OHAL'in görünmeyen yüzü

OHAL'in görünmeyen yüzü

Her şey 15 Temmuz gecesinin ardından gelişen ve sonrasında fırsatçılığa dönüşen bir darbe girişimi ile başladı.

Orkun KAYA
Kocaeli Üniversitesi

Her şey 15 Temmuz gecesinin ardından gelişen ve sonrasında fırsatçılığa dönüşen bir darbe girişimi ile başladı. Sonrasında gelen KHK’ler (Kanun Hükmünde Kararnameler) ile devam etti. KHK’ler ile kapatılan televizyon kanalları, yayın organları ve gazeteler, susturulan sesler. Muhalif olan, görünmeyenlerin veya görünmek istemeyenlerin, ezilenlerin, sömürülenlerin, yaşadığı sıkıntıları haber değeri görmeyenlere karşı, hayatın gerçeklerini yansıtan ve bunları haber değeri olarak gören kanallar, yayın organları, dergiler ve gazeteler kapatıldı. Onca emek bir kalemde, tek sese biat etmedikleri için susturuldu. KHK’ler bununla birlikte yüzlerce insanı işinden eden, işsizliğin farklı bir boyuta taşınmasını sağladı. Mesleklerinden açığa alınanlar, ihraç edilenler, diplomaları alınanlar. Diploması alınan insanların mesleğini yapamaması ile karşı karşıya kalması durumunu görüyoruz bu dönemde. Açık ve net olarak kendilerinden olmayan insanların, onların sesine biat etmeyen herkesin onlarca yıllık emeğinin bir kalemde harcandığı bir darbe fırsatçılığı ile karşı karşıyayız. 
KOÜ’DE DE OHAL İLAN EDİLDİ
Geçtiğimiz haftalarda KOÜ’de karşıt görüşlü öğrenciler arasında çıkan kavga sonrasında Rektörlük, KOÜ’de her türlü eylem, bildiri dağıtımı, afiş asmak, stant açmak, basın açıklaması yapmak, konser, açık ve kapalı alan toplantıları yapmanın yasak olduğunu duyurdu. Bu uygulamanın amacı, üniversite gençliğini susturmak, bir araya geldiğimiz alanları sınırlamaktır.
Ben Ziraat Bölümü okuyan bir öğrenciyim. Bölümüm ile alakalı bir konuda alanında uzman olan tanıdıklarım aracılığıyla okulumuzda bir panel yapılması için müracaat ettim. Fakat üniversite dekanlığı buna bile izin vermedi. Kısıtlanan özgürlüğümüz değil sadece. Derslerimizle de alakalı olsa hiçbir şeye izin verilmiyor.
OHAL’İN NE OLDUĞUNU YAŞAYARAK ÖĞRENDİK
OHAL ilan edildiği ilk günlerde, büyüklerimizden duyduğumuz kadarı ile sadece sokağa çıkma yasaklarının olabileceği üzerinde durulurken meselenin sadece böyle olmadığını bu süreçte gördük. Çıkartılan KHK’ler ile yarın öbür gün kime ne olacağı belli olmuyor. Aslında haklı olduğumuz meselelerde çıkartılan bir KHK ile suçlu durumuna düşürebiliyorlar. Bu ülkede gençlik, her dönemde sorunlarla karşılaşıyor. Hani her zaman derdik ya “Sınavlar kalksın, hayat bize kalsın” diye. Bu söylemlerimizin hala arkasındayız elbet ama şu süreçte de “OHAL kalksın, hayat bize kalsın” diyebiliriz. Onlar uzatabildikleri kadar uzatacaklar OHAL’i. Daha fazla insanın suçu olmadığı halde herhangi bir sorun yaşamaması için,  OHAL’in kaldırılması KHK’lerin iptal edilmesi için mücadele etmenin tam zamanıdır. Yoksa geleceğimiz daha da kararacak.

www.evrensel.net