İş cinayetleri güçlü bir sendikal örgütlülükle son bulabilir

İş cinayetleri güçlü bir sendikal örgütlülükle son bulabilir

Gıda-İş'in işçi sağlığı ve iş güvenliği panelinde, iş cinayetlerini durdurmanın yolunun güçlü bir sendikal örgütlülükten geçtiği ifade edildi.

DİSK/Gıda-İş Sendikası’nın düzenlediği işçi sağlığı ve iş güvenliği panelinde, iş cinayetlerini durdurmanın yolunun güçlü bir sendikal örgütlülükten geçtiği ifade edildi.

DİSK/Gıda-İş Sendikası, artan iş cinayetlerinin son bulması için nasıl bir mücadele verilmesi gerektiğine dair çeşitli iş kollarından işçilerle panel düzenledi. Avcılar’da bulunan Eğitim Sen 7 No’lu Şube salonunda yapılan panele Gıda-İş Sendikası Genel Sekreteri Levent Gökçek ve DİSK İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Uzmanı Tevfik Güneş konuşmacı olarak katıldı.

İlk sözü alan Gıda-İş Genel Sekreteri Levent Gökçek, iş cinayetlerinin sermaye ve medya tarafından görünmez kılındığına vurgu yaparak, “Ekim ayında 165 işçi, yılın ilk on ayında ise 1596 işçi çalışırken hayatını kaybetti. Savaşlardan daha çok sayıda emekçi çalışırken hayatını kaybetmektedir. Patronların azami kâr dürtüsüyle almadığı önlemler ve hükümetin gereken denetimleri yapmamasının sonucu olarak işçiler ölümle burun buruna çalışmaktadır” dedi. Gökçek, bu ölümleri ve meslek hastalıklarını durdurmanın yolunun işyerlerinde ve ülkede güçlü bir sendikal örgütlülükten geçtiğini belirtti.

DİSK İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Uzmanı Tevfik Güneş ise Türkiye’de sermaye birikim süreci, sendikal haklar ve örgütlenme üzerine bir sunum gerçekleştirdi. Güneş, “Türkiye’de kârların en yüksek olduğu sektörler enerji ve maden alanıdır. Kârlılığın azami arttığı bu sektörlerde iş cinayetleri de oldukça yüksek bir oranda gerçekleşmektedir. Buna karşı yapılması gereken sendikal örgütlenmenin önündeki yasal engellerin kaldırılarak, özgür-demokratik bir örgütlenmenin önünün açılması gerekmektedir” dedi.

Konuşmaların ardından söz alan Gıda-İş Sendikası Genel Başkanı Seyit Aslan, “İşçi ve emekçilerin yaşadığı sorunlar ile ülkemizin içinden geçtiği koşullar birbirinden bağımsız değildir. Bir yandan gazete-televizyonların kapatılması, seçilmiş iradenin tanınmaması gibi antidemokratik uygulamalar hayata geçirilirken diğer yandan da işçilerin kazanılmış haklarına dönük saldırılar sürmektedir. Bu yüzden işçi sınıfı hem ekonomik-sosyal bir mücadelenin içinde yer alırken hem de demokrasi mücadelesi vermelidir” dedi. (İstanbul/EVRENSEL)

Son Düzenlenme Tarihi: 09 Kasım 2016 14:32
www.evrensel.net