OHAL'le işçi ölümleri arttı: Ekim'de 165 iş cinayeti

OHAL'le işçi ölümleri arttı: Ekim'de 165 iş cinayeti

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG), ekim ayında en az 165 işçinin iş cinayetlerinde can verdiğini bildirdi.

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG), ekim ayında en az 165 işçinin iş cinayetlerinde can verdiğini bildirdi. Bu rakamla birlikte yılın ilk 10 ayında en az 1596 işçi yaşamını yitirirken, AKP’nin iktidar olduğu 14 yıl içinde ölen işçi sayısı 18 bini geçti. OHAL’le birlikte işçi sağlığı için mücadele edenlerin işten atıldığı ve iş cinayetlerinde artış yaşandığı vurgulanan İSİG raporunda “Bu gidişle yıl sonunda ‘yeni fakat utanılası bir rekor’ kıracağız: İş cinayetleri tarihimizin en üst seviyesine ulaşacak” uyarı yapıldı.  

OHAL sonrası iş cinayetlerinin sayısal olarak arttığı ve OHAL’in fırsata çevrilip işten atmaların olağanlaştırıldığı ifade edilen raporda, “İşçi sağlığı mücadelesi de bu noktada her geçen gün hedef alınıyor. Geçtiğimiz ay Çapa İSİG İşyeri Temsilcisi Cemal Bilgin ve Enerji-Sen İSİG Sekreteri Tarık Yüce görevlerini yaptıkları için işten atılmıştı. Son KHK ile birlikte Zonguldak’taki maden işçilerinin öncülerinden, yıllardır İSİG mücadelesinin emektarı olan Salim Çalık da işten atıldı. Bu yaşananlar gösteriyor ki genel olarak işçi sınıfı ve bir parçası olarak işçi sağlığı iş güvenliği mücadelesi hedef tahtasında” dendi.

SERMAYEYE DİKENSİZ GÜL BAHÇESİ

İşçi sağlığı ve güvenliğinin dayandığı önemli ayaklardan birinin de güvenceli çalışma olduğu kaydedilen açıklamada, KHK’lerle kamuda kadrolu çalışmadan bir bütün olarak sözleşmeli ve güvencesiz çalışmaya geçiş için büyük bir tasfiye harekatı yapıldığı belirtildi. Raporda, “Hedeflenen kamuda güvenceli çalışmanın tümden kaldırılması ve bunun önünde engel oluşturan tüm ilerici sendika ve örgütlenmelerin tasfiyesi, eğitim ve sağlıktaki mutlak özelleştirme ve piyasalaştırma süreçlerinin sermayenin hedefleri doğrultusunda son ve büyük bir darbeyle tamamlanması, tüm devlet kurumlarında sermaye için dikensiz bir gül bahçesi yaratılmasıdır” dendi.

‘İŞ CİNAYETLERİ REJİMİ OLUŞTURULDU’

Raporun hazırlanış tarihinin AKP’nin 14. iktidar yılını doldurmasına denk geldiğine dikkat çekilen raporda, “Bu vesile ile AKP’li yıllarda yaşanan iş cinayetlerini gösteren bir grafik de hazırladık. Son beş yıla ait bilgiler bize ait evveli ise SGK’nin resmi verileri. Görülüyor ki AKP’li 14 yılda en az 18 bin 67 işçi yaşamını yitirdi. Bu durum neoliberal kapitalizmin kader, fıtrat ve sosyal yardım söylemleri, uygulamalarıyla olgunlaşmasını, işçilere karşı bir ‘iş cinayetleri rejimi’ oluşturulmuş olmasını da ifade ediyor” dendi.

HUKUKSAL ALANDA DA SALDIRI VAR

Son iki haftadır mahkemelerden çıkan karar ve sarfedilen sözlerin, işçi sağlığı ve iş güvenliği mücadelesine karşı hukuksal alanda bir saldırının habercisi olduğu kaydedilen raporda, şu bilgilere yer verildi:
* İstanbul Esenyurt’taki Fi Side projesi inşaatında 3 işçinin hayatını kaybetmesiyle ilgili davanın 19 Ekim’de Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ikinci duruşmasında müşteki avukatlarının ‘asıl sorumlularının yargılanmadığı’na dair beyanlarını tutanaklara bile geçirmeyen mahkeme başkanı, “Ne yani, Sabancı’nın bir çalışanı hata yapsa bundan Sabancı’yı mı sorumlu tutacağız?” ifadelerini kullandı.
* Soma’daki maden katliamında hayatını kaybeden 301 işçiden 14’ünün ailelerinin açtığı manevi tazminat davasının temyiz duruşması, 25 Ekim’de Yargıtay 21. Hukuk Dairesinde yapıldı. Soma Kömür İşletmeleri AŞ’nin patronlarının avukatı Kadir Çekin, yargılama sürecine sunulan bilirkişi raporlarının çelişkili olduğunu öne sürüp ailelere ödenen tazminat miktarlarının da çok yüksek olduğunu savundu. Dosyadaki kararın bundan sonraki tüm iş kazalarına emsal teşkil edeceğini belirten Çekin, “Davayı açanlar, harç falan da yatırmadıkları için hayallerinin bile üstünde bir rakam istediler ve mahkeme bu rakamlara hükmetti. Deliller bile toplanmadan karar verildi. Bu yönüyle bile yerel mahkeme kararlarının bozulması gerekir” dedi.
* 27 Ekim’de basına yansıyan habere göre, Mecidiyeköy’deki Torun Center inşaatında 6 Eylül 2014’te 10 işçinin hayatını kaybettiği katliama ilişkin davada, bilirkişi raporu mahkemeye ulaştı. Raporda, olayın ‘öngörülebilir nitelikte bir iş kazası’ olduğu belirtilirken, kazanın meydana gelmesindeki asıl nedene sebebiyet veren kişi veya kişilerin tespit edilemediği ifade edildi.
* Ankara’da OSTİM ve İvedik Organize Sanayi bölgelerinde 3 Şubat 2011’de meydana gelen ve 20 kişinin yaşamını yitirmesiyle sonuçlanan patlamalarla ilgili görülen davada 18 sanıktan 13’ünün beraat ettirildiği, 5 sanığın ise “iyi hal indirimi” uygulanarak 10 ila 37 yıl arasında değişen hapis cezalarına çarptırıldığı karara, 28 Ekim’de Yargıtay’dan itiraz geldi. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, karara ilişkin yaptığı tebliğnamede “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olmak” suçlamasıyla ceza alan sanıkların, ayıplı tüpleri iki ayrı firmaya satarak iki ayrı yerde patlama meydana geldiğine dikkat çekti ve sanıkların aynı suçlamadan ikişer kez cezalandırılmasına gerek olmadığını belirtti, cezanın yarı yarıya düşürülmesini istedi. (İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net