Suriye-Mısır ittifakına doğru

Suriye-Mısır ittifakına doğru

Bu hafta Ortadoğu’da en sıcak gelişme Mısır cephesinde yaşandı. Mısır, geçmiş beş yıldan farklı olarak Suriye krizine direkt müdahil oldu.

Yusuf ERTAŞ / Ali KARATAŞ

Bu hafta Ortadoğu’da en sıcak gelişme Mısır cephesinde yaşandı. Mısır, geçmiş beş yıldan farklı olarak Suriye krizine direkt müdahil oldu. Gazetelerde ve sosyal medyada yer alan haberlere göre Mısır, Suriye’ye subaylarını yolladı.

Rai al Youm başyazısında bu gelişmelerle ilgili, “Böylesi haberlere güvenirlilik sağlayan Mısır ve Suriye arasındaki sıcak iletişim. Suriye Ulusal Güvenlik Bürosu Başkanı Ali Memlük, iki hafta önce Kahire’ye gitti. Beş yıldan beri en büyük güvenlik sorumlusu olan kişi, haftalar önce aleni bir şekilde Mısır gitti. Bundan daha fazlasına gerek yok.”

Suriye rejimine muhalif haberleriyle bilinen al Kuds al Arabi gazetesi ise Mısırlı generallerin Suriye’de bulunmasını “Sisi’nin generalleri Suriye’de mi?” başlıklı başyazısında işledi. Makale, Suriye Ulusal Güvenlik Bürosu Başkanı Ali Memlük’ün Kahire’yi ziyaretinden kısa bir süre sonra Birleşmiş Milletler’de Mısır’ın Suriye ile ilgili Rusya’nın kararına destek verdiğine dikkat çekildi.

TÜRKİYE’DEKİ GELİŞMELER TARTIŞILIYOR

Lübnan’da yayınlanan as Safir Gazetesi Yazarı Muhammed Nureddin, her toplantının baş gündeminin Musul ve Halep’in olduğu bir süreçte, önemli gelişmeler yaşandığını yazdı. Nureddin yazısında Türkiye’yi de daha önce ABD’nin gösterdiğinin aksine, demokraside değil ‘diktatörlükte örnek’ gösterdi.

Yine Lübnan’da yayınlanan an Nahar Gazetesi Yazarı Semih Saab da, Türkiye’nin IŞİD ile gizli bir anlaşması olduğuna ileri sürdü. Saab, “Burada garip olan IŞİD’in bundan iki yıl önce Musul ve Telafer’de kitlesel katliam ve işkence yaparken Türkiye niye iki yıl boyunca Musul ve Telafer’e girmedi? Bu kadar süre beklerken Haşdi Şabi hareketlenince niye Türk kuvvetleri de hareketlendi?” diye sorarak Türkiye’yi yönetenlerin mezhepsel reflekslerine dikkat çekti.


MISIR SURİYE’DE

Rai al Youm
Başyazı

Haberler Suriye-Mısır yakınlaşmasının ivme kazandığını söylüyor. Mısır askeri heyetinin Şam’a ziyareti söz konusu. Suriye ordusuna Mısır tarafından silah ve mühimmat desteği yapıldığını teyit edenler var. Ancak İran haber ajansı Tansim, bazı kaynaklara göre iki ülke arasındaki askeri anlaşma ve iş birliğine dayanarak ve terörle mücadele çerçevesinde Suriye’ye askeri güç gönderdiğini aktardı. Bu durum oldukça dikkat çekici. Bu gelişme eğer doğrulanırsa Suriye dosyasında ve belki de bütün Ortadoğu’daki ittifaklarda yansımaları olacak büyük bir sıçrama yaratacak.
İran haber ajansı, Suriye Dışişleri Bakanlığında resmi bir kaynağın bu haberi doğrulamadığını ama yalanlamadığını da söyledi. Bakanlık bunu yalanlayan bir açıklama yapmadı. Gelişmeler diplomaside “ilgili taraflar” aksi karar vermedikçe hassas askeri konularda konuşmaktan kaçınan bir dili ifade etmekte.
Böylesi haberlere güvenirlilik sağlayan, Mısır-Suriye  arasındaki sıcak iletişim. Suriye Ulusal Güvenlik Bürosu Başkanı Ali Memlük iki hafta önce Kahire’ye gitti. Beş yıldan beri en büyük güvenlik sorumlusu olan kişi haftalar önce aleni bir şekilde Mısır gitti. Bundan daha fazlasına gerek yok.
Ama bundan daha önemlisi Mısır ve Suudi Arabistan arasında devam eden Suriye konusundaki bozuşma. Arabistan, Suriye’de rejimin yıkılmasını istiyor. Ama Kahire temel kurumlarıyla Libya’da, Irak’ta ve Yemen’de rejim değişikliğinin sonucuna bakarak aksi görüşte.
Mısır, adım adım Rusya’nın müttefiki haline geliyor ve çabalarının çoğu Amerikan ittifakını geri çekmeye yönelik. İki ordu arasında son dönemde kuzey sahilinde gerçekleşen tatbikat, Mısır ile Rusya arasında imzalanan silah anlaşması bu konudaki önemli göstergeler.
Stratejik konularda en yüksek söze sahip, perde arkasından Mısır’ı yöneten askeri müesseseler Suriye ile güvenlik konularında koordinasyona karar verdi. Arama ve incelemelerinde Mısır güçlerinin ülke dışına gönderilmesine kadar gitti. Bize düşen beklemek.


SİSİ’NİN GENERALLERİ SURİYE’DE Mİ?

al Kuds al Arabi
Başyazı

İranlı medya kaynaklarına ve Suriye rejimi yanlısı sosyal medya sayfalarına göre Mısırlı subaylardan oluşan bir heyet Suriye sahilinde yer alan Tartus’taki Rus askeri üssünü ziyaret etti. Yer alan bilgilere göre Mısırlı generaller, rejimin helikopterleriyle isyancılara yönelik birçok yer ve cepheyi gezdiler.
Aynı kaynaklar, generallerin bu ziyaretinin komuta merkezi Süveyş kanalının batı kıyısında yer alan ve Mısır ordusunun ikinci kısmını barındıran bölgeyi ziyaretinden günler sonra gerçekleştiğini iddia ettiler. Bu komuta merkezine geçen hafta boyunca askeri donanım ve mühimmat gelmişti.
Rus üssüne ziyaretin zamanlaması, Kahire’de Mısırlı siyasi ve güvenlik yetkilileriyle buluşan Suriye Ulusal Güvenlik Bürosu Başkanı Orgeneral Ali Memlük’ün ziyaretinin bir ay sonrasına denk düştü. Memlük’ün bu ziyaretinden kısa bir süre sonra Mısır, Rusya’nın Birleşmiş Milletler’de Suriye ile ilgili kararını desteklemişti.
Bölgedeki son gelişmeler; Yemen’de Umman hariç Körfez ülkelerini, Suriye ve Irak meselesinde Suudi Arabistan, Katar ve Türkiye’yi, Fas ile ilgili konularda (Mısır ekim ayında Polisaryo’dan* bir heyeti kabul etmişti) Fas’ı kapsayan “Arap ittifakına” karşı bölgesel bir müttefikliğe doğru merkezileşme eğilimindedir.
Kahire, bu gelişmelere ek olarak Rus kuvvetlerinin 1994 ile 1999 arasında gasp ettiği Grozni’de düzenlenen konferansta, Vahabileri ve “Müslüman Kardeşleri” İslam’dan kovdu.
İran ve Rusya’nın, Sisi’nin Mısırı’nı cesaretlendirmesi bir taşla bir çok kuş vurmaktadır.  Lakin bunda elde edilen sonuç İran’ın Şii-Sünni çatışmasıyla elde etmek istediği egemenlik hedefleri ve Rusya’nın nüfuzunu genişletmesi, çatışmayı Ukrayna’dan ve Doğu Avrupa’dan Suriye ve Libya’ya taşımasıdır.

*Afrika’nın kuzeybatısındaki, Batı Sahra’daki Fas egemenliğine son vermek ve bu bölgenin bağımsızlığını sağlamak için savaşan örgüt


TÜRKİYE’NİN IŞİD’LE GİZLİ ANLAŞMASI

Semih SAAB
an Nahar

Türkiye, kendisini Haşdi Şabi’ye karşı Irak’taki Sünnilerin hamisi ilan ettikten sonra şiddetli bir şekilde mezhepsel gerilim hattına girdi. Haşdi Şabi’nin Musul veya Telafer’e girmesi durumunda, uyarılarının ciddiyetini göstermek için Ankara, Irak sınırına askeri takviye gönderdi.
Burada garip olan, IŞİD bundan iki yıl önce Musul ve Telafer’de kitlesel katliam ve işkence yaparken Türkiye’nin bu savunmasının olmaması. Türkiye niye iki yıl boyunca Musul ve Telafer’e girmedi? Bu kadar süre beklerken Haşdi Şabi hareketlenince niye Türk kuvvetleri de hareketlendi? Burada Türkiye’nin IŞİD’le gizli bir anlaşması var. Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan, sahada Irak ve Suriye Sünnilerinin koruyucusu olarak görünmek ve yüz yıl sonra Türk ordusunun doğrudan doğruya bu iki ülkeye girmesi için gelişmeleri bekliyordu.
Belki de Erdoğan’ı; bölgede ve dünyada onu destekleyenleri korkutan, Suriye’de beş yıldan beri devam eden askeri-siyasi dengeyi değiştirecek olan Haşdi Şabi’nin, Irak-Suriye sınırını aşması fikri oldu.
Sadece Haşdi Şabi’nin Suriye’ye girme fikri bile Erdoğan’ı; bölgedeki diğer aktörler ile Washington, Paris ve Londra’yı korkutmaktadır. IŞİD iki yıl önce Sykes-Picot sınırını kırarken bütün bu korkular niye söz konusu olmadı? Haşdi Şabi’nin bu sınırları bugün kırma olasılığı üzerine bütün bu korkular niye?
Türkiye bu sefer Sykes-Picot’un bekçiliğini veya Osmanlı’nın işgal zamanındaki Bilad’üş Şam haritasının dönüşü görevini üstlenmektedir.
Bunun için Erdoğan’ın mezhepsel bir örtüye ihtiyacı var ki Irak ve Suriye sınırını geçebilsin. Türkiye, Körfez ülkeleri ve batılı ülkeler, Musul’un Irak’a; Halep, Rakka ve Deyrizor’un Suriye’ye dönüşünü istememektedir. Bu ancak bölgede özellikle Suriye ve Irak’ta başka bir devletin “stratejik derinlikle” mezhepsel gerilimleri arttırmasıyla mümkün olabilirdi. IŞİD sınırları kırmanın önemini kavramışken ne yazık ki Şam ve Bağdat bunun önemini kavrayamadı. Bunun bedelini Bilad’üş Şam halkı ödüyor.

 

www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.