlerin konuştuğu, özellikle üniversitelerin, sivil toplum örgütlerinin ve bütün siyasi parti ve oluşumların görüşlerini açıklıkla ifade edebildikleri demokratik bir ortamda yapılması gerekiyor. Ancak şu haliyle, AKP’nin kendi mutfağında pişirip taşırdığı ve iki partinin kendi arasında bir pazarlık usulünce yürüttüğü bir çalışma var. Bir kere bu, anayasa yapım süreci açısından çok talihsiz bir başlangıç” dedi.

MHP’ye sunulan teklifte “cumhurbaşkanlığı” tanımı yapılsa da, bu teklifin AKP’nin önceki başkanlık tekliflerinden bir farkı olmadığını belirten Emir, “başkanlık”  ibaresinin çıkarılmasını iki nedene bağladı: “Birincisi, MHP kendi tabanına sanki bir şeyler almış görüntüsü vermek zorunda. Çünkü bu pazarlığın MHP açısından ne kazandırdığı sorusu cevaba muhtaç. MHP ‘İşte bakın cumhurbaşkanlığına ikna ettik’ deme ihtiyacı içerisinde. İkincisi, bir de pratik bir nedeni var. Birçok anayasa maddesi ve yasa maddesinin başkan olarak değiştirilmesi gerekiyordu. Bu çok zaman alıcı bir iş. Onun yerine daha pratik bir yol deniyorlar.”  

Emir, “Sonuçta başkanlık sistemi getiriyorlar. Hatta başkanlık sistemi bile değil. Bizim Latin Amerika ve Sahraaltı Afrika cumhuriyetlerinde gördüğümüz, patronlu başkanlık sistemi, seçilmiş tek adamlık yönetimi getiriyorlar. Ama adında cumhurbaşkanlığını kelime olarak bulundurarak bir algı yanılsaması yaratmaya çalışıyorlar” diye konuştu.

‘KAPTI-KAÇTI ANAYASASI’

Modelin kabul edilmesi halinde 2019’a kadar uygulanıp uygulanmayacağı yönündeki tartışmayı da değerlendiren Emir, “Onaylanan metnin ne olduğunu görmek gerekir. 2019’da başlayacaksa o zamana kadar uygulanamaması gerekir. Ama Türkiye hukuk devleti vasfından hızla uzaklaşıyor. Fiili duruma baktığımızda zaten, OHAL bile anayasal sınırların dışında uygulanıyor. Bütün yetkiler zaten cumhurbaşkanının elinde toplanmış durumda” dedi. Emir, sistem değişikliğinin OHAL koşullarında gündeme getirilmesine ilişkin, “Bir önceki anayasa (82 Anayasası) aldı-kaçtı anayasasıydı. Bu da kaptı-kaçtı anayasası olacak herhalde” değerlendirmesi yaptı.

www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.