Premier Lig’de sezonun öne çıkan taktikleri

Premier Lig’de sezonun öne çıkan taktikleri

The Guardian'dan Michael Cox'un Premier Lig’de öne çıkan taktikler üzerine yazısını Mithat Fabian Sözmen çevirdi.

Michael COX

1)  PRES

Birkaç yıl önce topa sahip olma futbolun en çok konuşulan konseptiydi. O günden bu yana topa sahip olma anlayışından pres futboluna doğru bir kayma yaşandı. Mauricio Pochettino’nun Southampton ve Tottenham takımları ön alanda baskı uygulayarak topu hızlıca kazandı, Klopp topu kaptırdıktan sonra çabucak geri kazanmayı amaçlayan karşı presi popülerleştirdi ve Guardiola da ön alanda presin önemini benimsedi. Bu takımların karşı karşıya geldiği maçlar çılgıncaydı. Tottenham’ın Manchester City’i 2-0 yendiği müsabaka, ekiplerin birbirini tamamen devre dışı bırakmaya çalışması bakımından dikkate değerdi. Tottenham’ın geçtiğimiz hafta Arsenal’le 1-1 berabere kaldığı maçta da taraflar isabetli pas kombinasyonlarından çok birbirinin oyununu bozmaya odaklanmıştı.
Yüksek pres ve teknik kaliteyi barındıran maçlar nefes kesici olabilir ama Premier Lig’in yaratıcılıktan çok rakibi bozmaya odaklanan bir hal alması tehlikesi de var.

2)  SAHTE 9

Liverpool ve Arsenal’in 2016/17 sezonuna yaptığı etkileyici başlangıçlar, santrforların alışılmışın dışındaki kullanımına çok şey borçlu.
Roberto Firmino, 2 yaz önce İngiliz futboluna Christian Benteke ve Daniel Sturridge’e destek olması için hücuma dönük orta saha oyuncusu olarak geldi. Ancak Jürgen Klopp, Benteke’yi sattı, Sturridge’i düzenli olarak kullanmadı ve Firmino’yu Liverpool’un as 9 numarası yaptı. Brezilyalı oyuncu farklı bir canavar; Daha dinamik,  daha özverili, presi başlatma konusunda daha iyi ve gitgide daha iyi bir golcüye de dönüşüyor.
Arsenal de benzer şekilde ön alanda Alexis Sanchez’i kullanıyor. Şilili, 2014’te Arsenal’e gelmesinden önce zaman zaman bu pozisyonda oynasa da son 2 sezonu oyuna solda başlayan, hücuma dönük orta saha oyuncusu olarak geçirmişti. Ancak Arsene Wenger’in Sanchez’i kullanış biçimi Arsenal ataklarına yeni bir boyut kattı. Sanchez, oyunu Olivier Giroud’dan daha fazla genişletiyor, geriden top alarak bağlantı oyununu daha zekice yapıyor ve Sunderland’e attığı kafa golünde olduğu gibi geleneksel santrfor becerileri de sergiliyor.

3) ÜÇLÜ SAVUNMA

Antonio Conte, İtalya milli takımında da uyguladığı üçlü defansıyla Juventus’ta çok başarılı oldu. Chelsea sezon başında Conte’nin kullandığı 4-1-4-1 düzeninde bocaladığında çözüm barizdi: Üçlü savunmaya geçmek. İlk olarak Emirates’te 3-0 yenik durumdayken geri dönüş umutlarının çok az olduğu maçta denenen taktik, sonraki 5 maçta 3-4-3’le Conte tarafından uygulandı ve bu maçlarda Chelsea 16 gol atıp hiç gol yemedi. Bu taktikte Eden Hazard savunma görevlerinden azade oldu, David Luiz savunmadaki artık oyuncu olarak kullanılabildi, gerçek bir kanat savunucusu olarak Marcos Alonso’nun transferi mantıklı hale geldi. 
Geçtiğimiz hafta 2 takım daha bu değişikliği takip etti. Stamford Bridge’deki Chelsea maçında Ronald Koeman sürpriz bir şekilde Chelsea’nin sistemini eşlemeye çalıştı ancak bu deneme 5-0’lık yenilgiyle çok kötü sonuç verdi. Tottenham da Arsenal’le 1-1 berabere kaldığı maçta üçlü savunmayı uyguladı. 
Pep Guardiola’nın Manchester City’sinin de zaman zaman üçlü savunmaya geçmesiyle, sistem alışıldığından çok daha fazla görünür hale geldi.

4)  DURAN TOP GOLLERİ

Bu sezon hakemler duran toplar sırasında savunmacıların rakibi formadan çekmesine karşı çok daha kararlı bir çaba gösteriyor. Bu, bazı takımları etkilemişe benziyor. Geçen sezonun şampiyonu Leicester City’nin stoperleri Robert Huth ve Wes Morgan, duran top savunmalarında formadan çekmeye bel bağlayan oyunculardı ve bu sezon bu hareketler nedeniyle cezalandırıldılar.
Leicester savunmacısı Danny Simpson, Manchester United maçında duran toptan 3 gol yemeleri sonrası “Kuralları değiştirdiler. Bu da biz oyuncuların uyum sağlaması gereken bir şey. Geçtiğimiz sezonki kurallar içerisinde, duran topları savunma konusunda çok iyiydik ve rakibimizin işini zorlaştırıyorduk. Tüm kariyeriniz boyunca yaptığınız bir şeyi bir anda değiştirmeniz gerekiyor. Tabii bu herkes için geçerli” dedi.  Lig genelinde maç başına duran top golü sayısı 0.59’dan 0.65’e çıkmış durumda.

5) DAHA AZ SERBEST ROL

Genel olarak Premier Lig’in başat takımları, bu sezonki teknik direktörlerinin katı felsefeleri nedeniyle çok daha planlı ve sistemli bir görüntü çiziyorlar. Serbest rolde oynamayı seven oyun kurucular da kendilerini ya daha katı rollerde ya da takım dışında buldu. Bunun en bariz kaybedeni Cesc Fabregas. 2 sezon önce ligin en yaratıcı orta saha oyuncusuydu ama ön plana çıkabilmesi için taktiksel sorumluluklarından kurtulması gerekiyor. Conte, sadece 1 maçta ilk 11’de sahaya çıkan İspanyol oyuncuya yer bulamıyor. 
Öte yandan Manchester City’de Kevin De Bruyne ve David Silva ilk 11’deki yerlerini koruyor ama alıştıklarından çok daha geride (sahaya yayılımda) ve kontrol altında tutulan rollerdeler. Keza Liverpool’da da Adam Lallana, daha katı pozisyon talimatlarıyla sahada yer alıyor ve harika oynuyor. Manchester United’da Henrikh Mkhitaryan kendisine yer bulamıyor. Ancak Arsenal’de Mesut Özil, saha içerisinde nereye isterse oraya gidebilme özgürlüğüne sahip olan tek üst düzey 10 numara olarak kalmayı sürdürüyor.

The Guardian’dan çeviren 
Mithat Fabian Sözmen

www.evrensel.net