09 Kasım 2016 18:00

Yeni dünya düzensizliği

Sinan Birdal, Trump'ın zaferini yazdı: İşçi sınıfını örgütleyen bir siyasi hareket ortaya çıkmadıkça Trumpizmin daha da yükseleceğine emin olabiliriz.

Paylaş

Sinan BİRDAL

Sovyetler Birliği tarihe karışırken Amerikan siyasi elitleri yeni dünya düzeninin kurulduğunu ilan etmişlerdi. Artık liberal demokrasi ve piyasa ekonomisi tek modeldi, dolayısıyla bundan sonra tarih ancak dünyanın geri kalanının bu modele geçmesine tanık olacaktı o kadar.

Dünyanın her tarafında tek tek tanık olduğumuz işaretler sonunda ABD’de Donald Trump’ın seçim zaferiyle taçlandı ve 1990’ların yeni dünya düzeninin, yani liberal dünya düzeninin, sona erdiğini tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi.

Liberal demokrasinin geleceği artık ABD’de bile kuşkulu. Trump önümüzdeki dönemde muazzam bir güç sahibi olacak. Her şeyden önce temsil ettiği otoriter popülizm Cumhuriyetçi Partiyi baştan sona yeniden inşa edecek. Hem Temsilciler Meclisi hem de Senatoda çoğunluğa sahip bir Başkan olarak yasama ve yargıyı da kontrol edebilecek. Irkçılık, cinsiyetçilik, yabancı düşmanlığı, din ayrımcılığı, jingoizm gibi ideolojik yönelimler güçlenecek, cesaretlenecek. Bunlara maruz kalacak toplumsal grupları büyük mücadeleler bekliyor. Maalesef toplumsal muhalefetin liderlerinin bunlara hazır olduğunu söylemek mümkün değil. ABD’de çok uzun zamandır kadınlar ve toplumsal azınlıklar kazanımlarını hukuk reformları ve yargı üzerinden elde etmeye çalıştı. Enerjilerini, kaynaklarını toplumsal hareket örgütlemeye değil şu ya da bu kazanımı elde etmek için lobicilik yapmaya, kurumsal reformlar gerçekleştirmeye harcadılar. Bunlar önemsiz değildi belki de ama ne kadar kalıcı olduklarını esas şimdi göreceğiz. Kurumlarda şirketlerde kadınlar, eşcinseller ve azınlıklar hakkında çeşitlilik eğitimlerinden geçerken kadınları vajinalarından kavramaktan bahseden, Klu Klux Klan tarafından desteklenen bir başkanla yaşamak ilginç bir deneyim olacak. Herkesin külahını önüne koyup son 1990’lardan bu yana ne yaptığını sorgulamasının zamanıdır!

Bu sorgulamayı yapması gereken başta solculardır. Demokrat Partinin bu yeni dönemde ciddi bir hesaplaşma yapması gerekiyor. Yıllardır sendikaları eriten, işçileri yabancılaştıran politikaların getirdiği yer solun kalesi olarak bilinen yerlerin Trump tarafından fethedilmesi oldu. Görünen o ki; Clinton’a seçimi kaybettiren beyaz işçiler. Bu açıdan Bernie Sanders’ın daha fazla şansı olabilirdi Trump’a karşı. İşçi sınıfını örgütleyen bir siyasi hareket ortaya çıkmadıkça Trumpizmin daha da yükseleceğine emin olabiliriz. 

Dünyanın her yerinde zor bir döneme giriyoruz. Bugün Trump ve benzerleri için oy veren kitleleri de zor günler bekliyor. Sınıf çıkarları temelinde bir siyaset örülmedikçe sağ popülizm solun sınıfa ihanetinden faydalanacaktır. Toplumsal hareketler bu bilinçle bir cephe örmedikçe yenilgi, baskı ve nihayet savaş kaçınılmaz olacaktır. 

Şimdi önümüzdeki süreç yeni dünya düzensizliğidir.
 

ÖNCEKİ HABER

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan AB’ye: Nihai kararınızı verin

SONRAKİ HABER

Halfeti'de işkence görenlerin ATK'ye sevk talebi reddedildi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa