05 Kasım 2016 12:06

Cumhuriyet iddianamesinden: Zaman'la aynı manşeti atmak...

Cumhuriyet gazetesi soruşturması iddianamesinde, 'Fuat Avni'nin yazdıklarını manşet yapmak, Zaman'la aynı manşeti atmak' gibi 'suçlar' yer alıyor.

Paylaş

Cumhuriyet Gazetesi soruşturmasında savcılığın hakimliğe gönderdiği sevk yazısında, "şüphelilerin yeterli sayıya ulaşmadan yapılan toplantıyla Cumhuriyet Vakfı yönetim kurulunu ele geçirmeye çalıştıkları, Zaman Gazetesi ile aynı manşeti attıkları, "Fuat Avni'nin" yazdıklarını manşetelere taşıdıkları ve FETÖ ve PKK'nın amacına uygun haberlere imza attıkları" iddialarına yer verildi.

FETÖ/PDY ve PKK'nin Türkiye'deki örgütlenmelerine ilişkin bilgilere yer veren ve manipülasyonun tanımının da yapıldığı sevk yazısında, "Manipülasyon ile gerçeği perdeleyip terör örgütlerinin amacına uygun hareket etmek, iç kargaşa çıkartmak ve ülkeyi yönetilemez hale getirmek gazetecilik değildir" denildi.

"ZAMAN GAZETESİ İLE AYNI MANŞETİ ATTILAR"

Yazıda, darbeye teşebbüs etmenin, gizli kalması gereken bilgileri casusluk maksadıyla açıklamanın, devletin güvenliğine ilişkin gizli kalması gereken bilgileri casusluk maksadıyla temin etmenin basın özgürlüğü olmadığı, bizzat basın özgürlüğü adı adltında psikolojik operasyon olduğu iddia edildi. Bu çerçevede "Cumhuriyet Gazetesi'nin son 3 yıldır yaptığı manipülasyon ile gerçeği perdelediği, terör örgütleri FETÖ/PDY ve PKK/KCK amacına uygun hareket ettiği, iç kargaşa çıkartmaya ve ülkeyi yönetilemez hale getirmeye yönelik haberlere imza attığı" ileri sürülen sevk yazısında, "FETÖ'nün yayın organı olan Zaman Gazetesi ile aynı başlıkları manşet olarak attıkları" kaydedildi.

"CUMHURİYET VAKFI'NI ELE GEÇİRMEYE ÇALIŞTILAR"

Sevk yazısında, Cumhuriyet Vakfı'na ilişkin alınan bilirkişi raporuna da yer verildi. 18 Şubat 2014'te yeterli sayıya ulaşmadan yapılan toplantıda alınan kararla oluşturulan yönetim kurulu üyelerinin seçilmemiş sayıldığı, bu nedenle de vakfın fiil ehliyetini kaybettiği değerlendirilerek, vakfın fiil ehliyetini kazanabilmesi için vakıf senedine göre yeniden toplantı yapılıp, yönetim organının oluşturulması gerektiği kaydedildi. Bilirkişi raporuna dayandırılan yazıda, şüphelilerin Cumhuriyet Vakfı yönetim kurulunu ele geçirilmeye çalıştıkları iddia edildi.

"ÖRGÜT HİYERARŞİSİNE DAHİL OLMAKSIZIN AMAÇLARI DOĞRULTUSUNDA YARDIM ETTİLER"

Yazıda şüphelilerin, "PKK ve FETÖ silahlı terör örgütlerinin hiyerarşik yapılanmlarına dahil olmadıkları ancak son 3 yıllık süreçte darebeye teşebbüs eden FETÖ ve etnik kökene dayalı devlet kurmayı amaçlayan PKK silahlı terör örgütünün amaçları doğrultusunda yardım ettikleri ve bu örgütlerin propagandasını yaptıkları" öne sürüldü.

"FUAT AVNİ'NİN YAZDIKLARINI MANŞETLERE TAŞIDILAR"

Gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu ile Yazar Aydın Engin'in "FETÖ'nün bünyesinde faaliyet gösteren Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı'nın Abant toplantıları'na katıldığı" belirtilen yazıda, Aydın Engin ile Hikmet Çetinkaya'nın, Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı Başkanı Erkan Tufan Aytav ile görüştükleri, bu görüşme sonrasında "Fuat Avni'nin" yazdıklarını manşetelere taşıdıkları iddia edildi. Yazıda ayrıca, Çetinkaya ve Engin'in köşe yazılarında "silahlı terör örgütlerini övücü ve destekleyici yazılar yazdığı" kaydedildi.

CAN DÜNDAR VE AKIN ATALAY'IN DA TUTUKLANMASI TALEP EDİLDİ

Haklarında yakalama kararı bulunan Can Dündar ile Akın Atalay'ın yurt dışında olması, bu nedenle de kaçma ihtimali bulunmasından dolayı tutuklanmaları yönünde karar verilmesi talep edildi.

9 KİŞİYE TUTUKLAMA TALEBİ 

Sevk yazısında, Murat Sabuncu, Güray Tekin Öz, Ahmet Kadri Gürsel, Hacı Musa Kart, Mustafa Kemal Güngör, Turhan Günay, Hakan Karasinir, Önder Çelik ve Bülent Utku'nun "Terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına faaliyette bulunmak" suçundan tutuklanmaları istendi. Aydın Engin ve Hikmet Çetinkaya'nın ise yaşları ve sağlık durumları göz önüne alınarak adli kontrol talebiyle serbest bırakılmaları talep edildi. Savcılık, yurtdışında bulunan Can Dündar ve Akın Atalay hakkında da tutuklanma talebinde bulundu. 

Gazetenin muhabese müdürü Günseli Özaltay ile eski muhasebe müdürü Bülent Yener savcılık sorgularının ardından serbest bırakılmıştı.

Aydın Engin ile Hikmet Çetinkaya yurtdışına çıkış yasağı konularak serbest bırakıldı. (DHA) 

ERDOĞAN ZAMAN'I ÖVE ÖVE BİTİREMEMİŞTİ

Zaman gazetesinin kuruluşunun 25. yılı dolayısıyla 2012 başında düzenlenen törene katılan dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, gecede bir konuşma yapmış ve şunları söylemişti:
''Adeta manşetlerle savaştık. Manşetlerin ok olup üzerimize yağdığı süreçlerden geçtik. Her sabah yalana, her sabah iftiraya, her sabah kirli kampanyalara uyandığımız günlerden bugüne geldik. 'Muhtar bile olamaz' diye manşetlerin atıldığı, yargısız infazlarla mağdur, mahkum edildiğimiz günlerden bugünlere ulaştık.
Öyle ki gazetecilere haber yazdırdılar, sonra da o kupürü dosyaya koyup, partimiz aleyhine kapatma davası açtılar. Karşımızda gazeteleri gördüğümüzde şoke olduk, şaşırdık. 'Deliliniz bu mu? Belgeniz bu mu?' dediğimizde de 'evet' dediler. Allah şahittir ki asla ve asla intikam peşinde olmadık, olmayız ve olmayacağız.'' (HABER MERKEZİ)

ÖNCEKİ HABER

Hindistan’da ışık festivali

SONRAKİ HABER

HDP'li vekil Hatimoğulları Meclis'in tarım işçilerinin sorunlarına çözümünü sordu

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa