'Bir Eylem Felsefesi: Diyalektik Materyalizm'

'Bir Eylem Felsefesi: Diyalektik Materyalizm'

TÜYAP Kitap Fuarı'nda Evrensel Basım Yayın tarafından 'Bir Eylem Felsefesi: Diyalektik Materyalizm' paneli düzenlendi.

Vedat AYDEMİR
İstanbul

Evrensel Basım Yayın tarafından “Bir Eylem Felsefesi: Diyalektik Materyalizm” paneli düzenlendi. TÜYAP Kitap Fuarı Kınalıada salonunda, Hakkı Özdal’ın yönettiği, Yazarımız İhsan Çaralan’ın ise konuşmacı olarak bulunduğu panele çok sayıda kişi katıldı.

Gazeteci Hakkı Özdal, tutuklu bulunan yazarlar, gazeteciler, kapatılan televizyonlar ve dergilerden söz ederek konuşmasına başladı. Özdal, tartışılan konunun soyut olmadığını, diyalektik materyalizmin bir eylem felsefesi olarak ele alıp tartışılacağını aktararak paneli açtı.

68 KUŞAĞI VE FELSEFE

Konuşmasına felsefeyi tanımlayarak başlayan İhsan Çaralan, kendisinin ve '68 kuşağının ilk dönemlerde felsefeye “Aforizmaların sıralandığı, dinleyince kulağa hoş gelen fakat anlaşılmayan” bir kavram olarak baktıklarını söyledi. Çaralan, felsefeye olan ilginin “felsefenin aforizmaların tartışıldığı bir alan olmaktan çıkıp toplumsal gerçeklerin tartışıldığı bir alan olarak görülmesiyle, yani felsefenin ortadan kaldırılmasıyla” arttığını söyledi.

İnsanın en zeki temsilcilerinin “insan nereden geliyor nereye gidiyor” sorusu etrafında şekillenen bu temel soruya yanıt aradığını söyleyen Çaralan, “Felsefe boş bir faaliyet değildir ama gelişen dünyada eskimiş ve bir soruya takılıp kalmıştır” dedi.

‘MARX VE ENGELS DİYALEKTİĞİ HEGEL’DEN ALARAK TERSİNE ÇEVİRDİ’

Diyalektik düşüncenin antik çağ filozofları Tales ve Heraklitos’tan beri var olduğundan söz eden Çaralan, Aristoteles’in diyalektiği felsefe içerisinde olumsuz bir etken olarak göstermesi ve tutum almasının, diyalektiğin diğer düşünürlerin kullandığı bir yöntem olarak kalmasına yol açtığını belirtti. Hegel’in diyalektik düşüncenin önemli bir ismi olduğunu, Karl Marx ve Friedrich Engels’in diyalektiği Hegel’den alarak tersine çevirdiğini, geliştirdiğini ve temellendirdiğini belirten Çaralan, “Fizik, kimya ve biyoloji gibi temel bilimlerin gelişmesiyle, bilimin tüm dalları gördüler ki her şey maddenin evrenidir. Böylece bilimler materyalizm ve diyalektiği tek bir yöntem ve inceleme alanı olarak geliştirdi” dedi.

‘NİCEL BİRİKİMLER NİTEL SIÇRAMALARA YOL AÇAR’

Marksizm düşüncesinin, antik çağdan Hegel’e kadar olan süreçte eleştiriyle kendini geliştiren binlerce yıllık bir felsefi birikimin sonucu olarak ortaya çıktığını belirten Çaralan, bilimin adım adım ilerleyerek gelişmesini “nicel birikimler nitel sıçramalara yol açar” sözüyle özetledi. Diyalektikte teorik bilginin yeterli olmadığını pratik bilginin de mutlaka olması gerektiğini ifade eden Çaralan, önceki devrimci düşüncelerin pratik bir toplumsal eylemden geçirilmediğini, bunu ilk düşünenlerin Marx ve Engels olduğunu belirtti. Çaralan, Marksizmin önceki bilimsel düşüncelerden ortaya çıkmasına rağmen değişmeden kalamadığını, Lenin ile daha ileri taşındığını hatırlatarak teorinin kendisini sürekli yenilemesinden söz etti.

Son Düzenlenme Tarihi: 13 Kasım 2016 19:52
www.evrensel.net