Cumhuriyet önündeki direnişten 'birlik' çağrısı!

Cumhuriyet önündeki direnişten 'birlik' çağrısı!

Cumhuriyet gazetesine destekler sürüyor. Siyasi parti ve kitle örgütleri birleşik mücadele çağrıları yaptı.

Cumhuriyet gazetesinin yazar ve yöneticilerinin tutuklanmasına dönük tepkiler büyüyor. Gazetenin İstanbul Şişli’deki binası önünde devam eden nöbet alanı gün boyu ziyaretçileri ağırladı. Siyasi partilerden sendikalara; kitle örgütlerinden basın meslek kuruluşlarına kadar pek çok kurum basın özgürlüğü için gazete önünde buluştu. Burada yapılan konuşmalarda hkümetin muhalif tüm toplum kesimlerini hedef alan saldırılarına karşı bir araya gelme ve ortak mücadele çağrıları yapıldı.

‘EN KARANLIK DÖNEMDEN GEÇİYORUZ, KORKMUYORUZ!’

Gazete binası önündeki nöbet alanını ziyaret eden Birleşik Haziran Hareketi Sözcüsü Erkan Baş, “En karanlık dönemlerden geçiyoruz ama korkmuyoruz teslim olmayacağız” dedi. AKP hükümetinin 14 yıldır gerçekleştiremediği hayallere darbe sonrası ilan edilen OHAL ve KHK’lerle ulaşmaya çalıştığını ifade eden Erkan Baş, “Ama buna izin vermeyeceğiz. Bizi birbirimizden kopartmaya yalnızlaştırmaya çalışıyorlar. Önce üniversitelerimiz teslim almaya çalıştılar. hemen arkasından Diyarbakır’da eş başkanlara dönük saldırı... Bu saldırı sandıktan kendi istediği çıkmayınca müdahale hakkı gördüğünün kanıtıdır. Cumhuriyet ve özgür basın susturulmaya çalışılıyor. İktidarın yok saydığı Türkiye’nin bütün ilerici güçleri yan yana geldik ve şöyle diyoruz: Bu alçaklar bizi korkutmaya sindirmeye çalışıyor. Birbirimize daha sıkı sarılacak korkmayacak teslim olmayacağız. Herkes emin olsun ki, bizden koparttıkları arkadaşlarımız mutlaka buraya dönecek” dedi.

‘ÖN YARGILARDAN KURTULUP BİR ARADA OLMALIYIZ’

Gazeteyi ziyaret edenlerden bir diğeri de HDP İstanbul İl Eş Başkanı Doğan Erbaş oldu. Erbaş’ın gazete önünde bulunanları Kürtçe selamlamasının ardından “Yaşadın halkların kardeşliği” sloganı atıldı. Basının özgür olamdığı yerde siyasetin demokratik biçimde yürütülemeyeceğini söyleyen Erbaş, “Demokratik siyasetin engellendiği hatta yapılamaz hale geldiği bir dönemden geçiyoruz. Eş başkanlarımız ve vekillerimiz 4 Kasım günü siyasi darbe ve siyasi kararla yaka paça gözaltına alınıp tutuklandı. Özgür Gündem’in kapatılma süreciyle başlayan özgür basının susturulması en son Cumhuriyet'e geldi. Cumhuriyet’in yalnız olmadığını ve bundan sonraki süreçte de yanlarında olduğumuzu belirtmek istiyorum” dedi.

Gerçeklerin engellendiği karanlık günlerden geçildiğini dile getiren HDP İl Eş Başkanı, Türkiye'de yeni bir dönemin başladığı uyarısında bulundu ve “Eşitlikten, adaletten, özgürlükten, halkların kardeşliğinden yana tüm güçlerin ezber bozmasına ihtiyaç var. HDP ve demokratik Kürt siyaseti başından beri demokratik bir Türkiye yaratmak için tüm demokrasi güçlerinin bir araya gelmesini savundu. Başka bir Türkiye'deyiz. O nedenle bu mücadele içinde daha fazla sorumluluk almalıyız. Ön yargılardan kurtulup daha fazla bir arada olmalıyız. Umutsuzluğun ve karamsarlığın farkındayız. Ama bu toprakların tarihi, bu yönetimi hak etmiyor. Daha demokratik bir Türkiye mümkün” çağrısını yaptı.

 

'SON SÖZÜMÜZÜ SÖYLEMEDİK, MÜCADELEMİZ KUTLU OLSUN'

CHP PM Üyesi Kadir Gökmen Öğüt ise gazete binası önündeki konuşmasında “İktidar 15 Temmuz’dan sonra bütün düşündüklerini tek tek yapmaya başladı. Cumhuriyetin kuruluş yıl dönümünde Cumhuriyet’i kapatmak üzere bir operasyona girişti. Korkutmak istiyorlar, korkmayacağız. Henüz son sözümüzü söylemedik. Faşizme karşı, tüm demokratik unsurlarla hep beraber mücadele etmek zorundayız. Mücadelemiz kutlu olsun” dedi.

'HEDEFLERİ TEK ADAM DİKTASI'

Kurum temsilcilerinin ardından CHP, HDP ve BHH adına Çiçek Çatalkaya ortak açıklama yaptı. Basın özgürlüğü, demokratik örgütlenme ve siyaset açısından ülke tarihinin en karanlık zamanlarından geçildiğine dikkat çeken Çatalkaya, “Karşımızda yalanı, kara propagandayı bir yöntem olarak benimsemiş bir çıkar örgütü var. Suçları öylesine büyük ki, gerçeğin ışığının sızacağı en küçük bir haber kırıntısına, eleştirel tek bir söze bile tahammül edemiyorlar” dedi.

AKP'nin 15 Temmuz darbe girişimini de fırsata çevirdiğini vurgulayan Çatalkaya, hükümetin OHAL ve KHK'lerle kendi darbesini örgütlediğini, ‘teröristlik’ algısı üzerinden muhalefeti etkisizleştirmeye çalıştığını belirtti. KHK’lerle kapatılan TV ve radyolara da değinen Çatalkaya, “Özgür Gündem'le başlayan aralarında Hayat TV, İMC, Yön Radyo ve Özgür Radyo’nun da bulunduğu kanallarla devam eden susturma ve karartma furyasının son halkası Evrensel Kültür ve Cumhuriyet gazetesi oldu. Söz konusu medya kuruluşlarının adları ve yayın içerikleri farklılık gösterse de kapatılma ya da soruşturulma gerekçeleri hep aynı kaldı: Teröre destek olmak ya da doğrudan terör propagandası yapmak. Her fırsatta 'milli irade'ye göndermede bulunan yeni rejimin temsilcileri, milli iradenin geri kalanının iradesine el koymuştur. Hedefleri tek adam diktası. Yapılan fiili bir darbedir ve darbeye karşı direnmek meşrudur. Teslim olmayacağız saltanata geçit vermeyeceğiz. Yan yana gelip omuz omuza duracağız” dedi. (İstanbul/EVRENSEL)

Son Düzenlenme Tarihi: 05 Kasım 2016 19:20
www.evrensel.net