Terim: 'Arda'nın kadroya alınması' bu karar içime sinmiyor

Terim: 'Arda'nın kadroya alınması' bu karar içime sinmiyor

Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim Arda'nın yeniden kadroya alınmasıyla ilgili Bu karar, açıkcası içime sinerek verdiğim bir karar olmadı" dedi.

Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim, Kosova maçının ardından düzenlenen basın toplantısında, maçı değerlendirdi, gazetecilerin sorularını yanıtladı. İlk olarak Kosova'dan gelen gazetecilere söz hakkı veren Fatih Terim, bir soru üzerine Kosova takımının kolay bir takım olmadığına dikkat çekti. Dikkat edilmesi gereken bir takımla oynayacaklarını maçtan önce futbolcularına hatırlattığını ifade eden Fatih Terim, "Son olark Ukrayna maçında iyi oynadılar. Dolayısıyla her geçen gün gelişen bir Kosova izliyoruz. Bugün Kosova ile berabere kalsaydık önemli bir yara alırdık" dedi. 

Maçın genel değerlendirmesini yapan Fatih Terim, şöyle konuştu:

"Maçı teknik olarak analiz edebiliriz, ama bu maçı esasında psikolojik olarak analiz daha doğru olur. 3 maçın getirdiği puan kayıpları beraberinde bir takım sıkıntıları da getiriyor. Bu sıkıntılarda sahaya bir şekilde yansıyor. Bu ülkede yaşıyorsunuz, işte onun da sıkıntıları oluyor. Oyunu teknik olarak analiz edecek olursanız, bu tip oyunların anahtarı birinci goldür. Ne kadar erken gol atarsanız, oyunda o kadar hakimiyet kurarsınız ve daha çok pozisyon bulursunuz. Ancak ilk yarı itibarıyla baya da pozisyon bulmamıza rağmen gol atamayınca değişikliğe gittik. İkinci yarıda golleri erken bulunca çok daha rahat oyun devam etti. Yüzde 70'e 30 bir yüzde ile oynamışız. Özellikle orta sahamızda yüzde 90 ve üstü pas isabeti ile oynamışlar. 650'ye yakın pas yapmışız. Bu maçtan 3 puanla çıkmak önemli idi. Onu da aldığımızı içtin sevinçliyiz." 

İSTİFA İDDİALARI

Bir gazetecinin "Hocanın (Fatih Terim) maçtan sonra istifası bekleniyor" yönünde iddiaların basında yer aldığını sorması üzerine ise Terim, şunları kaydetti: 

"Açıkçası benim haberim yok. Çünkü kendimi kapattım. Dünkü basın toplantısından sonra, normal telefonum da açık değildi. Benim ekibimden de kimse gelip bana bir şey demedi. Ben böyle bir şey mi ima ettim? Söyledim mi? Yok. İma ettim mi? Yok. Şimdi, tabi zaten problem orada. Spor kamuoyu ile genel kamuoyu aynı değil. Onun için zaten esasında bu oyunun bütün parçalarının sonucu bu istek üzerine idi ama olmadı. Ben öyle bir şey hiç düşünmedim. Başka türlü sonuç da olsa, öyle bir şey düşünmedim. Buradayım. Daha yapacak çok işimiz var. Bunun kararını verecek olan da TFF Başkanı ve yönetim kuruludur."

'BAZILARININ DİLEĞİ BÖYLE'

Böyle bir düşüncesi olsaydı kendisinin bunu açıklayacağını kaydeden Fatih Terim, "Bazılarının dileği böyle olduğu için tabi elektronik ortam ve sosyal hayat son zamanlarda böyle spekülasyonlara çok müsait. Onun için dediğim gibi, ben ne ima ettim, ne de söyledim. Her maçtan önce aldım problem, almadım problem, kadroya çağırdım hadi olmadı, kadroya çağırmadım. Allah kimseyi bizim gibi böyle maçlara çıkarmasın. Böyle kolay iş değil. Ama hayır öyle bir şey yok" dedi.

'ÖZÜR DİLEMEZLERSE BEN ONLARI ALMAM DİYE HİÇBİR KELİME KULLANMADIM'

Bazı oyuncuların Türk halkından özür dilemesi gerektiği yönündeki söylemlerinin hatırlatılması üzerine ise Fatih Terim, sözlerine açıklık getirdi:

"Ağustos ayındaki beyanım açıktı. Ağustos ayındaki beyanımı iyi okumamışsınız. Televizyonda da iyi takip etmemişsiniz. İsterseniz birer tane dağıtsınlar size, iyi bakın. Birincisi, ben kendi şahsıma düşeni zaten İspanya maçından sonra, çok üzgün olduğumu söyledim. İkincisi, kendime ait hiç özür beklemediğimi de ifade ettim. Üçüncüsü, Türk halkından herkes özür dilemelidir. Yoksa olmaz demedim. Zaten diyemem. Kimseye de özür diletemem. Böyle bir şey söylemedim. Sadece benden dilemesinler, gerekirse halktan dilesinler dedim. Yani gidip özür dilemezler ise ben milli takıma almam demedim. Lütfen bir daha okuyun. Bir daha takip ederseniz memnun olurum. Ben 2016 Fransa'da özür dilediğim gibi, 2018'in sorumluluğunu da üzerime alıyorum. İnanıyorum ki pek çok kişinin alamayacağı kararlarla 4 maçlık bir kadro kararı verdim. Dolayısıyla ben bu bedeli ödemeye de hazır olduğumu ifade etmiştim. Ama eğer halktan özür dilemezlerse, ben onları almam diye hiçbir kelime kullanmadım. Başka bir şey söyleyeyim. Şerefe taktınız. Benim şerefle ilgili ne kimseyi ima ettim ne de isim söyledim. Ben formayı tarif ettim. Ama siz içinden onu aldınız. Bunları yerli yerine koyalım."

'ARDA'NIN KADROYA ALINMASI' BU KARAR İÇİME SİNMİYOR

Ne yaşandıysa bitti, yoksa hala canı yananlar var mı? şeklindeki bir soruya ise Fatih Terim, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ben hala aynı noktadayım. Bu tartışmalara yol açan olayları yok saymam mümkün değil. Ancak kadro konusunda en azından bazı şeyleri şöyle söyleyemem. Kadroya almak demek, gönlümü almak demek değil. Artı, eski ilişkilere dönülecek diye bir kaide yok. Ama milli menfaat bunu gerektirdiği için, artı benim açıklayacağım kadro o gün için önemli bir telefon aldım. Bazı şeylere de açıklık getirelim. Bu telefondaki görüşmeler beni Arda'nın araması ile beni tekrar Arda ile görüşmeye itti. Emre Belözoğlu çok sevdiğim, çok da önem verdiğim bir kişiliktir. Biliyorsunuz, çok uzun süreden beri de beraberiz. Yoksa, birçok aracı okuyorum. Aman Yarabi. Arayı o bulmuş. Şu bulmuş. Öteki girmiş. Beriki çıkmış. Yönetici var, menejer var, gazeteci var, televizyoncu var, galerici var, o var, bu var. En son ailem var. Çok ayıp. Arkadaşlar, söylüyorum size işte. Emre ve Arda'nın söyledikleri almam için bana kafi geldi. Ondan sonra kadroyu açıkladım. Önce Emre, sonra Arda ile konuşmam beni tatmin etti. Bu karar, açıkcası içime sinerek verdiğim bir karar olmadı. Yaşanmışları olmamış gibi kabul edelim, ancak hepimiz profesyoneliz. İşimizde hepimiz öyle davranmalıyız." 

CUMHURBAŞKANI ARADI İDDİASI

Kendisine verilmiş yetkilerin sorumluluğu içerisinde görevler verdiğini anlatan Terim, "Yani üzerime düşenleri de yapıyorum. Muhakkak ki bir şeyler yaşandı. Hiç itirazımız yok. Ancak, sayın Cumhurbaşkanımızın bile talimat verdiğini söylüyorsunuz. Bari içinizde söylemeyin. Türkiye'nin bu kadar olayları varken, sayın Cumhurbaşkanının bu kadar işleri varken, ona böyle şeyleri atfetmek biraz haksızlık olmuyor mu? Sayın Cumhurbaşkanımız bizi bütün maçlardan sonra aramıştır. İyisinde de kötüsünde de. Hep yanımızda olmuştur. Yanlış işlerde hepimizi korumuştur. Ama bu konu ile ilgili bana 'ne al, ne de alma' diye tek kelime etmemiştir. O kadar şeyi koydunuz ki işin içine arkadaşlar, ben olduğum yerdeyim. Durduğum yerdeyim. Alıyorum başka bir şey, almıyorum başka bir şey" diye konuştu. 

'SİZ HİÇ İHANETE UĞRADINIZ MI'

Fatih Terim, Arda Turan ve diğer oyuncuların kadroya alınması noktasında birçok insanın iyi niyetli olarak araya girdiğini vurguladı. Ancak belirli bir bölümün gerek televizyonda, gerek gazetede, gerek sosyal sosyal medyada bu işten hoşlandığını sanmadığını kaydeden Terim, "Birçok insanın barıştan hoşlandığını sanmıyorum. Ben onların çok iyi niyetine de inanmıyorum. Süreci körükleme yönünde de bazı şeyleri olmuştur. Çünkü ellerini ovuşturacakları bir pozisyon getirmiştir ortaya. Sonuç olarak, doğru yerde bir galibiyet aldık. Oyuncularımızı tebrik edelim. Mümkünse Türkiye'nin fırsatı kaçırmaması için, milli menfaat için gereken neyse onu yaptığımızı insanların bilmesini isterim" dedi.

Hırvatistan maçını da konuşmasında hatırlatan Terim, "Gelmişiz 2-0'dan 2-2 yapmışız. Tek mağlubiyetimiz İzlanda, kıyamet koptu. Televizyonlar ve gazeteler şahsi intikamın rövanş yerleri değildir. Benim yanımda ceketinin düğmesini, ağzını açamayanlar bakıyorum baya bir babayiğit olmuşlar. Rica ediyorum artık bazı şeylerin dozu ve frekansı da kaçtı gibi. Dikkatli davranmakta yarar görüyorum. Ben onların yaptığını yapmayacağım. Soracaklarınızı bildiğim için ben de içimi dökeyim size. Düşünebilir musunuz? Ben pek çok şeyi televizyondan öğrendim. Benim yanıma gelip benim bilmediklerimi anlatanlar, beni tenkit ediyorlar. Siz hiç ihanete uğradığınızı hissettiğiniz oldu mu? Siz hiç televizyonlardan bilmediğinizi, acımasızca öğrendiğiniz oldu mu? Şimdi yazamadıklarını, söyleyemediklerini benim ağzımdan duymak istiyorlar. Ben eski stilime döneceğim galiba öyle görünüyor."

Kendisinin de çok aşırı derecede övülmesinin de sakıncalı bulduğunu kaydeden Fatih Terim, konuşmasına şöyle devam etti: 

"Fatih Terim baba adam, reis, insan, kavrar çok güzel. Hiç itirazım yok. Onda da hata var. O da sakıncalı. Arkadaşlar muhakkak ki ben de hata yapıyorum, yapacağım da. Ancak belden aşağı dediğimiz veyahut hakarete varan. Öyle yok. Haddimizi biraz bilelim. Ben eleştirmeyin demiyorum. Ama can acıtarak, yalan söyleyerek iftira edildi. Söylemediklerim de söylenmemiş gibi söylendi. 2016'nın dönüşünde bazı şeyleri televizyondan öğrendim. Sonuçta onlar benim düşmanım değil. Onlar bu ülkenin çocukları. Söylüyorum işte. İçime sinerek de bu kararı vermedim."

'İSTİFA EDECEK OLSAYDIM BİN DEFA EDERDİM'

İstifası ile ilgili bir soruya ise Fatih Terim şöyle yanıt verdi:

"Ben istifa edecek olsaydım, çok zaman vardı. Bu bir. İkincisi ben kötü niyetli olsaydım. Bu arkadaşlarımızı İzlanda, Ukrayna maçına çağırırdım. Esas size göre orada daha çok ihtiyaç yok muydu. Öyle biri değilim. Doğru bildiklerimi yapmaya çalışıyorum. İstifa edecek olsaydım, bin defa ederdim. O kelimeyi ağzıma almak istedim ama anlatıyorum hiç itiraz etmiyorsunuz. Tek mağlubiyetimiz 2-0, full kadromuzla mağlup olduk 3-0 İzlanda'ya. Belki kaybımız Ukrayna'dan 2 puan olabilir. Ama bu size bazı şeyleri çağrıştırmıyor mu? Ya, Emre Mor'un cezasını bilmeyip beni eleştiren var. Bu bir vaka. Allah Aşkına. O kadar gözleri dönmüş."

'VOLKAN DEMİREL'

Volkan Demirel'in milli takıma çağıranın kendisini olduğunu da sözlerine ekleyen Fatih Terim konuşmasını şöyle tamamladı: 

“Volkan Demirel'i ilk Milli Takım'a çağıran benim. 2005'den 2013'e kadar da kötü maçtan, kötü golden sonra, 2008'de atıldıktan sonra da kaleyi ona teslim ettim. Lobisi mi var Volkan'ın ben çağırırken. Onu ben ikinci kaleci yapmadım. Ben onu çok sevdiği milli takımda olma istediğinden dolayı formayı veriyorum. Onun da burada olma isteği çok hoşuma gitti."

Fatih Terim, bir soru üzerine Galatasaray ile adının her zaman anılmasının doğal olduğunu da sözlerine ekleyerek, “Benim adımın geçmesi kadar doğal olamaz. Ben hiçbir takımla görüşmedim. Galatasaray hocası iyi işler yapıyor. Başarılar diliyorum. Galatasaray tarihine geçmiş bir adam, seyirci ile özleşmiş ama bu benden kaynaklanan bir şey değil. Dünya döndükçe, bir takım insanlar bunu hep isteyecek. Ben Galatasaray hocasının rahat olmasını isterim. Zaten rahat da. Ayrıca, Bülent Bayraktar benim 15 yıllık değerli bir çalışma arkadaşım. Benim çok güvendiğim arkadaşlarımdan biri. Birileri istiyor diye hiçbir arkadaşımın kellesini vermem. Herkes kelle arar, koparmak için ama bizde böyle bir şey mümkün değildir. Ailesinin sağlık sorunları için burada değil. Buradan tüm halkımıza destekleri içim teşekkür ediyorum" diye konuştu. (DHA)
 

www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.