04 Kasım 2016 18:35

HDP'li Hüda Kaya: Meclisten çekilmemiz söz konusu değil

HDP İstanbul Milletvekili Hüda Kaya: Bizim parti organlarımızın bu şekilde Meclisten çekilmesi söz konusu değildir.

Paylaş

HDP Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş dahil 12 milletvekilinin gözaltına alınmasına dair HDP İstanbul İl Binasında açıklama yapıldı. 

Halkın iradesiyle seçilmiş vekillere dönük gözaltıların darbe olarak değerlendirilen açıklamada, demokratik topluma direniş çağrısı yapıldı. 

HDP'nin Tarlabaşı'nda bulunan İstanbul İl binasında gerçekleşen açıklamaya HDP İstanbul Milletvekilleri Hüda Kaya, Filiz Kerestecioğlu, Garo Paylan, Erdal Ataş, HDP Iğdır Milletvekili Mehmet Emin Adıyaman, HDP İstanbul İl Eş Başkanları Aysel Güzel ve Doğan Erbaş, HDK Eş Sözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit, HDP Yürütme Kurulu Üyeleri, HDP Genel Merkez Yönetimi, HDP Kadın Meclisi ve KJA katıldı. 

'BU DARBE TÜRKİYE HALKLARININ İRADESİNE YAPILMIŞTIR'

HDP İstanbul İl El Başkanı Doğan Erbaş, HDP'li vekillerin gözaltına alınmasının ardından HDP MYK olarak tüm ilçe örgütleri önünde oturma eylemi başlattıklarını duyurdu. Oturma eylemleri henüz başlamadan Esenyurt, Sancaktepe ve Bağcılar ilçelerine polis tarafından müdahalede bulunulduğunu söyleyen Erbaş, HDP'ye oy veren oy vermeyen, demokrasiden yana herkesi HDP ilçe binaları önündeki oturma eylemine çağırdı. Erbaş, yarın saat 16.00'da Şişli Camii önünde konuya ilişkin açıklama yapılacağını duyurdu. Erbaş, "Antidemokratik karar alanlar halkımızın demokratik tepkisine de saldırıyla cevap veriyorlar. Sadece partiye yönelik değil demokratik siyasetten yana olan tüm topluma saldırıdır bu. Topyekün saldırıya topyekün eylemlerle direneceğiz" dedi. 

HDP MİLLETVEKİLİ HÜDA KAYA: MECLİSTEN ÇEKİLMEMİZ SÖZ KONUSU DEĞİL

HDP İstanbul Milletvekili Hüda Kaya, “Bugün Türkiye halkının karşı karşıya geldiği bu problem sadece bir HDP problemi asla değildir. HDP’nin terörize edilerek seçilmiş eş başkanları başta olmak üzere vekillerinin de yerellerdeki tüm idarecilerini ve yöneticilerine bir gözaltı ve tutuklama furyası. 6 milyondan fazla insanımızın iradesinin,tercihinin hiçleştirilerek yok edilmeye çalışıldığı bir dayatma bir darbeyle karşı karşıyayız. Bu darbe sadece HDP’ye karşı yapılmış değildir. Bugün yapılan bu darbe Türkiye’nin 3’üncü partisine yapılmıştır. Bugün bir polis devleti, bir darbeci mantıkla bizleri gözaltı ve tutuklamalarla yok etmeye, susturmaya, sindirmeye çalışanlara karşı hiçbir şekilde ifade verme zorunluluğumuzun olmadığını, sorumlu olduğumuz sadece halkımız olduğunu belirtiyorum” dedi.

Bir basın mensubu, "Yaşanan gözaltılardan sonra toplu şekilde meclisten çekilmeyi düşünüyor musunuz? Bu konuyu aranızda tartıştınız mı" diye sordu.

HDP İstanbul Milletvekili Hüda Kaya, “Bizim parti organlarımızın bu şekilde Meclisten çekilmesi söz konusu değildir. Halkımızdan aldığımız emaneti sonuna kadar yerine getirmeye devam edeceğiz” diye yanıt verdi.

'HALKIN İRADESİNE DARBE İÇ SAVAŞ HAZIRLIĞIDIR'

"Ülke tarihi darbeler tarihi olarak yazılmaya devam ediyor" diyen HDK Eş Sözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit, yaşananların 15 Temmuz darbe girişiminden farklı olmadığını belirtti. Koçyiğit, "15 Temmuz darbe girişiminin ardından AKP iktidarının önünde iki seçenek vardı. Ya demokratikleşecek ya da diktatöryal yönde ilerleyecekti. AKP ikinci yolu seçerek ülkeyi iç savaş eşiğine getirmekten tereddüt etmedi. Halkın iradesine darbe iç savaş hazırlığıdır. 
Seçilmiş vekilleri derdest etmek hiçbir yetkilinin haddi ve hakkı değildir. Seçilmişler yalnız halka hesap verir HDP'nin teröre hizmet ettiğini düşünüyorsanız sandık kurun kim çıkıyor görelim. Halkın iradesini sandıkta ezip geçemeyecekleri için polis ve asker gücüyle halk iradesi zapturapt altına alınmaya çalışılıyor" dedi.  
AKP iktidatının KHK'larla önce Kürt basınını sonra da Cumhuriyet'i susturmaya çalıştığını hatırlatan Koçyiğit şöyle devam etti, "Önce DBP'li belediyelere kayyum atandı, yarın İzmir'e atandığını göreceğiz bunlar zaman meselesidir. Direnişin odağı Kürt halkı olduğu için ilk hedef Kürt halkı ve temsilcileridir. Biz bunu Cumhuriyet gazetesine yapılan operasyonda gördük. Türkiye'de bütün vatandaşlara sesleniyoruz, karanlık gidişe karşı herkes bir tutum geliştirmek zorundadır. Ülkenin demokratikleşmesini istiyorsak her birimiz elimizi taşın altına koyup demokrasi, barış, özgürlük ve haktan yana kullanmalıyız irademizi. Türkiye ancak burdan düze çıkabilir. Yoksa gerisi hepimiz için bir karanlık, yeni Hitler'in, yeni Mussolini'nin ülkede kök salması demektir. HDK olarak alanlarda olup halkımızla mücadele edeceğiz. Bizi cezaevleriyle korkutamazsınız özgürlük, demokrasi, barış mücadelesini her yerde sürdüreceğiz. Direnecek direnerek kazanacağız."

'GÖZALTILAR SİYASİ TARİHTE KARA LEKEDİR'

Son olarak parti adına ortak açıklamayı HDP İstanbul İl Eşbaşkanları Aysel Güzel okudu. Güzel, "Partimiz Türkiye’nin 7 Haziran’dan sonra darbe sürecine girdiğini söylemiştir. Esasen darbe süreci 15 Temmuz’da da başlamadı. 15 Temmuz öncesinde parlamentoda çıkarılan kararlar, milletvekillerimizin yargılanmasıda bu darbe sürecinin önemli bir parçasıydı. 15 Temmuz sonrasında olanlar da gösteriyor ki, gerçekten de 15 Temmuz’u Allah’ın lütuf’u olarak gören zihniyetin hedeflediği tam da buymuş" dedi. 

Dün gözaltına alınan vekillerin yargıdan kaçma diye bir derdi olmadığını vurgulayan Güzel, "Başta Eş başkanlarımız olmak üzere bütün vekillerimiz bu ülkede darbe koşullarının herkes tarafından görülmesini, bütün dünya tarafından bilinmesini istedikleri için ifadeye gitmediler. Dolayısıyla da bir kaçma yaklaşımıyla olayı değerlendiren havuz medyası sadece kirli propagandasına, karalama kampanyasına devam ediyor" diye konuştu.

Bu gözaltıların Türkiye tarihine, siyaset tarihine bir kara leke olduğunu söyleyen Güzel, "Doksanlı yıllarda dönemin vekilleri hatip Dicle ve arkadaşlarını parlamentoda yaka paça gözaltına alanlar nasıl kaybettiyse, bugünün darbecileri de aynı şekilde kaybedecektir. Bu kararları, bir siyasi linç, bir kuşatma ve baskı, faşizan rejimin ayak sesleri olarak görüyoruz" ifadesini kullandı.

Demokratik çevrelerin, sivil toplumun, uluslararası kamuoyunun Türkiye’de barıştan demokrasiden yana olan kamuoyunun sesini yükseltmesi gerektiğini belirten Güzel sözlerini şöyle sürdürdü: "Darbelere, baskılara ve tutuklamalara boyun eğmeyeceğimizi, bize oy veren, bizim duruşumuzu tavrımızı önemseyen herkesin sergileyeceği tavırla bu faşizan baskıyı püskürteceğini biliyoruz. Bu kararı verenlerin unuttuğu bir şey var biz parti olarak gücümüzü halklarımızdan alıyoruz, demokratik siyasetimizi halklarımızla birlikte yapıyoruz. Dolayısıyla ifade etmek istiyoruz ki bu engellemeler halklarımızın demokratik direnişini asla engellemeyecektir sadece partimizin değil Türkiye de barıştan, demokrasiden ve özgür yaşamdan yana olan tüm sol, sosyalist güçler, emekçiler ve kadınlar başta olmak üzere tüm toplumsal kesimlerin ortak direnişi ile bu darbeci zihniyet mutlaka aşılacaktır." (İstanbul/EVRENSEL)
 

ÖNCEKİ HABER

Sancar: Ülkenin kalbine bombalar atılıyor

SONRAKİ HABER

Dersim’de ressamlar halkla birlikte trafoya şahmeran çizdi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa