'Bugün idam olsa, Alpay ve Erdoğan idamla yargılanacak'

'Bugün idam olsa, Alpay ve Erdoğan idamla yargılanacak'

Kemal Kılıçdaroğlu, Anayasa Çalıştayı sırasında gazetelerin Ankara temsilcilerinin sorularını yanıtladı.

Cem GURBETOĞLU
Ankara

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin düzenlediği Anayasa çalıştayı sırasında gazetelerin Ankara temsilcilerinin sorularını yanıtladı. Anayasa değiştirmeye uygun bir ortam bile yokken AKP’nin rejim değişikliğini gündeme getirmesinin ileride çok daha ciddi sorunlara yol açabileceğini söyledi. Yapılacak değişikliğin Türkiye'ye yeni kazanımlar kazandırması gerektiğini, aksi her türlü değişikliğin Türkiye’ye ağır bir faturası olacağını ifade eden Kılıçdaroğlu, idam cezasının yeniden getirilmesine tartışmalarına ilişkin de “Necmiye Hanım ile Aslı Erdoğan, idam olsaydı bugün idamla yargılanacaklardı. İdam olsaydı, bugün Ergenekon'da yargılananların tamamı idam edilmişti” değerlendirmesi yaptı. Kılıçdaroğlu, daha önce birlikte Cumhurbaşkanı adayı çıkardıkları MHP lideri Bahçeli’nin bugün geldiği nokta sorulduğunda “Koca bir soru işareti. Türkiye'nin bekasını sadece ben değil, herhalde Bahçeli de düşünüyordur” diye yanıt verdi.

Partisinin dün Ankara’da düzenlediği Çalıştaya verilen arada gazetelerin Ankara temsilcilerinin sorularını yanıtlayan Erdoğan, hazırladıkları Anayasa ön taslağına ilişkin yeni öneriler getirilmesi ve milletvekillerinin konu gündeme geldiğinde daha sağlıklı öneriler getirmesi amacıyla hazırlandığını söyledi. Mevcut ortamda rejim değişikliği gündeme getirilmesinin ileride çok daha ciddi sorunlar çıkaracağını ifade eden Kılıçdaroğlu, “Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana gelen bir parlamenter sistemimiz var. Tarafsız bir cumhurbaşkanı var. Cumhurbaşkanı bütün toplumu temsil ediyor. Tarafsızlığının ana amacı bu. Kurumlar arasında, erkler arasında bir sorun çıkarsa, o sorunun çözümünde başvuru konumundadır cumhurbaşkanı. Erkler arasında sorun çıktığı zaman sorunu çözecek hiçbir organ yok, çünkü cumhurbaşkanı tarafsız değil” diye konuştu.

‘BAHÇELİ DE DÜŞÜNÜYORDUR HERHALDE’

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli arasıda mutabakat oluştuğu yönündeki değerlendirmeler sorulan Kılıçdaroğlu, “Bir metin çıkmadan bugünden yorum yapmayı doğru bulmuyoruz. İki taraf da birbirlerine sıcak mesajlar veriyorlar, verebilirler tabi. Örneğin Bahçeli'nin geçmişte başkanlık modeline karşı sert eleştirileri vardı. O eleştirilerin bugün de geçerli olduğuna inanıyorum. Ne değişti Türkiye'de?” diye yanıt verdi. Kendisine Anayasa değişikliğine ilişkin bir randevu talebi gelmediğini ifade eden CHP lideri, bir mutabakat sağlanırsa kapılarının açık olduğunu belirterek, “Gelirler düşüncelerimizi rahatlıkla söyleriz. Daha önce de sayın Yıldırım geldiğinde, ben kendisine başkanlık sistemine karşı çıktığımızı, doğru bulmadığımızı söyledik” dedi.

Kılıçdaroğlu, “Ortak cumhurbaşkanı adayı belirlediğiniz MHP'nin bugün geldiği yer size ne ifade ediyor” sorusuna “Kocaman bir soru işareti ifade ediyor” yanıtı verdi. Kılıçdaroğlu, “Türkiye, bir ateş çemberi içindeyken, Ortadoğu'da başımızda dünyanın belası varken, bir terör örgütüne iki terör örgütü daha ilave edilmişken, Türkiye bu sorunları çözmek yerine rejimini değiştirmek gibi bir sürecin içine sokulursa Türkiye'nin bekası açısından ne olur? Türkiye'nin bekasını sadece ben değil, herhalde Bahçeli de düşünüyordur” ifadelerini kullandı.

‘YILDIRIM VE ŞİMŞEK FARKINDA’

Kılıçdaroğlu, Anayasa değişikliğinin idamın geri getirilmesi teklifiyle birlikte gündeme getirilmesine ilişkin de “Yapılacak her değişikliğin Türkiye'ye yeni kazanımlar kazandırması lazım. Geriye düşürmemesi lazım. Eğer Türkiye hukuk zemininde geriye düşecekse bunun Türkiye'ye faturası çok ağır olur. Bu faturayı sadece insan hakları bağlamında söylemiyorum. Ekonomi açısından çiftçi, esnaf, sanayici, tüccar herkes bundan etkilenecektir. Bunun yaratacağı atmosfer bütün uygar dünyanın Türkiye'ye bakışını değiştirecektir. Biz, atılan bir adımın Türkiye'ye faturasının da çok iyi ölçülmesi lazım” değerlendirmesi yaptı. Avrupa ülkelerinde de terör saldırıları yaşandığını, ancak o ülkelere giden turist sayısı azalmazken Türkiye’ye gelen sayının azaldığını söyleyen Kılıçdaroğlu, “Çünkü hukuk zemininden otoriterliğe kayan bir Türkiye imajı var. Bu imajın değişmesi lazım. Bu imajı değiştirmeyip de pekiştirirseniz bunun Türkiye'ye faturası ağır olur. Binali Yıldırım'ın ve Bakan Mehmet Şimşek’in bunun farkında olduğunu düşünüyorum” dedi.

‘BİR PARTİNİN, İKİ PARTİNİN ANAYASASI OLMAZ’

AKP ve MHP’nin aralarında anayasa değişikliği için anlaştığı iddiasıyla ilgili metni görmeden yorum yapmayacağını ifade eden Kılıçdaroğlu, iki partinin yaklaşımını doğru bulmadığını söyledi. “Anayasalar birer toplumsal uzlaşma belgesidir. Bir partinin, iki partinin anayasası olmaz. O zaman anayasayı eline alan her vatandaş, 'Bu benim anayasamdır' demez. Bizim o toplumsal uzlaşmayı sağlamamız lazım” diye konuştu.

Başkanlık sistemi olmayan, parlamenter sistemi güçlendiren bir teklif gelirse buna hayır demeyeceklerini söyleyen Kılıçdaroğlu, “Başkanlık varsa, ona da bakacağız. Bu başkanlık, nasıl bir başkanlık? Türkiye'yi bölünme noktasına götüren bir başkanlık mı bu? Dünyanın en gelişmiş 20 ülkesine bakın, kişi başına geliri yüksek olan ilk 20 ülkesine bakın, Amerika dışında parlamenter sistem var. Dünyanın en az gelişmiş son 20 ülkesine bakın, başkanlık var. En alttakiler neden debeleniyorlar? Hukuk, adalet, özgürlük yok. Başkanlıksa buyrun mucizeyse, onlar o mucizeyi niye bugüne kadar yaratamadılar” diye konuştu.

‘YETKİLERİ MAKAMINA TAŞIMAK İSTİYOR’

Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: “Erdoğan, Başbakanken başkanlık sistemine karşıydı. Başkanlık sistemine karşı olduğu açıklamaları da var. Sonra başkanlık sistemini savunuyor, neden? Kişiler, sahip olduğu yetkileri bulundukları makama da taşımak istiyorlar. Oysa makam ayrı, kişi ayrı. Makamı kişiden bağımsız olarak düşünmemiz lazım. Devletin arşivini taşımak gibi. Yok, devlet vardır, yerinde kalır, arşivi de durur. 'Ben giderken herşeyi beraber götüreyim, bütün yetkileri de ben götüreyim, bütün yetkiler bana bağlı olsun.' Olmaz, doğru değil. O zaman kuvvetler ayrılığına ne gerek var”

‘BAŞBAKAN DEVİRMEK, OLACAK ŞEY DEĞİL’

Eleştirilerinin Cumhurbaşkanı’nı halkın seçmesine değil, Cumhurbaşkanı’nın tarafsızlığını bozmasına olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Cumhurbaşkanı halk tarafından seçilmiştir, cumhurun temsilcisidir, toplumun her kesimine hitap eder, toplumun her kesimini kucaklar. Az konuşurlar, çok önemli günlerde önemli mesajlar verirler. Verdikleri mesajlar dünyada yankı uyandırmalıdır. Cumhurbaşkanları böyle olmalıdır. Bizim buna itirazımız yok. Böyle bir cumhurbaşkanını başımızın üstünde taşırız. Ama cumhurbaşkanı seçildikten bir süre sonra, beğenmediği başbakanı devirip, yerine yeni başbakan seçmek, olacak şey değil. Cumhuriyetimizde böyle bir şey yok. Geleneğimizde de böyle bir şey yok, örfümüzde, töremizde de yok” değerlendirmesi yaptı.

‘ARTI BİR İLE REJİM Mİ DEĞİŞTİRİLİR’

Kemal Kılıçdaroğlu, “Bu anayasa (82 Anayasası) yüzde 91.37 ile kabul edilmiştir. Halk tarafından kabul edilmiştir. Yüzde 91 ile kabul edilen demokratik parlamenter sistemi +1 ile değiştiremezsiniz. +1 ile rejim mi değiştirilir. Anayasayı değiştirmek için 367 oya ihtiyacımız var. Referanduma gitmek için 330 oya ihtiyacımız var. Ama rejimi değiştirmek için +1 olabilir. Bunlar ahlaki mi?” dedi.
PM bildirisinde yer alan demokratik direniş hakkına yönelik hükümetten gelen eleştirilere de yanıt veren Kılıçdaroğlu, “15 Temmuz sonrası, 16 Temmuz'da Meclis’te ‘Vatandaş demokratik direniş hakkını kullandı, tankın üzerine çıktı, darbeyi engelledi’  dedim. Hepsi alkışladı. Taksim'de, İzmir'de söyledim, herkes alkışladı. PM bildirisine koyduk, vay efendim bunu nasıl koyarsınız? İyi de o zaman niye alkışladın bunu?” dedi. Demokratik direniş hakkının nasıl uygulanacağına ilişkin ise miting, toplantı, gösteriler yapacaklarını, demokrasinin dışına çıkmanın akıllarının ucundan bile geçmediğini ifade etti.

Kılıçdaroğlu, “İtiraz gerekçesi şu: 15 Temmuz sonrası verilen sözler, bizim çizgimiz hiç değişmedi ama iktidarın çizgisi değişti. Süratle otoriter bir yapıya kaydı. Bizim çizgimiz değişmediği için aramızdaki fark açıldı. Bize yönelik eleştirileri artırmaya başladılar” diye konuştu.

İDAM UYARISI

Kılıçdaroğlu idam tartışmalarına ilişkin şunları söyledi: “Necmiye Hanım (Alpay) ile Aslı Erdoğan, idam olsaydı bugün idamla yargılanacaklardı. İdam olsaydı, bugün Ergenekon'da yargılananların tamamı idam edilmişti geriye dönüşü olmayan şekilde. Bunları siyasetçinin düşünmesi lazım. Dar alana sıkıştırdılar toplumu, Türkiye dar alana sıkışıyor. Yeni patlamalara izin vermesinler, ne gerek var, bunları yapmasınlar. Oturalım, uygarca konuşalım, tartışalım. Siz bu ülkeye demokrasiyi, özgürlüğü getirdiğiniz sürece bizim açımızdan hiçbir sorun yok”.

‘550 VEKİL ÇIKARSA DA YÖNETEMEZ’

CHP lideri erken seçim tartışmalarına ilişkin, “Soru şu: Parlamentoda tek başına her istediği yasayı çıkarabilecek güce sahip olan bir iktidar, erken seçim istiyorsa 'Ben Türkiye'yi yönetemiyorum' mesajıdır bu. 550 vekil çıkarsa ne olacak, yine yönetemeyecek. Çünkü parlamentodaki AKP grubu, bir kişiye endekslenmiş durumda, irade yok orada. Sorun orada. İktidarın iradesi olmadığı için, irade başkasına temsil edildiği için yönetme gücünü kullanamıyor, yönetemiyor. Liyakati yok devletin. Sorgulaması yok. Bir kişinin önerdiği herşey tartışmasız doğru kabul ediliyor ve peşinden gidiliyor. İster 1 kişi olsun, ister 550 kişi olsun ülke yönetilemez, yönetilemiyor zaten” yorumu yaptı.

www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.