Çocuk istismarını ‘hadım’ ve ‘duyarlılık’ mı önleyecek?

Çocuk istismarını ‘hadım’ ve ‘duyarlılık’ mı önleyecek?

TBMM Çocuk İstismarını Önleme Araştırma Komisyonu ilk taslak raporunu açıkladı. Komisyonun raporda ifade ettiği görüşler ise tartışmalı.

Hilal TOK
İstanbul

Karaman’da Ensar Vakfına bağlı bir yurtta gerçekleşen cinsel istismar olayının ardından AKP’nin, kurulmasını muhalefet ve kamuoyu baskısıyla kabul ettiği TBMM Çocuk İstismarını Önleme Araştırma Komisyonu 4 aylık çalışmanın ardından ilk taslak raporunu açıkladı. Komisyonun çocuk istismarını önlemek için yapılması gerekenlere ilişkin raporda ifade ettiği görüşler ise oldukça tartışmalı. 

Komisyonun en çok tartışılacak önerilerinden biri çocuk istismarcılarına kimyasal hadım uygulamasının hemen hayata geçirilmesiyken, bir diğeri de çocuk evliliklerinin sadece bir ‘duyarlılık’ sorunu olarak ele alınması oldu. 

KOMİSYON ÇOCUK İSTİSMARINA ‘HASTALIK’ GÖZÜYLE BAKIYOR

Temmuz ayında Resmi Gazete’de yayımlanan “Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlarda Hükümlü Olanlara Uygulanacak Tedavi ve Diğer Yükümlülükler Hakkında Yönetmelik” ile kimyasal hadım yasalaşmıştı. Rapor taslağında yer alan öneride kimyasal kastrasyonun Sağlık Bakanlığı koordinasyonuyla etkin bir şekilde uygulanmasını ve hadımın infaz ve denetim süreleri bittikten sonra da uygulanabilmesi için düzenlenme yapılması isteniyor. Oysa hadım tartışmalarının başından beri pek çok kadın ve çocuk hakları örgütü şiddeti şiddetle çözmenin çözüm sağlamayacağını, istismarın sadece hastalıktan kaynaklanmadığını, asıl meselenin cinsiyet eşitsizliği olduğunu dile getirmişti.

Komisyon, muhalefetin dinlenmesini önerdiği kadın ve çocuk hak örgütlerinin görüşlerini almadı. Ancak buna karşın “hadımı” bir çözüm olarak öneren pek çok kişi komisyonda dinlendi. Örneğin; Acıbadem Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Oğuz Polat komisyonda, kurumlardaki denetimsizliğin istismarın temeli olduğunu vurgulayarak istismarın sadece pedefoliden kaynaklandığını ve kimyasal hadımın psikolojik olarak işe yarayacağını anlattı. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Orhan Derman da, her istismarcının geçmişinde bir mağduriyet yattığını, pedofili hastalarının tedavi edilemez ve devamlı kontrolde tutulması gereken bir durum olduğunu söyleyerek kimyasal hadımı savundu. 

‘İSTİSMARI HADIM DEĞİL, ETKİLİ ÖNLEMLER DURDURUR’

Komisyon Üyesi HDP İstanbul Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, hazırladığı muhalefet şerhinde raporda yer alan hadım önerilerine karşı çıktı.

Kerestecioğlu, istismarcıların “Ruhsal bozukluğu olan kişiler” olarak ele alınmasının doğru olmadığını, cinsel saldırının da hormonlarla ilgili düşünülemeyeceğini vurguladı. Bu nedenle hadımın bu suçları engellemek için bir çözüm sunmayacağını belirten Kerestecioğlu, “Cinsel suç işleyenlerin, cinsel disfonksiyon yaşamaları halinde kurbanlara farklı biçimlerde cinsel şiddet uygulayabildikleri bilinmektedir. Cinsel saldırıyı sadece cinsel birleşme olarak tanımlamak da hatalıdır. Çocuklara yönelik cinsel saldırılarda, cinsel motifli saldırıların daha fazla olduğu görülmektedir” dedi.

Kerestecioğlu, çocuk istismarında esas meselenin erkek egemenliğine dayalı toplumsal rollerin yarattığı eşitsizlik olduğunun altını çizdi. Filiz Kerestecioğlu, Türkiye Psikiyatri Derneğinin açıklamalarında da yer alan önerileri ortaya koyarak, çocuk istismarının önlenmesi için alınacak en etkili yöntemleri şöyle sıraladı: “Cinsel taciz ve istismara zemin hazırlayan toplumsal değerlere, cinsiyet eşitsizliğine müdahale edebilecek kapsamlı politikalar geliştirilmeli. Cinsel suçlarla ilgili kamu duyarlılığının arttırılması, mağdurun adalet sistemine erişiminin kolaylaştırılması, başvuru, soruşturma ve yargılama aşamalarından yeniden travmatize edilmesini engelleyici, koruyucu tedbirlerin düzenlenmesi, ceza ve yaptırımların belirlenmesi ve uygulamasıyla ilgili, özellikle hafifletici etkenler ve salıverilmelerle tetiklenen, adaletin yerini bulmadığına ilişkin yaygın kanıya neden olan düzenlemelerin gözden geçirilmesi gibi birden çok boyut içeren bir strateji oluşturulmalı.”

ÇOCUK EVLİLİKLERİNDE TEK SORUN ‘DUYARLILIK’MIŞ!

Kadın ve çocuk hakları alanında çalışan pek çok örgüt, çocuk evliliklerinin çocuk istismarı kapsamında ele alınıp cezalandırılması gerektiğini savunurken, bugünlerde Mecliste görüşülen TCK değişikliğiyle çocuk istismarında “rıza” yaşının 12’ye düşürülmesi planlanıyor. Kadın örgütleri bu düzenleme ile çocuk evliliklerin de önünün açılacağı endişesini taşırken, Meclis Çocuk İstismarını Önleme Komisyonu raporunda çocuk evlilikleri, sadece bir “duyarlılık sorunu” olarak ele alınıyor.  

Komisyon Üyesi CHP Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca raporu eleştirerek “Raporda çocuk evlilikleri ile ilgili net bir madde yok. Sorunu geçiştiren, yumuşatan, ‘bilinçlendirelim’ diyen bir ifade var. Çocuk evlilikleri kesinlikle yasaklanmalı ve cezai yaptırımlar olmalı” değerlendirmesinde bulundu.

Komisyon Üyesi HDP’li Filiz Kerestecioğlu da erken yaşta evlendirilmenin sadece bir duyarlılık sorunu olmadığını vurgulayarak “18 yaş altında evlilikler mutlaka ihlal olarak kabul edilmeli ve yasaklanmalı. Raporda önerildiği gibi konuyu zamana yayma yaklaşımı ise kabul edilemez. Çünkü çocuklar bu esnada gördükleri şiddet nedeniyle yaşamlarını yitiriyor” dedi.

KOMİSYON, ENSAR’DAKİ İSTİSMAR VAKASINI TEĞET GEÇMİŞ

Çocuk İstismarını Önleme Araştırma Komisyonu Karaman’daki KAİMDER ve Ensar yurtlarında 10 çocuğun istismara uğramasından sonra muhalefetin baskılarıyla kurulmuştu. Raporda ise Karaman’da yaşanan istismara dair yer alan tek ifade komisyonun Karaman’a ziyaret yaptığının belirtilmesi. Kaçak yurtlarda yaşanan istismarın önlenmesi noktasında komisyonun önerisi “Her ne ad altında olursa olsun öğrencilere yönelik yurt, misafirhane, konukevi, pansiyon ve benzeri barınma hizmeti veren yerlerin işyeri açma ve çalışma ruhsatı Milli Eğitim Bakanlığı tarafından verilmeli, denetlenmesi de yine aynı Bakanlıkça yapılmalıdır.” şeklinde ifade ediliyor.

HDP’nin komisyon raporuna muhalefet şerhindeyse MEB’in denetimi ve izninin yanında öğrencilere yönelik yurt, gibi benzeri barınma hizmeti veren yerlerin bağımsız uzman ve STK’lerin denetimine açılması gerektiği vurgulanıyor. Ayrıca çocuklarla çalışan kurumlarda gönüllü olarak çalışan ve istihdam edilen kişilerin detaylı incelemelere tabi tutulması ve denetlenmesi istenerek, yeni Ensar Vakfı vakalarının yaşanmasının önüne geçilmesi talep ediliyor. 

KOMİSYON NERDEYSE ‘ÇALIŞMAMAK’ İÇİN KURULMUŞ

Mecliste komisyon “Başta Cinsel İstismar Olmak Üzere Çocuklara Yönelik Her Türlü İstismar Olaylarının Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu” adını taşıyor. AKP üye bildirimini geciktirdiği için çalışmaya ancak 28 Nisan’da başlayabilen komisyonda 9 AKP’li, 4 CHP’li, 1 MHP’li ve 1 HDP’li vekil bulunuyor. AKP’nin üye çoğunluğuna dayanarak, başkanlık divanını da kendi vekilleriyle oluşturduğu komisyonun çalışma programı belirlenirken muhalefetin önerileri de dikkate alınmadı.

Komisyon Üyesi CHP Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca, komisyonun yeterli saha ziyaretleri yapmadığını ve ziyaret edilen yerlerin de zaten örnek uygulamalar yapılan yerler olduğunu ifade ederek “4 ay boyunca sahaya inemedik. Sahaya çıkılsa, gerçek duruma ilişkin araştırma yapılsa sorun ve çözüme daha çok yaklaşılırdı” diye konuştu. 

Karaman’da yaşanan istismar olayının ardından kurulan komisyonun başkanlık divanının Karaman’da inceleme yapmak konusunda sorun yarattığını söyleyen Filiz Kerestecioğlu da Karaman’a gidilmemesi halinde muhalefetin komisyondan çekileceğini beyan etmesinin ardından ziyaretin gerçekleştiğini ifade etti.

www.evrensel.net