Trump’ın zaferi Asya-Pasifik’te nasıl yankılandı?

Trump’ın zaferi Asya-Pasifik’te nasıl yankılandı?

ABD'nin 45. Başkanı seçilen Donald Trump'ın, Asya Pasifik politikasının nasıl şekillenceği merak ediliyor.

Ferhat SARI

ABD'nin 45. Başkanı seçilen Donald Trump'ın içeride ve dışarıda nasıl bir yönetim sergileyeceği herkes tarafından merak ediliyor. Trump'ın Obama döneminden miras alacağı en önemli politikalardan birisi "Asya Pivot" stratejisi olacak. Pivot'un esas hedefi olan Çin'de ABD ile ilişkilerin geleceği açısından iki tahmin söz konusu.

İlk öngörü, Trump ile birlikte Asya-Pasifik'te ABD'nin askeri varlığının artacağı üzerine kurulu. Donald Trump'ın eski ABD başkanlarından Ronald Reagan'ı örnek aldığı hatırlatılan yorumlarda, Regan'ın da başkan seçilirken selefini (Jimmy Carter) ABD'nin küresel gücünü zayıflatmakla suçladığını aktarıyor.

Çin Komünist Partisi'nin resmi gazetesi Halkın Günlüğü'nde "Trump'ın iktidara gelmesi Çin-ABD ilişkilerinin geleceği açısından ne anlam ifade ediyor?" başlıklı yazıda, Reagan'ın barış stratejisinin güç üzerine kurulu olduğu belirtiliyor. Trump'ın Pivot'u devam ettireceği ifade edilen yazıda, bölgedeki askeri varlığın artırılmasında ısrar eden ve Obama tarafından engellenen Pentagon'un yeni dönemde rolünün artacağı iddia ediliyor.  

TRUMP: ZORLUKLAR VE FIRSATLAR

Diğer görüşe göre ise, Trump'ın başkanlığı zorluklar kadar fırsatlar da sunuyor. Trump'ın seçim kampanyasında Çin mallarına yüzde 45 tarife uygulayacağı sözü verdiğini, bu nedenle yeni dönemde ikili ilişkilerin zarar göreceğini düşünen pek çok kişi olduğunu belirten Fudan Üniversitesi'nden Shen Dingli, Trump'ın pragmatik biri olduğuna ve işadamıyken onlarca yıl Çin ile iş yaptığına dikkat çekiyor.
Dingli, China Daily gazetesindeki yazısında iki ülke arasında insan hakları, ticaret ve güvenlik olmak üzere 3 temel anlaşmazlık noktası olduğunu, işadamı Trump'un meselelere ideolojik değil pratik yaklaşım sergileyebileceğini belirtiyor. Çin'in de dış politikada ideoloji temelli duruşunu yumuşattığını yazan Dingli, Trump yönetiminde Çin ile ABD'nin farklılıklarını daha iyi uzlaştırabileceğini iddia ediyor. Yazıda ayrıca, Trump'ın Japonya ve Güney Kore'ye ülkedeki ABD askeri varlığının maliyetine daha fazla katkı vermelerini aksi halde askerlerin geri çekileceğini söylediği de hatırlatılıyor.

ABD'nin bölgedeki tarihsel müttefikleri olan Japonya ve Güney Kore'de ise endişe havası hakim.

DOĞU ASYA'DA GÜÇ BOŞLUĞU

Nükleer silah edinme tartışmasının olduğu Japonya'da, Trump'ın yukarıda bahsedilen sözlerini merkeze alan yorumlar söz konusu. Mainichi gazetesi, "ABD'nin Asya-Pasifik'teki varlığının azalmasının Doğu Asya'da güç boşluğuna sebep olabileceğini, istikrarsızlığa yol açacak bu boşluğun Kuzey Kore, Çin ve Rusya tarafından doldurulabileceğini" söylüyor.

İki ülke arasındaki güvenlik anlaşmasından sadece Japonya'nın değil ABD'nin de faydalandığını belirten Mainichi, ABD ordusunun ülkede büyük bir toprak parçasını işgal ettiğine ve buradaki askeri üslerin ABD'ni küresel askeri stratejisinde oynadığı öneme dikkat çekiyor.  

Japonya'nın mevcut sosyal güvenlik maliyetleri ve devasa bütçe açığı göz önünde tutulduğunda, savunma harcamalarını artıramayacağını dolayısıyla bağımsız savunma politikaları önermenin gerçekçi olmadığını belirten Mainichi, Donald Trump'ın Japonya ve Güney Kore için nükleer şemsiye sağlamayacağı ve bu ülkelerin nükleer silah edinmelerine karşı çıkmayacağı sözlerine de değiniyor.

'YENİ İTTİFAK DÜŞÜNELİM'

Atom bombası deneyimin yaşamış tek ülke olarak bunun söz konusu olamayacağını söyleyen Mainichi, Kuzey Kore'nin artan nükleer ve füze geliştirme programına cevap vermek için ABD, Japonya ve Güney Kore'nin aynı safta olması gerektiğini savunuyor.

Yomiuri Shimbun gazetesi ise Japon hükümetinin yeni ABD yönetiminin politikalarını dikkatli bir şekilde gözlemlerken yeni bir ittifak biçimi düşünmesi gerektiğini, Asya'daki belirsiz durumla baş etmek için daha ileri tartışmalar yapılmasına ihtiyaç olduğunu söylüyor. Başyazısında "Japonya için ABD ile ilişkilerinde test zamanı başlıyor" başlığını atan Asahi Shimbun gazetesi de Çin ve Kuzey Kore tehlikesine dikkat çekerken, bölgesel düzenin çökmesinin ABD'nin de ulusal çıkarlarına zarar vereceğini belirtiyor. Gazete, Japonya'nın endişe içinde olması muhtemel Avustralya, Güney Kore ve ASEAN üyesi diğer ABD müttefiklerine liderlik etmesi gerektiğini belirtiyor. Asahi Shimbun da nükleer silahlanmaya ve savunma harcamalarının artırılmasına karşı çıkıyor.

BEKLEYEN SORU ÇOK

Trump dönemi; Avustralya, Filipinler, Malezya, Vietnam vs. gibi ülkeler açısından ne getirecek? ABD ile stratejik bağları olan ama Çin ile de devasa ekonomik ilişkileri bulunan Avustralya nasıl bir tutum takınacak? Filipinler Devlet Başkanı Rodrigo Duterte'nin kimilerince "Çin Pivot" denilen, kimilerince ise ABD'yi Çin'le dengeleme amacından daha fazla bir şey olmayan yeni yönelimi bundan nasıl etkilenecek? Küresel ticaretin yüzde 40'ının, Çin'in petrol ithalatının yüzde 80'den fazlasının taşındığı Malakka Boğazı'nı tutan Malezya'nın ABD'den Çin'e yaklaşması devam edecek mi? Tersi bir hareketliliğin yaşandığı ve askeri harcamalarını devasa ölçüde artıran Vietnam Trump dönemine nasıl tepki verecek? Daha geniş bir coğrafi ölçekten bakılırsa, büyük bir savaşın eşiğine geldikleri yazılıp çizilen Hindistan ve Pakistan'ın konumları ne olacak?

Bütün bu sorular cevaplarını bekliyor. Donald Trump'ın Dışişleri, Savunma ve Ulusal Güvenlik başta olmak üzere kabinesini nasıl şekillendireceği, önümüzdeki aylarda dünyanın en gerilimli olmaya aday bölgesini nelerin beklediği açısından bazı ipuçları verecektir. 

KORE’DE TRUMP FIRTINASI ESİYOR

Yakın çevresi ve danışmanlarının karıştığı yolsuzluk ve görevi kötüye kullanma suçları nedeniyle Devlet Başkanı Park Guen-hye'nin halk desteğinin yüzde 5'e düştüğü bir dönemde "Trump fırtınası"na yakalanan Güney Kore'de de Japonya ile benzer kaygılar söz konusu. Gazeteler hem bölgesel istikrarsızlık hem de ticari ilişkilerin etkilenebileceği endişesini taşıyor.

Korea Herald gazetesi "Trump belirsizliği" başlıklı yazısında, yeni başkanın  "önce Amerika" denilen izolasyonist, korumacı yaklaşımının gerçek olması halinde Güney Kore dahil büyük ihracatçı ülkelerin bundan ciddi etkileneceğini belirtiyor. Trump'ın Güney Kore ve Japonya'nın güvenlik yükümlülüğünü bu haliyle taşımak istemediği yönündeki sözlerini hatırlatan gazete, Kuzey Kore tehlikesine dikkat çekiyor ve ABD-Güney Kore ittifakının Kuzeydoğu Asya'daki istikrar açısından kilit durumda olduğunu ifade ediyor.
Gelecek yıl Güney Kore'ye konuşlandırılması beklenen ve Çin'in şiddetli tepkisine yol açan ABD füze kalkanı sistemine de değinen Kore Herald, Trump'ın yaklaşımı doğrultusunda Washington'un Seul'dan maliyeti karşılamasını isteyebileceğini veya en kötü ihtimalle söz konusu planı rafa kaldırabileceğini belirtiyor. İçeride Devlet Başkanı Guen-hye etrafında dönen krize dikkat çeken gazete, Trump belirsizliğinin daha kötü bir zamanda gelemeyeceği yorumunda bulunuyor.  İki ülke ilişkileri açısından en kötü senaryoya hazırlıklı olunması gerektiğini ifade eden Kore Herald, Pasifik'ten gelen şok dalgalarıyla baş etmek için ilk yapılması gereken şeyin liderlik krizini sona erdirmek ve ülkede politik istikrarı tekrar tesis etmek olduğunu belirtiyor. 

www.evrensel.net